Akın Gürlek'ten Gülistan Doku açıklaması: Naaşının götürüldüğü yere yönelik beyanlar var
Adalet Bakanı Gürlek, kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun cansız bedeninin gömüldüğü noktaya dair ifadeler olduğu açıkladı.
GAZETE PENCERE - Adalet Bakanı Akın Gürlek, dün gazetecilerle bir araya geldi.
Sözcü TV muhabiri Dilara Şahin'in haberine göre, Tunceli'de 5 Ocak 2020’den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'yla ilgili soruşturma hakkında konuşan Gürlek, "Gülistan Doku dosyasında çok önemli ilerlemeler sağlandı ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken. En son Umut Altaş’ın ifadesi de geldi. Burada bizim için en önemli konulardan biri Gülistan’ın naaşının bulunması" dedi.
"Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor" diyen Gürlek, "Ayrıca kimyasal maddeler kullanılarak naaşın tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimali de değerlendiriliyor. En azından ailesinin evladının kabri başında dua edebilmesini sağlamak açısından bu bizim için çok önemli" ifadelerini kullandı.
Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in tutuklandığını hatırlatan Gürlek, "Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil" diye konuştu.
"ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMASINDA KESİN SONUÇ VEREN BİR VERİ YOK"
Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolan ve ölü bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'le ilgili soruşturmada cep telefonuna ilişkin henüz giderilemeyen bazı belirsizlikler olduğunu söyleyen Gürlek, "DNA incelemeleri yapıldı. Cep telefonuna yönelik teknik incelemeler de devam ediyor. Ancak şu an itibariyle doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söyleyemeyiz" dedi.
"MELİH GÖKÇEK SORUŞTURMASI İHBARLAR ÜZERİNE BAŞLATILDI"
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesi hakkındaki soruşturmaya yönelik de mesajlar veren Akın Gürlek, "Şikayet ve ihbarlar üzerine soruşturma başlatıldı" dedi ve sürecin delillere göre devam edebileceğini belirtti.
MENZİL CEMAATİNE OPERASYON YAPILACAK MI?
Menzil tarikatına yönelik özel bir çalışma olmadığını söyleyen Adalet Bakanı Gürlek, cemaatleri, "Türkiye'nin toplumsal gerçekliğinin bir parçası" olarak niteledi.
Süleymancılar ve Furkancılara operasyonlar peş peşe gelirken, sıradaki tarikatın Menzil olabileceği iddia ediliyordu.
İBB DOSYASINDA EK İDDİANAME
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davada bazı itirafçılar ifadelerinden vazgeçmişti.
Konuya değinen Gürlek, "Kamuoyunda, özellikle Ekrem İmamoğlu ve avukatları tarafından, 'İnsanlar aileleriyle tehdit edildi, baskı yapıldı, tutuklamayla korkutuldu ve bu nedenle savcılıkta ifade verdiler; mahkemede bu ifadelerinden dönecekler' şeklinde iddialar dile getirildi. Bir kişinin ifadesi avukatı huzurunda alınıyor, kişi beyanını okuyor ve ardından imzalıyor. Dosya artık kovuşturma aşamasında. Bundan sonra delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuyla ilgili nihai takdir mahkemeye aittir" dedi.
İBB Davası'yla ilgili ek iddianame hazırlığı olduğunu açıklayan Gürlek, şunları söyledi:
"Bu yargılamanın ne zaman tamamlanacağını benim söylemem mümkün değil. Sürecin takvimi ve verilecek karar tamamen mahkemenin yetkisinde. İBB ile ilgili, yargılamaya konu olan dosyanın dışında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturma süreçleri de bulunuyor.
Ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor. Dolayısıyla devam eden bir soruşturma süreci de bulunuyor."
"ÇERÇEVE YASA HENÜZ YÜRÜRLÜĞE GİRMEDİ"
"Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen çözüm süreci kapsamında çıkarılan çerçeve yasanın yürürlüğe girmediğini söyleyen Akın Gürlek, "12 maddeden oluşan bu çerçeve yasa henüz yürürlüğe girmedi. Biliyorsunuz 4 alt komisyon kuruldu. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz başkanlığında da toplantılar gerçekleştirildi. Biz de orada kurulan kurulun üyesiyiz. İlk toplantımızı yaptık, ikinci toplantı da yapılacak. Yasanın yürürlüğe girebilmesi için öncelikle örgütün tamamen silah bırakması gerekiyor. Bunun tespit ve teyit edilmesi gerekiyor. Bunun ne zaman gerçekleşeceğini bilmiyoruz. Bu süreçte Milli Güvenlik Kurulu kararı gerekiyor" dedi.
PKK'nın silah bırakması, silahlarını teslim etmesi sürecini Milli Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı tarafından takip edildiğini kaydeden Gürlek, şöyle devam etti:
"İDARİ VE TEKNİK HAZIRLIKLARIMIZI YAPIYORUZ"
"Bizim kurul olarak takip ettiğimiz alan ise daha sonraki aşama. Yani kanun yürürlüğe girdikten sonra cezaevlerinden yapılacak başvurular ve dışarıdan gelecek kişilerin yapacakları başvurular bakımından Adalet Bakanlığı’nı ilgilendiren idari ve hukuki hazırlıklar var. Burada infaz hakimlikleri ve sulh ceza hakimliklerinin önemli görev ve yetkileri bulunuyor.
Ancak şu anda o süreç başlamış değil. Öncelikle kanunun yürürlüğe girmesi gerekiyor. Yürürlüğe girdikten sonra talep üzerine başvurular başlayacak. Biz de Bakanlık olarak uygulamanın sağlıklı işlemesi için gerekli idari ve teknik hazırlıkları yapıyoruz. Kanunun birinci maddesinde temel şart açık: Silahların bırakılması ve örgütün tüm unsurlarıyla tasfiye edilmesi. Bu gerçekleşmeden yasa yürürlüğe girmiyor. Bunun MGK kararıyla tespit edilmesi ve daha sonra Resmi Gazete’de yayımlanması gerekiyor. "
"BAKANLIKTA ÇALIŞMA BİRİMİ KURDU"
"Bundan sonra hukuk ve infaz alanını ilgilendiren süreç başlayacak. Cezaevlerindeki başvurular veya örgütten ayrılarak gelecek kişilerle ilgili hukuki süreçler gündeme gelecek. Arkadaşlarımızla sürekli toplantılar yapıyoruz. Bakanlığımız bünyesinde de bu konuda bir çalışma birimi kurduk.
Bu birim, hakimlerin verecekleri kararlara müdahil olmak için değil; mevzuatın uygulanmasında ortaya çıkabilecek idari ve teknik ihtiyaçları önceden tespit etmek, uygulama birliğine ilişkin eğitim ve mevzuat çalışmalarını hazırlamak amacıyla faaliyet gösteriyor. Ancak şu anda Adalet Bakanlığı’nı ilgilendiren uygulama aşaması henüz başlamadı."
Kaynak:Sözcü Gazetesi