17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti ve artık binalar depremsiz yıkılıyor!
Ülke, deprem gerçeğiyle yüzleşeli 27 yıl oldu ancak yaşanan acılardan ders alınmadı. Nüfusun üçte biri hâlâ 1999 öncesi binalarda yaşarken İstanbul’da 2026’nın başından bu yana 150’den fazla adreste çökme yaşandı.
GAZETE PENCERE - Türkiye bir deprem ülkesi olduğunun farkına varalı tam 27 yıl oldu. 17 Ağustos 1999 Gölcük deprem felaketinin üzerinden geçen çeyrek asrı aşkın sürede yaşanan Düzce, Bingöl, Van ve Elazığ depremlerinden hiçbir ders alınmadığı, 6 Şubat 2023’teki Maraş merkezli afet ile yaşanan yıkımla bir kez daha gözler önüne serildi.
Bugün ise gözler olası Marmara depreminde. Nüfusun yaklaşık üçte birinin 1999 öncesi yapılan güvensiz binalarda yaşadığına dikkat çeken uzmanlar, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın (KAF) kuzey kolundaki büyük tehlikeye işaret ediyor. Megakent İstanbul’da sadece 2026’nın başından bu yana resmi tahliye, mühürleme ve istinat duvarı çökmesi kapsamına giren en az 150 olayın yaşanması, felaketin kapıda olduğunun en somut kanıtı. Uzmanlar, zamanın giderek daraldığını ve İstanbul'un göz göre göre gelen bu çöküşe karşı kaybedecek tek bir gününün dahi kalmadığını vurguluyor.
8 AYDA EN AZ 150 ADRES!
BirGün’den İlayda Kaya’nın haberine göre, AFAD’ın "Kırmızı Eylem" planında, İstanbul’da yüksek deprem riski taşıyan 100’den fazla semtte acil dönüşüm yapılması gerektiği belirtildi. Yılın başından bu yana ise uzmanların riskli diyerek işaret ettiği ilçelerdeki binalar hiçbir dış etken olmaksızın kendiliğinden yerle bir oldu. Basına yansıyan haberlere göre, 2026 yılının Ocak ayından bu yana söz konusu ilçelerde resmî tahliye, mühürleme ve istinat duvarı çökmesi kapsamına giren 150 civarında olay meydana geldi. KAF’ın doğrudan etki alanında yer alan ve uzmanların işaret ettiği yüksek riskli ilçelerdeki mahallelerde yaşanan bazı olaylar şöyle:
• MALTEPE (Cevizli, Bağlarbaşı, Fındıklı, Girne, Esenkent, Gülsuyu, Aydınevler, Altayçeşme, Gülensu, Yalı, Zümrütevler, Çınar, Altıntepe, Feyzullah, İdealtepe):
Gülsuyu, Yalı: Yılın ilk aylarında Gülsuyu Mahallesi'nde bir okul çevresindeki istinat yapısında derin çatlaklar ve göçme riski tespiti üzerine güvenlik tedbirleri artırıldı. Yalı Mahallesi’nde ise kentsel dönüşüm aşamasındaki korozyona uğramış yaşlı yapılarda dış müdahale olmaksızın tavan çökmeleri yaşandı.
• PENDİK (Kavakpınar, Velibaba, Kaynarca, Ahmet Yesevi):
Kavakpınar, Velibaba: Velibaba Mahallesi’nde komşu parseldeki derin hafriyat kazısı esnasında istinat duvarının kayması sonucu bitişik binalar boşaltıldı. Kavakpınar’da ise kolonları ağır korozyona uğrayan riskli bir bina kendiliğinden çökme tehlikesi nedeniyle mühürlendi.
• TUZLA (Postane, Aydınlı, Şifa, Mimar Sinan, Yayla, İstasyon, Aydıntepe):
Aydınlı, Şifa: Aydınlı Mahallesi’nde zemin oturması ve yüksek nem nedeniyle taşıyıcı aksamı zayıflayan yapılardan beton parçaları düştü. Şifa Mahallesi'nde ise yol ve altyapı çalışması sırasında istinat yapısının çökmesiyle sokaktaki binalar tahliye edildi.
• KARTAL (Hürriyet, Karlıktepe, Orhantepe, Atalar, Esentepe Petrol İş, Cevizli):
Orhantepe, Karlıktepe: Karlıktepe Mahallesi’nde bitişik nizam kentsel dönüşüm kazısı sırasında istinat duvarının göçmesiyle çevre yapılar mühürlendi. Orhantepe’de ise yaşlı bina stokunda tavan ve taşıyıcı duvarlarda kendiliğinden ayrışmalar gözlendi.
• ZEYTİNBURNU (Maltepe, Seyitnizam, Beştelsiz, Sümer, Veliefendi, Çırpıcı, Telsiz, Nuripaşa, Kazlıçeşme, Yeşiltepe, Merkez Efendi, Gökalp):
Beştelsiz, Telsiz, Seyitnizam: Beştelsiz ve Telsiz mahallelerinde kentsel dönüşüm bekleyen ve deniz kumuyla yapılmış eski binalarda kolon patlamaları yaşandı. Seyitnizam’da ise şantiye kazısı kaynaklı zemin kayması sonucu istinat duvarı çöktü.
• AVCILAR (Deniz Köşkler, Cihangir, Ambarlı, Merkez, Gümüşpala, Üniversite, Firüzköy, M. Kemal Paşa, Yeşilkent):
Cihangir, Denizköşkler: Cihangir Mahallesi’nde taşıyıcı kolonları ağır hasarlı binalarda dış etken olmaksızın kısmi tavan çökmeleri yaşandı. Denizköşkler’de sahil kesimine yakın zayıf zemindeki binalarda istinat yapısı göçmeleri yaşandı.
• BAKIRKÖY (Osmaniye, Kartaltepe, Yeşilköy, Zeytinlik, Şenlikköy, Ataköy 2-5-6, Ataköy 3-4-11, Ataköy 7-8-9, Cevizlik, Yenimahalle):
Kartaltepe, Osmaniye: Kartaltepe Mahallesi’nde yüksek korozyona uğramış yaşlı bir binanın taşıyıcı sisteminde aniden çatlaklar genişledi ve bina tahliye edildi. Osmaniye’de altyapı kazısı esnasında istinat duvarı çöktü.
• BÜYÜKÇEKMECE (Batıköy, Fatih, Pınartepe, Güzelce, Atatürk, Hürriyet):
Pınartepe, Batıköy: Pınartepe’de zemin esnemesi riski taşıyan alandaki binalarda çatlamalar ve istinat kaymaları meydana geldi. Batıköy’de derin kazı sırasında istinat duvarı göçtü.
• KÜÇÜKÇEKMECE (Kanarya, Cumhuriyet, Cennet, İnönü, Yeliova, Gültepe, Fevzi Çakmak, Halkalı, İstasyon, Yenimahalle, Söğütlüçeşme, Kartaltepe, Sultan Murat, Fatih, Kemalpaşa, Atakent)
Kanarya, Cennet, Kartaltepe: Kanarya Mahallesi’nde kaçak katlı ve korozyonlu yapılarda kendiliğinden tavan düşmeleri ve duvar ayrışmaları yaşandı. Cennet Mahallesi’nde bitişik parsel kazısı sırasında istinat duvarı patlayarak sokak trafiğe kapatıldı.
• SİLİVRİ (Gümüşyaka, Selimpaşa, Alipaşa, Semizkumlar, Piri Mehmet Paşa, Mimarsinan, Yeni Mahalle/özellikle kıyı kesimleri):
Selimpaşa, Gümüşyaka, Semizkumlar: Selimpaşa ve Gümüşyaka kıyı şeridinde deniz etkisine maruz kalan yazlık/konut yapılarında korozyon kaynaklı kolon patlamaları görüldü. Semizkumlar’da altyapı çalışmaları sırasında istinat duvarı göçmesi yaşandı.
• FATİH (Yenikapı, Aksaray, Kumkapı, Samatya, Cankurtaran, Ayvansaray’ın kıyıya yakın bölümleri, Topkapı çevresindeki dolgu alanları):
Aksaray, Kumkapı, Yenikapı: Aksaray ve Kumkapı’daki tarihi ve korozyonlu yapılarda taşıyıcı duvar kaymaları ve tavan çökmeleri nedeniyle binalar mühürlendi. Dolgu alanına yakın Yenikapı çevresinde kazı esnasında istinat yapısı çöktü.
• KADIKÖY (Fenerbahçe, Caddebostan, Suadiye, Bostancı, Kozyatağı’nın dolgu ve dere yatağına yakın kesimleri, Hasanpaşa/Kurbağalıdere çevresi), Rasimpaşa/Haydarpaşa çevresi):
Hasanpaşa, Rasimpaşa, Bostancı: Hasanpaşa ve Rasimpaşa’da dere yatağı ve alüvyal zemine oturan eski binalarda taşıyıcı sistem ayrışmaları gözlendi. Bostancı’da kentsel dönüşüm temeli atılırken yüksek yeraltı suyu nedeniyle istinat duvarı göçtü ve komşu binalar tahliye edildi.
SORUMLULARA ÖDÜL
Türkiye’nin yaşadığı en yıkıcı deprem sırasında imar faaliyetlerinden sorumlu olan en yetkili isim Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’du. 6 Şubat depremlerinden etkileneceği bilinen illere yönelik Kurum döneminde yapı stokunu iyileştirmeyi hedefleyen bir çalışma yapılmadı. Depremin ardından ödüllendirilir gibi yeniden göreve getirilen Kurum, gerekli adımları atmadı.
Öte yandan iktidar, depreme karşı sorumluluk alan yerel yönetimleri desteklemediği gibi çoğu zaman da çalışmalarını engelledi. İstanbul'u depreme dirençli hale getirmekle görevli 3 isim; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Deprem ve Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Tayfun Kahraman ile İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün yıllardır hapiste.
KANAL DEĞİL TALAN!
İstanbul’da talan projelerinin başında Küçükçekmece, Avcılar, Başakşehir ve Arnavutköy ilçelerinden geçen Kanal İstanbul geliyor. Erdoğan’ın “Hayalim ve inadına yapacağız” dediği, ormanları ve tarım arazilerini de yağmalayan Kanal İstanbul projesine uzmanlar karşı çıksa da iktidar kanadı bildiğini okudu. Projenin geçtiği ilçeler deprem uzmanları tarafından en riskli ilçeler olarak ifade edildi.
Bir diğer beton projesi ise İstanbul Şişli’deki Taşyapı. Uzun süredir imar ve kentleşme tartışmalarının odağında bulunan Taşyapı projesinde inşaat faaliyetleri bu yıl yeniden hızlandı. Kaptanpaşa Mahallesi’nde yükselen kulelerde vinçlerin çalıştığı, kaba inşaatın önemli ölçüde ilerlediği görüldü.
HER İKİ BİNADAN BİRİ RİSKLİ
İBB’nin megakentteki binaların yapı stokuna ilişkin incelemeleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları devam ediyor. İBB’nin 2025 Kasım ayında BirGün’le paylaştığı son verilere göre, riskli binaların yıkımı ve yenilenmesi süreci kapsamında 16 binden fazla bağımsız birim yıkıldı ve 11 bin birim yeniden inşa edildi. Öte yandan İBB, Ekrem İmamoğlu’nun başkan seçildiği 2019’dan bu yana “hızlı tarama yöntemi” ile binaların dayanıklılığına yönelik yapılan çalışmalarda da en az 124 bin bina ziyaret etti ve 37 bini aşkın binada tarama yaptı. Belediyeye yapılan başvuruların ardından inceleme yapılan her 2 binadan birinin riskli olduğu kaydedildi. İBB’nin çalışmalarında şu bilgiler öne çıktı:
• 16 bin riskli bağımsız birim yıkıldı
• 11 bin 684 bağımsız birim yeniden yapıldı
• 50 bin binanın ilk etapta yenilenmesi hedefleniyor
• Yenileme sürecinde İBB’nin karşıladığı yapım maliyeti yüzde 65 oldu
• İncelenen binalar arasında D ve E sınıfı olanların oranı yüzde 50 olarak kaydedildi
MÜHENDİSLER UYARDI!
TMMOB’ye bağlı jeoloji ve inşaat mühendisleri ülkenin yapı stokunun depreme hazır olmadığını vurguladı. Ülkede 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyonun riskli statüde olduğunu söyleyen uzmanlar, İstanbul’daki binaların yüzde 60’ının her an yıkılabilir seviyede olduğunu ifade etti. “Depreme hazır değiliz” diyen mühendisler olası afete karşı şu uyarılarda bulundu:
• Tarım alanları imara açılmamalı.
• Yapı yoğunlukları çoğaltılmamalı.
• 1/1000 imar planlarına uyulmalı.
• Sıvılaşma riski olan zeminlerde yapılaşmaya izin verilmemelii ya da zemin iyileştirilmeli.
• İmar aflarına son verilmeli ve kaçak yapılaşma engellenmeli.
• Mevcut bina stokunun deprem dayanıklılık envanteri çıkarılmalı.
• Güçlendirilebilir binalar hızla güçlendirilmeli, riskliler yıkılmalı.
• Binaların alt katlarında kolon kesilmesini önleyecek denetimler yapılmalı.
• Projelendirme ve inşaat süreçlerinde "Yetkin Mühendislik" şartı aranmalı.
• Acil ulaşım yolları ve deprem toplanma alanları imara kapatılmalı.
• Hastane, okul ve kritik yapılarda sismik izolatör kullanımı yaygınlaştırılmalı.
KATİLLER SOKAKTA
Yapı stokuna karşı uzmanların çağrıları devam etse de en büyük sarsıntı adalet sisteminde yaşanıyor. Her depremde binlerce yurttaş enkaz altında kalırken sorumluların önemli bir bölümü ya beraat ediyor ya da caydırıcılıktan uzak cezalarla yeniden sokağa çıkıyor. Ülke yalnızca fay hatları üzerinde değil denetimsizlik, ihmaller ve cezasızlık düzeni üzerinde de sallanıyor.
1999 Gölcük, 2003 Bingöl ve 2011 Van depremlerinde “bilinçli taksirle ölüme neden olmaktan” yargılanan bina sahipleri, müteahhitler, mühendisler ve fenni mesuller tüm itirazlara rağmen ya beraat ettirildi ya da ödül gibi cezalar aldı. Üzerinden 3 yıl 6 ay geçen, 50 binden fazla yurttaşın hayatını kaybettiği Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından da çok sayıda soruşturma açıldı. Kamuoyunun tepkisiyle bu soruşturmalar davaya dönüştürülse de hakkıyla yürütülen bir yargılama süreci yok. Yurttaşların talebi açık: Zamanaşımı yaşanmasın. Çürük binaları dikenler, kolonları kesenler en ağır cezaları alsın.
YÜZDE 70 ENDİŞELİ
İBB’ye bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yılında, İstanbullulara depreme karşı aldıkları önlemleri ve endişe durumlarını sordu. Araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 69,6’sı İstanbul'un yakın gelecekte yıkıcı bir deprem riski taşıdığını düşünüyor, yüzde 70,8’i olası bir deprem için endişeli olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 50,9’u, depreme karşı herhangi bir önlem almadığını ifade ederken, en çok tercih edilen önlem, yüzde 28,5 ile deprem çantası hazırlamak oldu.
Kaynak:Haber Merkezi