Adli Tıp Kurumu, rutin işlemleri de ihmal etmiş: 'Rojin'in kıyafetlerinden DNA örneği alınmadı'
Kabaiş ailesinin avukatı, Rojin Kabaiş soruşturmasındaki korkunç ihmalleri anlattı. Adli Tıp Kurumu'nun şüpheli ölümlerdeki rutinlerini ihmal ettiğini belirten Avukat Karabulut, Rojin'in kıyafetlerinden DNA alınmadığını açıkladı.
GAZETE PENCERE - Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin dosyadaki yeni gelişmeler, Kabaiş’in ölümünün ardından yürütülen soruşturmadaki korkunç ihmalleri de gün yüzüne çıkardı. Buna göre Kabaiş’in cansız bedeninin bulunmasının ardından, kıyafetlerinden DNA örneği alınmadı, her boğulma vakasında rutin uygulanan Diatom testi yapılmadı.
Kabaiş ailesinin avukatı Abdurrahim Karabulut, soruşturmayla ilgili son gelişmeleri Gazete Pencere’ye anlattı. Soruşturmada pek çok eksik husus olduğunu belirten Karabulut, soruşturmadaki en büyük üç ihmali sıraladı.
BOĞULUP BOĞULMADIĞI DAHİ MUAMMA
Diatom testinin yapılmamasının başlı başına büyük bir eksiklik olduğunu söyleyen Karabulut, aradan geçen iki yılın ardından testin yapılması için başvuruda bulunduklarını açıkladı.
Diatom testi, şüpheli ölümlerin suda boğulma sonucu mu gerçekleştiğini, yoksa kişinin öldürüldükten sonra mı suya atıldığını belirlemek için yapılıyor. Testin sonucu ölümün boğulma mı yoksa cinayet mi olduğuna dair ipuçları veriyor.
Özellikle su kaynağı çevresinde gerçekleşen ölümlerde rutin olarak yapılan bu testin, cesedi Van Gölü kıyısında bulunan Kabaiş’e neden uygulanmadığı soru işaretlerine yol açtı.
Karabulut, görüştüğü adli tıp uzmanlarının olaydan iki yıl sonra yapılan testin sonuç vermeyebileceğini söylediğini de aktardı. Yani Kabaiş'in nasıl öldüğü, ihmal sonucunda karanlıkta kalmaya devam edebilir... Öte yandan dosyada pek çok delilin de olduğunu belirten Karabulut, Kabaiş'in ölümünü aydınlatacaklarına inandıklarını da söyledi.
KIYAFETLERİNDEN DNA ÖRNEĞİ ALINMADI
Otopsi raporunda Kabaiş’in vücudunda iki erkeğe ait DNA olduğu tespit edilmiş, bu DNA’larınsa kime ait olduğu belirlenememişti. Kabaiş’in cesedinin bulunduğu dönemde, üzerindeki kıyafetlerden DNA örneği alınmadığı da ortaya çıktı. Adli Tıp Kurumu’nun, özellikle şüpheli ölümlerde rutin uygulamalarından olan kıyafet parçalarından örnek alma işlemini yapmaması da dosyadaki en büyük ihmal ve eksikliklerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Avukat Karabulut ise bu işlemlerin herhangi bir özel talebe gerek duymadan, kurumun kendi yapması gereken işlemler olduğuna da dikkat çekiyor.
SADECE KARA ARAÇLARI İNCELENMİŞ
Karabulut’un aktardığına göre, dosyadaki bir diğer ihmal de Kabaiş’in cansız bedeninin bulunduğu dönemde sadece kara araçları üzerinde inceleme yapılması. Deniz araçlarının bu incelemelerin dışında tutulması da Karabulut’a göre dosyanın önemli eksiklikleri arasında yer alıyor.
“10 AYRI TALEBİMİZ DAHA VAR”
Tüm bunlara göre ortaya çıkan tabloda, Kabaiş’in boğularak öldürülüp öldürmediği, Diatom testi yapılmaması sebebiyle belirsiz. Yine Kabaiş’in önce öldürülüp daha sonra suya atılıp atılmadığı da deniz taşıtları incelenmediği için şüpheli. Rojin’in kıyafetlerinde başkasına ait DNA olup olmadığı, varsa bunun Kabaiş’in vücudunda tespit edilen DNA’larla eşleşip eşleşmediği de bilinemiyor.
“İHMALİN DE ÖTESİNDE”
“Bunlar sadece eksiklik değil, ihmal hatta ihmalin de ötesinde” diyen Avukat Karabulut, dosyada ayrıca 10 kadar taleplerinin olduğunu da söyledi. Diğer taleplerinin basına yansımasının soruşturma açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirten Karabulut, dosyanın aydınlığa kavuşması için zorlu bir sürecin kendilerini beklediğini söyledi. Özellikle Kabaiş’in vücudundaki DNA’ları eşlemenin samanlıkta iğne aramak gibi olduğunu belirten Karabulut, “Ne olursa olsun bulacağız. Bulmak zorundayız” diyerek cümlelerini tamamladı.
Kaynak:Büşra Cebeci