Ayvalık’ta tarihten sofraya uzanan keşif rotası
Ayvalık’ın yaklaşık 200 yıllık sabunhanesinden tarihi Taksiyarhis Kilisesi’ne, kitaplıktan Ege mutfağına uzanan Rahmi M. Koç Müzeleri rotası; tarih, kültür, sanat ve gastronomiyi aynı yolculukta buluşturuyor.
GAZETE PENCERE- Ayvalık’ın tarihi ve kültürel zenginliği, Rahmi M. Koç Müzeleri’nin farklı duraklarıyla kapsamlı bir keşif rotasına dönüşüyor. Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, Cunda Taksiyarhis Rahmi M. Koç Müzesi, Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı ile Locanda, ziyaretçilere kentin çok katmanlı geçmişini farklı deneyimlerle keşfetme fırsatı sunuyor.
200 YILLIK SABUNHANE MÜZEYE DÖNÜŞTÜ
Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, kentin yaklaşık 200 yıllık endüstriyel mirasının önemli yapılarından birinde yer alıyor. 19’uncu yüzyılda inşa edilen ve yağhane ile sabunhane bölümlerinden oluşan tarihi fabrika, 2000’li yılların başında kullanım dışı kaldı.
2021’de satın alınan yapı, özgün malzemeleri ve yapım teknikleri korunarak restore edildi. Bugün müzede klasik otomobillerden motosikletlere, lokomotif modellerinden oyuncaklara, denizcilik objelerinden arkeolojik eserlere kadar geniş bir koleksiyon sergileniyor.

CUNDA’DA TARİHİ KİLİSEDE MÜZE DENEYİMİ
Rotanın Cunda’daki durağı Taksiyarhis Rahmi M. Koç Müzesi ise tarihi Taksiyarhis Kilisesi’nin atmosferini müze koleksiyonlarıyla buluşturuyor. Adanın Rum mirasını görünür kılan müze ile Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi, kombine bilet uygulaması sayesinde tek biletle gezilebiliyor.

KİTAPLARLA GEÇMİŞE AÇILAN KAPI
Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı da Cunda’daki kültür yolculuğunun önemli duraklarından biri. Kitaplık; bölgenin tarihi, edebiyatı ve kültürel mirasına uzanan farklı bir deneyim sunarken, müze rotasını koleksiyonların ötesine taşıyor.

MÜZEDEN EGE SOFRASINA
Ayvalık’taki yolculuğun gastronomi ayağını ise Locanda oluşturuyor. Tarihi sabunhanenin atmosferini Ege mutfağıyla bir araya getiren mekânda zeytinyağı, otlar, deniz ürünleri ve yöresel tatlar modern mutfak teknikleriyle yeniden yorumlanıyor.
Ege Denizi manzarasına karşı konumlanan Locanda, ziyaretçilere müzede başlayan tarih yolculuğunu sofrada sürdürme imkânı sunuyor. Böylece Ayvalık ve Cunda’daki rota, tarih, kültür, kitap ve lezzeti tek bir keşif yolculuğunda bir araya getiriyor.
Kaynak:Haber Merkezi