Eğitim Sen'den MESEM tepkisi: Konum tabanlı takip sistemi açık bir hak ihlali
MESEM'de görev yapan öğretmenlerin dijital olarak takip edilmesine tepki gösteren Eğitim Sen, "Öğretmenlerin anlık konumlarının izlenmesi, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliğini ihlal etmektedir" açıklamasını yaptı.
GAZETE PENCERE - Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (EĞİTİM SEN), Mesleki Eğitim Merkezleri ile ilgili yazılı açıklama yaptı.
Öğrencilerin emeklerinin sömürüldüğü belirtilen açıklamada, "Türkiye’de eğitim sistemi uzun süredir pedagojik ihtiyaçlardan uzaklaşmış, emek sömürüsünün ve hak ihlallerinin tartışıldığı bir alana dönüşmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen MESEM uygulaması da bu dönüşümün en somut örneklerinden biridir. MESEM’ler bugün bir eğitim modeli olmaktan çıkmış; çocuk işçiliğini yaygınlaştıran, ucuz emek sömürüsünü derinleştiren ve eğitim emekçilerini yeni denetim mekanizmalarıyla baskı altına alan bir yapıya dönüşmüştür" denildi.
"DOĞRUDAN DİJİTAL İZLEME TERCİH EDİLMEKTEDİR"
Merkezlerdeki takip sisteminin öğretmenlerin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiği kaydedilen açıklamada, "MEB tarafından geliştirilen İMES (İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj) uygulaması üzerinden öğretmenlere dayatılan konum tabanlı takip sistemi, açık bir hak ihlalidir. Öğretmenlerin anlık konumlarının izlenmesi, Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliğini ihlal etmektedir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin 'veri minimizasyonu' ilkesi yok sayılmaktadır. Daha az müdahaleci denetim yöntemleri mümkünken, doğrudan dijital izleme tercih edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.
"Öğretmenlerin kendi telefonlarını ve internetlerini kullanmaya zorlanması hukuka aykırıdır. Bu uygulama bir denetim aracı değil, açık bir gözetim mekanizmasıdır" denilen açıklama şöyle devam etti:
"İŞ CİNAYETLERİNİN SORUMLULUĞU ÖĞRETMENLERE YÜKLENEMEZ"
"MESEM’lerde yaşanan denetim eksiklikleri ve iş cinayetlerinin sorumluluğu öğretmenlere yüklenemez. Son bir yıl içinde en az 8 çocuk, MESEM stajı kapsamında yaşamını yitirmiştir. Bu tablo, sistemin yapısal sorunlarını açıkça ortaya koymaktadır.
Bakanlığın, dijital takip verilerini gerekçe göstererek sorumluluğu öğretmenlere yüklemeye çalışması kabul edilemez. İş güvenliği önlemlerini almayan işverenlerin ve denetim görevini yerine getirmeyen kamusal yapının sorumluluğu örtülemez."
"ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİ İTİBARSIZLAŞTIRIYORLAR"
"MESEM’lerde dayatılan dijital gözetim uygulamaları, yalnızca teknik bir denetim yöntemi değil; eğitimin piyasalaştırılması sürecinde emekçilerin denetim altına alınmasının yeni bir aracıdır. Bu model, çocuk emeğini görünmez kılarken, sorumluluğu öğretmenlerin omuzlarına yıkan, kamusal denetimi ise fiilen ortadan kaldıran bir anlayışın ürünüdür. Eğitim emekçilerinin konum verileri üzerinden izlenmesi, yalnızca kişisel hakların ihlali değil; aynı zamanda öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırılması ve pedagojik özerkliğin tasfiyesi anlamına gelmektedir.
Eğitim, gözetim ve disiplin mekanizmalarıyla değil; özgür, bilimsel ve kamusal bir anlayışla yürütülebilir. Çocukların ucuz iş gücü olarak görüldüğü, öğretmenlerin ise dijital araçlarla denetlendiği bir sistem ne eğitimdir ne de kamusal bir hizmettir. Bu nedenle MESEM’ler üzerinden kurulan bu denetim rejimine karşı çıkmak, yalnızca eğitim emekçilerinin haklarını korumak değil, çocukların, ailelerin ve toplumun ortak geleceğini savunmak anlamına gelmektedir."
Kaynak:Haber Merkezi