Beşiktaş’taki tarihi çınarlar için 'kanser' uyarısı: İBB ekipleri harekete geçti

İBB ekipleri, Beşiktaş’taki Dolmabahçe ve Çırağan caddelerinde yer alan tarihi çınar ağaçlarında, "çınar kanseri" hastalığına karşı budama çalışması gerçekleştirdi.

Beşiktaş’taki tarihi çınarlar için 'kanser' uyarısı: İBB ekipleri harekete geçti

GAZETE PENCERE - İBB Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı ekipleri, Dolmabahçe ve Çırağan caddelerindeki tarihi çınarları çınar kanseri hastalığına karşı korumak amacıyla bir budama çalışması başlattı. Belediye yetkililerinin verdiği bilgiye göre, hastalıkla ilgili ilk tespitler 2009 yılında yapılırken, bilimsel mücadele süreci 2012 yılında başladı.

Akademisyenlerin görüşleri doğrultusunda sürdürülen müdahale kapsamında, yalnızca dikili-kuru durumdaki ağaçların tepe yükü azaltılırken, canlı ve sağlıklı ağaçlara dokunulmadı. Küresel ölçekte kesin bir tedavisi bulunmayan hastalık sebebiyle kuruyan ve alandan alınması gereken ağaçların yerine ise ekolojik dokuyu korumak adına hastalığa dayanıklı yeni ve yetişkin ağaçların dikileceği bildirildi.

"EN İYİ MÜCADELE YOLU AĞACI ALANDAN ÇIKARMAK"

Çınar kanserine bir mantar türünün neden olduğunu ve hastalığın ağaçlarda ölümle sonuçlandığını belirten uzman Abdullah Eser, sürecin ağacın ve hastalığın gücüne bağlı olarak 2 ila 10 yıl arasında değiştiğini söyledi. Eser, mücadele yöntemlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

"Hastalıkla mücadele şu an maalesef kimyasal olarak mümkün değil. Bizim uyguladığımız yöntemler ağacın ömrünü uzatabiliyor ama sonunda ağaç maalesef ölüyor. Hastalığın net bir şekilde gözlemlendiği ağaçlar, hızlı bir şekilde alandan çıkarılmalı. Çünkü hastalığın tedavisi olmadığı için bu hastalığın diğer ağaçlara bulaşmasını engellemenin en iyi yolu ağacı alandan çıkarmak. Direkt ağacı kesip alandan çıkarmak bir çözüm değil. Kestikten sonra ağacın köklerinin de alandan çıkarılması ve akabinde toprağın ıslah edilmesi gerekiyor. En az 6 ay süreyle o toprağa herhangi bir dikim yapılmamalı."

"HASTALIK İLERLEDİKÇE FIRTINA OLMADAN DA DEVRİLEBİLİYORLAR"

Hastalığın ağaçların köklerini çürüttüğünü ve bu durumun ciddi bir devrilme riski yarattığını vurgulayan Eser, can güvenliği uyarısı yaptı:

"Bu ağaçlarda hastalık ilerlediği sürece en fazla 10-15 yıl sonra devrilmeler gözlemleniyor. Fırtına ve olumsuz hava koşullarında devrilme ihtimali artıyor. Ama buradaki asıl sıkıntı, hastalık ilerlediğinde fırtınaya gerek kalmadan ağacın kendi kendine de devrilebilmesi. Vatandaşlarımızın hastalığın yoğun olarak gözlemlendiği ağaçlardan uzak durmasında fayda var. Gövdede bozulmalar, kabuk altında talaş gibi ince döküntüler, siyah sızıntılar ve renk farklılıkları varsa risk çok daha fazla. Kesilen ağaçların yerine diş budak ya da ıhlamur gibi bu hastalığa dirençli ağaçların getirilmesi ilk aşamada daha mantıklı."

"EKİPMANLAR DEZENFEKTE EDİLMELİ, ÖLÜ ODUN DOKUSUNDA MANTAR 5 YIL YAŞIYOR"

Bakım süreçlerinde kullanılan aletlerin dahi hastalığı yayabildiğine dikkat çeken Eser, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kullandığımız bakım ekipmanlarını çamaşır suyu ve alkol karışımlarıyla dezenfekte etmemiz gerekiyor ki sporlar etkisiz hale gelsin. Çünkü bu sporlar kullanılan testerede, budama makasından 6 aydan bir yıla kadar aktif bir şekilde yaşayabiliyorlar. Dikili kuruların da alandan çıkmasını özellikle belirtmemizin sebebi, ölü odun dokusunda bu hastalığın mantarları 5 yıla kadar yaşayabiliyor. Hastalıklı ağaçlara ilk gözlemlendiği anda basit müdahale yöntemleri kapsamında enjeksiyon (endoterapi) yapıyoruz. İletim demetlerine vitaminler veya liflerin yayılmasını engelleyecek ilaçlar veriyoruz."

"CAN GÜVENLİĞİ İÇİN RİSKLİYSE GEREĞİ YAPILSIN AMA KURTARMA İMKANI VARSA SEFERBER EDİLSİN"

Bölgede yaşayan ve çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulunan yurttaşlardan Ceyhun Türk, çınar ağaçlarının asırlık bir değere sahip olduğunu hatırlatarak, "Eğer gerçekten hastalıklıysa, kesilmesi gerekiyorsa kesilir, budanması gereken varsa budansın. Ama bu şekilde bir ağacın dikilip büyümesi için bir yüzyıl geçmesi gerekiyor. O yüzden ben kesilmesine karşıyım, bakım yapılsın" dedi.

Bir diğer yurttaş Taner Şahiner ise can güvenliğine dikkat çekerek, "Kurtarılabiliyorsa kurtarılması ama kurtarılamıyorsa da insanlar açısından risk oluyorsa gereğinin yapılması önemli. Yıkılacak bir rüzgarda mala, cana zarar verecek bir durum söz konusuysa kesilmesi daha makul. Ama kurtarma durumu varsa, o da bir canlı. Yaşatılması için imkanların seferber edilmesi gerekli" ifadelerini kullandı.

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar