Anayasa Mahkemesi: Trans bireyin diplomasındaki kimlik bilgilerinin değiştirilmemesi hak ihlali

Anayasa Mahkemesi, trans bir erkeğin diplomasının yeni kimlik bilgilerine göre yeniden düzenlenmemesinin özel hayata saygı hakkını ihlal ettiğine hükmetti. Kararda, cinsiyet geçişi ve eski kimlik bilgilerinin mahremiyet kapsamında olduğu vurgulandı.

Anayasa Mahkemesi: Trans bireyin diplomasındaki kimlik bilgilerinin değiştirilmemesi hak ihlali

GAZETE PENCERE - Anayasa Mahkemesi (AYM), bir trans erkeğin üniversite diplomasının yeni kimlik bilgilerine göre yeniden düzenlenmemesini, 'özel hayata saygı' hakkının ihlali olduğunu söyledi.

İlk derece ve istinaf mahkemelerinin ret gerekçelerinde yeterli neden ortaya koyamadığını belirten AYM kararının gerekçesinde, “Başvurucunun cinsiyet değişikliği yaptığına ve ismini değiştirdiğine dair bilginin mahremiyet hakkı kapsamında kaldığı açıktır” ifadeleri kullanıldı.

Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre E.D., 2016 yılında mahkeme kararıyla ön ismini değiştirdi.

Ardından 2018 yılında kesinleşen mahkeme kararıyla E.D.'nin nüfus kayıtlarında kadın olan cinsiyet kaydı, erkek olarak düzeltildi. Bartın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nden 2014 yılında mezun olan E.D., eski adı ve cinsiyet bilgileriyle düzenlenen diplomasının yeni kimlik bilgilerine uygun şekilde yeniden hazırlanmasını talep etti.

Üniversite ise Yükseköğretim Kurulu'nun konuya ilişkin düzenlemelerine dayanarak diplomanın yeniden düzenlenemeyeceğini, bunun yerine diploma üzerine açıklama şerhi düşülebileceğini bildirdi. E.D.'nin açtığı dava da idare ve istinaf mahkemelerince reddedildi.

"ESKİ KİMLİĞİN GÖRÜNÜR KALMASI MAHREMİYET HAKKINI İLGİLENDİRİYOR"

T24'te yer alan habere göre AYM, daha önce benzer nitelikte verdiği kararlara atıf yaparak, başvurucu E.D.'nin yeni kimlik bilgilerinin yalnızca diploma üzerine eklenecek bir açıklamayla gösterilmesinin yeterli olup olmadığını ve somut olayın koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kararda, E.D.'nin ‘cinsiyet değişikliği’ yaptığına ve eski ismine ilişkin bilgilerin mahremiyet hakkı kapsamında bulunduğunu, E.D.'nin da idare ve yargı mercilerine sunduğu dilekçelerde bu bilgilerin gizli kalması gerektiğini özellikle vurguladığı ifade edildi.

"KAMU YARARI İLE BİREYSEL HAK ARASINDAKİ DENGE KURULMADI"

AYM, idare ve ilk derece mahkemelerinin başvurucu E.D.'nin iddialarını esaslı biçimde değerlendirmediğini, yalnızca ikincil mevzuat hükümlerine dayanarak talebi reddettiğini belirtti.

Kararda, diplomanın yeniden düzenlenmemesi yönündeki müdahalenin neden gerekli ve orantılı olduğuna ilişkin ilgili ve yeterli gerekçelerin ortaya konulmadığı, kamu yararı ile başvurucunun özel hayatına ilişkin bireysel yararı arasında gözetilmesi gereken dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ifade edildi.

AYM, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamında kişilerin cinsiyet geçişi ve önceki kimlik bilgilerinin mahremiyetinin korunması gerektiğini vurguladı.

Bu gerekçelerle AYM, başvurucu E.D.'nin özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

AYM, kararının gerekçesinde şu ifadeleri kullandı:

”Başvuru konusu olayda idarece ve yargı mercilerince yalnızca ikincil mevzuatta yer alan ve diplomanın yeniden tanzim edilmesini yasaklayan düzenlemelere dayanılmış, başvurucunun yeni kimlik bilgilerinin diplomanın uygun bir yerinde açıklama yapılmak suretiyle belirtilmesinin yeterli olacağı kabul edilmiştir. Başvurucu, diplomasının yeniden düzenlenmesinin gerekliliğine ve diplomanın yeni kimlik bilgilerine göre düzenlenmesine ihtiyaç duyma nedenlerine ilişkin açıklamalarda bulunmuştur. Bunun yanında yeni kimlik bilgisiyle ilgili olarak diplomanın uygun bir yerinde açıklama yapılması ile yetinilmesinin kendisi için yeterli olmadığını da vurgulamıştır. Başvurucunun cinsiyet değişikliği yaptığına ve ismini değiştirdiğine dair bilginin mahremiyet hakkı kapsamında kaldığı açıktır. Başvurucu, idareye ve yargı makamlarına sunduğu talep dilekçelerinde değiştirilmiş kimlik bilgilerinin gizli kalmasına yönelik mahremiyet hakkı bulunduğunu ve diplomanın yeniden düzenlenmesinin kişisel koşullar içinde neden gerekli olduğunu belirtmesine rağmen idarece ve yargı mercilerince söz konusu iddialar dikkate alınmamıştır.

Anılan mercilerce başvurucunun iddiaları ve talebi esaslı şekilde değerlendirilmemiş, kapsamı öngörülebilir bir kanuna dayanmayan ve yalnızca ikincil nitelikteki düzenlemelerde yer alan kuralın uygulanmasıyla yetinilmiştir. Diplomanın yeniden düzenlenmesi için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığı hususunda idarece ve yargı makamlarınca konuyla ilgili ve yeterli kabul edilebilecek bir gerekçe açıklanmamış, kamusal yarar ile başvurucunun bireysel yararı arasındaki dengenin gözetildiğine veya tartışıldığına ilişkin bir gerekçe de gösterilmemiştir. Dolayısıyla müdahalenin gerekliliği ve orantılılığı konusunda başvurucunun mevcut koşullarını dikkate alan ilgili ve yeterli gerekçelerin ortaya konulamadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak başvurucunun diplomasının yeni kimlik bilgileriyle düzenlenmesi talebinin reddi şeklindeki müdahalenin kamusal yarar ile bireysel yarar arasında korunması gereken dengenin başvurucu aleyhine bozulmasına neden olduğu, kamusal makamlarca müdahalenin gerekli ve orantılı olduğunun ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

İKİ ÜYE KARŞI OY KULLANDI

Karara üyeler Muhterem İnce ile Ömer Çınar karşı oy kullandı. Üyeler, karşı oy gerekçelerinde, isim değişikliğinin kişisel durumu değiştirmediğini, diploma üzerine açıklama eklenmesinin yeterli olduğunu ve diplomanın yeniden düzenlenmemesinin başvurucuya aşırı bir külfet yüklemediğini savundu.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar