Erhan Usta’dan SPK’ya “Fon Vurgunu” tepkisi: “Bazı yatırımcıları korumak için özel düzenleme mi yapıldı?”
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, fon vurgunu iddiaları ve SPK’nın serbest fonlara yönelik düzenlemesindeki kamu şirketlerine ilişkin istisna hakkında açıklamalarda bulundu.
GAZETE PENCERE- İYİ Parti Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, Türkiye gündemindeki fon vurgunu iddialarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Usta, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 28 Ağustos 2026 tarihinde serbest fonlara yönelik yaptığı düzenlemede kamu kurumları, kamu iştirakleri ve bunların yönetim kontrolündeki şirketlerin ihraç ettiği sermaye piyasası araçlarının sınırlamalardan muaf tutulmasına dikkat çekti.
“SPK’NIN DÜZENLEMESİ ZİRAAT GYO’DAKİ FONLARI KORUMAK İÇİN Mİ YAPILDI?”
Usta, kamu şirketlerinin hisse senetlerinin de muafiyet kapsamına alınmasının soru işaretlerine neden olduğunu savundu. Geçmişte kamu bankaları, Emlak Konut GYO ve Türk Hava Yolları hisselerinin de piyasa manipülasyonu iddialarına konu olduğunu hatırlatan Usta, kamu şirketlerinin bu risklerden bağımsız olmadığını belirtti.
Usta’nın paylaştığı verilere göre Ziraat GYO hisselerinin yaklaşık yüzde 81’i Ziraat Bankası’na, yüzde 16,90’ı ise Ziraat Portföy tarafından yönetilen üç ayrı fona ait. Geriye kalan yaklaşık yüzde 2’lik bölümün diğer yatırımcıların elinde bulunduğunu belirten Usta, hisselerdeki yoğunlaşmanın incelenmesi gerektiğini söyledi.
Usta ayrıca Ziraat Portföy bünyesindeki fonlardan birinin varlıklarının yaklaşık yüzde 80’inin Ziraat GYO hisselerinden oluştuğunu ve bazı fonlarda yatırımcı sayısının 164 ve 222 seviyelerinde bulunduğunu öne sürdü.
“BU FONLARIN YATIRIMCILARI KİMLER, KİM KORUNUYOR?”
SPK’ya düzenlemenin hazırlanma süreciyle ilgili sorular yönelten Usta, kamu şirketlerinin hisse senetlerinin neden muafiyet kapsamına alındığının açıklanmasını istedi.
Usta, “Bu istisnayı kim önerdi? Hazırlık sürecinde Ziraat Bankası veya Ziraat Portföy’den görüş ya da talep alındı mı? İstisna neden yalnızca kamu kurumlarının borçlanma araçlarıyla sınırlandırılmadı? Ziraat GYO’daki fon pozisyonları düzenlemenin etki analizinde dikkate alındı mı?” sorularını yöneltti.
Muafiyet bulunmaması halinde Ziraat Portföy’ün elindeki hisselerin ne kadarını satmak zorunda kalacağının açıklanmasını isteyen Usta, istisnadan yararlanan diğer kamu şirketleri ile fonların sahiplik yapılarının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
Usta ayrıca, “Yüz binlerce insan mağdurken, milyonlarca borsa yatırımcısı zarar görmüşken korumaya çalıştığınız bu sınırlı sayıdaki kişiler kimlerdir? Bu kişilerin siyasi bağlantıları var mıdır?” ifadelerini kullandı.
“FON MAĞDURİYETİNDE ÜRETİCİ VE İHRACATÇI FİRMALAR DA UNUTULMAMALI”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda fon mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik kanun teklifinin görüşmelerini de değerlendiren Usta, düzenlemenin bazı mağdur gruplarını yeterince kapsamadığını savundu.
Üretici ve ihracatçı şirketlerin kısa vadeli nakitlerini değerlendirmek amacıyla söz konusu fonlara yatırım yaptığını belirten Usta, yaşanan zararların üretim ve istihdam üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bazı şirketlerin maaş, tedarikçi ve diğer ödemelerini gerçekleştirememe riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Usta, mağdur şirketlere avans niteliğinde ödeme yapılması gibi çözümlerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“TAKAS GÜVENCESİNE DUYULAN GÜVEN SARSILIYOR”
Fon mağduriyetlerine yönelik düzenlemede satış işlemi tamamlanmış yatırımcıların durumunun da ele alınması gerektiğini belirten Usta, 14-16 Eylül tarihlerinde satış emri vererek alacaklı konumuna geçen yatırımcıların haklarının korunmasını istedi.
Usta, “Takas sistemine girmiş, fiyatı oluşmuş ve alacak kesinleşmiş bir işlemde yatırımcının parasını alamaması, piyasa açısından son derece tehlikeli bir durumdur. Bu anlayış devam ederse Türkiye’de takas güvencesinden söz etmek mümkün olmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
“TERA’NIN 268 MİLYAR LİRALIK FONUNDA KURUMLARIN SORUMLULUĞU ARAŞTIRILMALI”
Usta, Tera bağlantılı fonlara ilişkin iddiaları da gündeme getirdi. Ağustos ayı sonunda büyüklüğü yaklaşık 268 milyar liraya ulaşan bir fonun, mevzuata aykırı olduğunu öne sürdüğü şekilde TEFAS sistemine dahil edildiğini iddia etti.
Söz konusu fonun yatırımcı sayısının 161’den 111 bine yükseldiğini belirten Usta, Takasbank ve SPK’nın bu süreçteki sorumluluklarının araştırılması gerektiğini söyledi.
“BORSA PARA PİYASASINDAN 115 MİLYAR LİRALIK BORÇ İDDİASI”
Tera bağlantılı şirketlerin Borsa İstanbul ve Takasbank bünyesindeki para piyasalarından sağladıkları finansmana da değinen Usta, Tera Yatırım Menkul Değerler’in 30 Haziran 2026 tarihli finansal verilerine göre borsa para piyasasına yönelik kısa vadeli borcunun yaklaşık 114 milyar 959 milyon lira olduğunu söyledi.
Bu kaynakların piyasa manipülasyonu iddialarıyla bağlantılı işlemlerde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiğini belirten Usta, “Manipülasyon yapılabilmesi için kaynak gerekir. Bu kaynakların sistemin kendi para piyasalarından sağlandığına yönelik ciddi iddialar bulunuyor. Borsa İstanbul ve Takasbank’ın bu süreçteki sorumluluğu açıklığa kavuşturulmalıdır.” dedi.
“BORSA İSTANBUL YÖNETİMİNE İLİŞKİN İDDİALAR YANITLANMALI”
Usta, Türkiye Varlık Fonu Başkan Vekili ve Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Erişah Arıcan’ın TBMM’deki komisyon görüşmelerine katılmamasını da eleştirdi.
Arıcan’ın ailesiyle bağlantılı olduğunu ileri sürdüğü bir elektrikli araç şarj şirketine Halkbank şubelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde yer tahsis edildiği iddialarını gündeme getiren Usta, konuya ilişkin kamuoyuna açıklama yapılmasını istedi.
“401 MİLYAR LİRALIK İŞLEMLER NASIL TESPİT EDİLEMEDİ?”
Usta, MASAK’ın fon vurgunu iddiaları kapsamındaki para hareketlerini tespit etme kapasitesini de eleştirdi. 14-16 Eylül döneminde yaklaşık 440 kişi tarafından toplam 401 milyar liralık satış yapıldığına yönelik iddiaların araştırılması gerektiğini belirten Usta, bu tutarın bir bölümünün yurt dışına çıkarıldığına ilişkin iddialar bulunduğunu söyledi.
Usta, böylesine yüksek hacimli para hareketlerinin neden zamanında tespit edilmediğini sorarak kamu kurumlarının gerekli analizleri yapıp TBMM’ye bilgi vermesi gerektiğini ifade etti.
“FON KRİZİNİN SİYASİ VE BÜROKRATİK SORUMLULUĞU ORTAYA ÇIKARILMALI”
Fon krizinin yalnızca finansal piyasalardaki işlemlerle açıklanamayacağını belirten Usta, yüksek enflasyonun yatırımcıları yüksek getiri arayışına yönelttiğini söyledi.
Yaşanan süreçte siyasi, bürokratik ve özel sektör bağlantılarının kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini savunan Usta, kurumsal denetim mekanizmalarının etkin çalışmadığını öne sürdü.
Usta, “Fon krizinin siyasi ve bürokratik sorumluluğu ortaya çıkarılmalı” başlığı altında değerlendirdiği açıklamalarında, yüz binlerce yatırımcının mağduriyetinin giderilmesi için şeffaf ve adil bir çözüm gerektiğini belirtti. SPK’nın kamu şirketlerine yönelik muafiyetinin gerekçeleri, fonların sahiplik yapısı, yatırımcı profilleri, finansman kaynakları ve kamu kurumlarının denetim süreçlerine ilişkin sorularına yanıt beklediklerini ifade etti.
Kaynak:Haber Merkezi