MEB'in Ramazan genelgesi protesto edildi: "Karanlığa teslim olmayacağız"
Malatya Emek ve Demokrasi Platformu, Milli Eğitim Bakanlığının Ramazan genelgesini protesto etti. Açıklamada "Dini etkinlikler düzenleme kararı; anayasa, milli eğitim temel kanunu ve eğitim bilimine aykırıdır" denildi.
GAZETE PENCERE - Malatya Emek ve Demokrasi Platformu, Turan Emeksiz Caddesi üst kavşağında, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla okullara gönderilen ve okul öncesinden liseye kadar tüm eğitim kademelerinde Ramazan ayı süresince dini etkinlikler düzenlenmesini öngören genelgeyi basın açıklamasıyla protesto etti.
Açıklamada, “Milli Eğitim Bakanlığının okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerinde Ramazan ayı boyunca dini etkinlikler düzenleme kararı, anayasa, milli eğitim temel kanunu ve eğitim bilimine ayrıca uluslararası çocuk hakları sözleşmesine aykırıdır” denildi.
Platform tarafından “Laik, bilimsel, demokratik eğitime karşı olan bu müfredatı reddediyoruz” pankartı açıldı. Açıklamaya CHP, DEM Parti, SOL Parti, EMEP, TİP, Eğitim Sen, Eğitim-İş, 10 Ekim, ADD, SES, BTS, BES, Çağdaş Hukukçular Derneği, DAD, TMMOB, İnsan Hakları Derneği, PSAKD, MALÇEP, Birleşik Emekliler Sendikası ve Tüm Emekliler Sendikası destek verdi.
“KARANLIĞA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Platform adına basın açıklamasını Eğitim-İş Mali Sekreteri Mehmet Kızılkaya okudu. Açıklama sırasında sık sık “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Laik, bilimsel, demokratik eğitim” ve “Tarikata değil eğitime bütçe” sloganları atıldı.
“GENELGE ULUSLARARASI ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRIDIR”
Eğitim-İş Mali Sekreteri Mehmet Kızılkaya’nın okuduğu açıklamada şunlar söylendi:
“Bizler parasız, bilimsel, laik eğitimi savunan sendikalar ve demokratik kitle örgütleri olarak öğrenciyi merkeze alıp her gün bir öğün sıcak yemek, içilebilir temiz suya öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının erişimini savunurken asli görevinin kamusal alanda laik, bilimsel çağın gerekliliğine uygun bir eğitim politikası beklediğimiz; Milli eğitim bakanlığının okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerinde ramazan ayı boyunca dini etkinlikler düzenleme kararı, anayasa, milli eğitim temel kanunu ve eğitim bilimine ayrıca uluslararası çocuk hakları sözleşmesine aykırıdır.”
“HER ÖĞRENCİYE BİR ÖĞÜN YEMEK NEREDE?”
Genelgenin asıl nedeni ekonomik çöküşü gizlemektir denilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Peki Milli Eğitim Bakanlığı’na böyle etkinlikleri yaptıran asıl neden; ekonomik çöküşün gizlenmesi, işsizlik verilerinin konuşulmaması toplumun büyük bir çoğunluğunun asgari ücret ile çalışıp, açlık ve yoksulluk sınırının içerisine hapsedildiği gerçeğinin gizleme çabası olarak bilinmelidir. Bakanlığa soruyoruz seçim döneminde her öğrenciye bir öğün yemek nerede?”
“PROTOKOL YAPTIĞINIZ STK’LARIN EĞİTİMLE İLGİLİ UZMANLIKLARI NEDİR?”
MEB’in STK’larla yaptığı 676 protokolün sorgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“MEB’in STK’lar ile yürüttüğü 676 protokol var. Bu STK’ların eğitimle ilgili uzmanlıkları nedir ki? 676 protokol yapılıyor. Bakanlığın kendi bünyesinde ve üniversitelerdeki uzman ve denetlenebilir personeli yetmiyor mu ki... FETÖ örneğini ve gerçeğini yaşamış bir ülkenin milli eğitim politikaları yeni cemaat yapılanmalarına ayrımcılığa açık hale getiriliyor.”
“İNANÇ VE DİN ÜZERİNDEN TOPLUMSAL MÜHENDİSLİK YAPILIYOR”
Ülkede inanç ve din üzerinden toplumsal mühendislik yapıldığı vurgulanan açıklamada, “Bu ülkede en çok inanç ve ırk üzerinden toplum mühendisliği yapılıyor. Bu problemlerin faturasını millet olarak birlikte ödüyoruz. Bu kafa, çağ dışı bir kafadır! Bu felsefeyle refah toplumu ve bağımsızlık olmaz! Geleceği okuyamayan, bilimsel eğitimden uzak her türden etkinliklerle toplumun refah seviyesi arttırılamaz. Ya felsefeye, laik bilimsel eğitime değer verip bilgi toplumu olacaksınız, ya da her 10 yılda bir krizler yaşayan 3. dünya ülkesi olacaksınız. Mesele bu kadar basit. Bu uygulamalar siyasaldır!.. Halkımızın ve sokağın sorunlarıyla ilgisi yoktur.” ifadeleri yer aldı.
“UYGULAMA OKULLARI ARKA BAHÇE GÖRMEK İSTEYENLERİN SİYASAL ANLAYIŞIDIR”
Bu uygulamalar okulları arka bahçe görmek isteyen siyasal anlayışı ürünüdür denilen açıklamada son olarak şu ifadeler yer aldı:
Asgari ücretliler, emekliler ve işsizler açlık sınırının altında yaşamakta. Kamu çalışanları yoksulluk sınırı altında ve toplumun yüzde 70’i maalesef açlık ve yoksulluk sınırı arasında ya da altında bir ücretle geçinmek zorunda kalıyor. Ülkedeki yoksulluk ve adaletsizliğe çare olamayan, çocuklara bir öğün yemek ve temiz su sağlayamayan iktidarın, Milli eğitim bakanlığı eliyle okullarda ramazan etkinlikleri adı altında yaptıkları öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının ayrışmasına neden olmaktadır. Bizler biliyoruz bu uygulamalar okulları arka bahçe görmek isteyen bir siyasal anlayışın ürünüdür. Hükümet iktidarını korumak adına toplum mühendisliği yaparak en kolay yolu seçiyor. Bakanlığa çağrımızdır okullarda barışı bozmayın, bilimsel eğitimden öğrencilerimizi uzaklaştırmayı hedeflemeyin.”
Kaynak:ANKA