Buğra Kavuncu'dan 'fon vurgunu' açıklaması: İYİ Parti suç duyurusunda bulunacak
İYİ Parti sözcüsü Buğra Kavuncu, ‘Asrın vurgunu’ olarak nitelendirdiği fon kriziyle ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
GAZETE PENCERE - İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı bitiminde partisinin genel merkez binasında gündeme dair basın toplantısı düzenledi.
Konuşmasında, ‘Asrın vurgunu’ olarak nitelendirdiği fon skandalında yaşananlara değinen Kavuncu, “Dünyanın herhangi bir ülkesinde benzer bir vurgun yaşansa o ülkede ne hükümet ne de iktidar kalır. Acilen bir değişikliğe gidilir. Devlet ve iktidar bu alandaki sorumluluğunu yerine getirmedi” dedi.
SPK NEREDE?
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, 5 Kasım 2025 tarihinde fonlarda manipülatif bir takım hareket olduğu yönünde uyarılarda bulunmasına rağmen herhangi bir tedbir alınmadığına işaret eden Kavuncu, “Peki neden buraya müdahale etmediniz? Sermaye Piyasası Kurulu nerede? Bu fonları denetleyenler nerede?” diye sordu.
‘İKTİDARA YAKIN BİRİLERİ BU İŞİN İÇİNDE MİDİR?’
Bakan Şimşek’in ilk açıklama yaptığı tarihte 297 milyar TL olan fonlardaki birikimin 822 milyar TL’ye ulaştığına işaret eden Kavuncu, “Bir başka soru ise bu fonlarla ilgili nepotizm olup olmadığıdır. Kimlerin yakınları akrabaları buralarda yetkilidir? Sermaye piyasası kurullarında kimler görev almıştır? İktidara yakın birileri bu işlerin içinde midir ya da bu mesele AK Parti içinde bir gelecek çatışmasının tezahürü müdür?” diye sordu. Kavuncu, sorumluların ortaya çıkarılması için suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
‘82’DEKİ KRİZDE İSTİFA ETMİŞLERDİ’
AK Parti’nin, muhalefette olduğu 2001 krizindeki tutumuna işaret eden Kavuncu şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Recep Tayyip Erdoğan 2009'daki Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapmış olduğu konuşmada ‘21 banka o dönemin iktidarında maalesef fona devredildi ve batırıldı’ diyor. Mehmet Muş 2014'te Türkiye büyük Millet Meclisi'nde ‘2001 krizinde bankaların içi boşaltıldı’ diyor. Sayın Erdoğan bir başka eleştirisinde ise ‘Bu yaşanan kriz kötü yönetimin sonucuydu’ diyor. 2009'da yapmış olduğu konuşmasında ise ‘2001 krizi Türkiye'nin kötü yönetilmesinin bir sonucuydu’ ifadelerini kullanıyor.
AK Parti muhalefeti 2001'de bu bankacılık kriziyle ilgili çok sert söylemlerde bulunuyor. 1982 yılında hatırlayanlar olacaktır Banker Castelli krizi yaşandığında dönemin Başbakan Yardımcısı Turgut Özal ve dönemin Maliye Bakanı Kaya Erdem istifa etmişlerdi. AK Parti'nin muhalefette olduğu 2001 yılında, bu bankacılık krizinin yaşandığı dönemde AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söylemiş olduğu cümleleri sizinle paylaşıyorum. Bakın bitmedi. ‘Finansal sistemdeki bozulmayı neden zamanında görmediniz? Bedeli neden bu toplumu ödetiliyor?’ diyor. Peki aynı hesap verme ölçüsü fon piyasası için geçerli mi değil mi?
Hatta burada daha da vahim bir durum var. 2025 yılının son çeyreğinde hem Sermaye Piyasası Kurulu hem Maliye Bakanı bir manipülasyon olduğunu ve böyle giderse çok yakında bir kriz olabileceğini de söylüyor.”
‘KİM BU 12 KİŞİ’
Sorulması gerekenlerin çok net olduğunu belirten Kavuncu konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu sistematik risk 2025'in sonunda görülmüşse neden esas düzenlemeler için 2026 Ağustos ayının sonuna kadar beklenmiştir? İktidar bunu cevaplamak zorundadır. Kim neyi ne zaman görmüştür? Risk hangi tarihte kamu otoritelerinin önüne gelmiştir? Enteresan bir durum daha var. Bu fonlar TEFAS’agirmeden önce bir 12 kişi var. Koydukları paranın 524 missi para kazanıyorlar. Bu 12 kişi kim arkadaşlar? Bu kriz patlamadan hemen birkaç hafta önce paralarını yurt dışına gönderenler kim?Bunların iktidarla ilişkileri ne? Bakın bu büyük bir rezalettir. 2001 yılında 57’nci hükümet döneminde yaşanmış bankacılık krizinden çok daha vahim bir rezalettir. O günkü iktidarı eleştiren AK Parti’nin bugün kendi yarattığı bu rezilliğin hesabını vermek zorundadır”
“Bütün bir yükü kamunun tamamına yıkmak da millete haksızlık olur” diyen Kavuncu, “Öncelikle bu işi bu hale getirenlerin mal varlıkları iyi araştırılmalı ve gerekirse vatandaşın kaybını tazmin meselesi de buralardan karşılanmalıdır. İkincisi bu işlemlere karışanlara acilen piyasada işlem yasağı getirilmelidir. Yani bütün sistem normaline döndürülmelidir” diye ekledi.
Kaynak:Haber Merkezi