Yapay zeka şirketleri bunu da yaptı: Milyonlarca kitabı alıp, tarayıp, imha ettiler
Yapay Zeka şirketleri Avrupa'da sahaflardan toplu biçimde milyonlarca eski kitap alıp, taranıyor, ardından fiziksel nüshaları ortadan kaldırılıyor.
GAZETE PENCERE - Yapay zeka şirketleri, internetteki verinin yetersiz kalmasıyla gözünü sahaf raflarına çevirdi. Avrupa'da sahaflardan toplu biçimde alınan milyonlarca eski kitap taranıyor, ardından fiziksel nüshaları ortadan kaldırılıyor. Sahaflara göre bu süreç, kitap ticaretinin ötesinde kültürel bir tasfiyeye dönüşmüş durumda.
SoL Haber'de yer alan bilgilere; Almanya’da bir sahaf, her gün sabaha karşı peş peşe internet üzerinden siparişler almaya başladı. Siparişler, saatler gece yarısını geçtikten sonra geliyor, 03:00 ile 05:00 arasında düşüyordu.
Üstelik insan elinden çıkmış gibi görünmüyordu. Seri üretimdeki bir makine gibi art arda, sadece birkaç saniye farkla adeta yağıyorlardı.
Sahaf önce sipariş sisteminde bir hata olduğunu düşündü. Ancak meslektaşlarına sorduğunda, onların da aynı durumu yaşadığını fark etti. Bunun bir tesadüf değil, geniş çaplı bir operasyon olduğunu anladı. Avrupa’nın dört bir yanındaki sahaflar aynı şeyi yaşıyordu. Biri, raflardaki tozlu kitapları sistemli bir şekilde süpürüyordu.
Siparişlerin merkezi Kanada'daki "Zoom Books" adlı bir şirketti. Şirket seçici davranmıyordu, bulduğunu alıyordu. Ancak aldıkları kitaplar, piyasa değeri olan nadir eserler değil, tam tersiydi. İsviçre televizyonu SRF'ye konuşan bir sahaf, bu alışverişlerin mantığını şöyle anlattı:
Özellikle 1970 sonrası ISBN numarasına sahip kurgu dışı eserler hedef alınıyordu. Yıllardır kimsenin dönüp bakmadığı, tozlu depo ölüleriydi bu kitaplar. Bir daha satışa sunulmaları tamamen imkansız. Kitaplar değersizdi. Her bir türden tam olarak sadece bir kopya satın alınıyordu.
YAPAY ZEKA KAYNAĞI SAHAFLAR
Zoom Books, gelen tepkiler üzerine "normal bir ticaret yapıyoruz" diyerek iddiaları reddetti. Ancak depolardan sızan görüntüler, bunun bir ticaret değil, bir tasfiye süreci olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Kitaplar, kıymet verilerek değil, büyük kasalara kaba bir şekilde atılıyor, yerlerde sürükleniyordu. Çekya-Almanya sınırında kurulan bir ara depo, sadece Almanya'dan 700 bin, dünya genelinden ise yaklaşık 3 milyon kitabın buraya girdiğini işaret ediyordu.
BU NEDEN OLDU?
Cevap, internetin artık yetersiz kalmaya başlamasında yatıyordu. Yapay zeka şirketleri, modellerini eğitmek için internetteki verileri tüketmişti. Şimdi ise çok daha zengin, çok daha derinlikli metinlere örneğin eski yemek kitaplarının tariflerine, yerel tarih bilgilerine, hukuk ve ekonomi kitaplarının dil yapısına ihtiyaçları vardı.
Ancak hukuk, şirketlerin önüne gelen her içeriği izinsiz bir şekilde kopyalamasına engel oluyordu. Şirketler de bu noktada yeni bir yöntem geliştirdi. "Madem metinleri internetten kopyalamak hukuken sorun yaratıyor, o zaman kitabı fiziksel olarak satın alırız" dediler. Kimsenin telif hakkı iddia edemeyeceği kadar eski kitapları aldılar, taradılar ve ardından kalan son kopyayı da imha ettiler. Böylece geride "yasa dışı bir kopya" kalmamış oldu.
3 BİN KİTAP SATIN ALINDI
Benzer olay aynı tarihlerde Hollanda da yaşandı. Hollanda radyosu BNR'nin haberine göre, Haarlem kentindeki De Vries&De Vries kitabevinin sahibi Pieter de Vries, bir gün sabaha karşı ilginç bir e-posta aldı.
"Nataly" isminde biri, Singapur merkezli "2077AI" adlı bir şirketten yazıyordu. Şirket, çok dilli bir kitap koleksiyonu oluşturmak üzere büyük bir sipariş vermek istediklerini belirtiyordu. Ekteki dosyada 3 bin kitaplık, ISBN numaralarıyla birlikte titizlikle sıralanmış dev bir liste vardı.
İstenen kitaplar arasında jeomekanik üzerine teknik incelemelerden, İrlanda folkloruna dair akademik çalışmalara kadar birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan, oldukça niş eserler bulunuyordu. Bir sahaf için bu, normal bir satış değildi.
HER ŞEY MEŞRU
Washington Post’un daha önce Anthropic şirketi üzerinde ortaya çıkardığı taktik de tam olarak buydu.
Yapay zeka şirketi Anthropic'in "Project Panama" olarak adlandırdığı gizli girişimi, milyonlarca dolar harcayarak kitapları satın alıyor, tek tek sayfalara ayırıyor, bu sayfaları tarayarak dijital ortama aktarıyor, sonra da çöpe atıyordu. ABD mahkemeleri, şirket fiziksel kopyaya yasal yollarla sahip olduğu sürece, bunun "adil kullanım" (fair use) kapsamında değerlendirilebileceğine karar vererek tartışmalı bir emsal oluşturdu.
KÜLTÜR YOK EDİLİYOR
Başta, bir türlü satılmayan kitapları elden çıkardığı için sevinen sahaflar, şimdi büyük resme bakıp endişeleniyor.
Sahafların yaptığı iş aslında kitapların el değiştirdiği, yaşatıldığı bir nevi sirkülasyon halindeki bir kütüphane yaratmaktır. Şimdiyse bu kitaplar, bir daha asla raflara dönemeyecek şekilde, tek bir merkezde veri yığınına dönüştürülüp imha ediliyor.
Kültürel miras, kimsenin haberi olmadan bir avuç şirketin karanlık depolarında dijital bir hammaddeye dönüşüp yok oluyor.
Kaynak:Haber Merkezi