Butlan yönetiminin Genel Başkan Yardımcısı Kuşoğlu kurultay için tarih verdi
CHP'de butlan yönetiminin Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, kurultayın aralık-şubat döneminde, en geç martta yapılması gerektiğini ifade etti.
GAZETE PENCERE - Atanmış CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, Habertürk TV’de yaptığı açıklamalarda, CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan sürece ilişkin olarak değerlendirmelerde bulundu.
Bölge Adliye Mahkemesinden kararın Yargıtay’a intikaliyle ilgili konuşan Kuşoğlu, bunun olağan bir hukuki prosedür olduğunu belirterek, "İstinaf’tan, temyiz için Yargıtay’a gidiyor. Karar çıktıktan sonra genel merkez, yani parti tarafından temyiz başvurusu yapılmıştı. Onun gereği yapılıyor" dedi.
Kuşoğlu, mutlak butlan sürecine ilişkin olarak şunları söyledi:
"Bu dava bir anlamda Cumhuriyet Halk Partisinin bölünme sürecine girmesine yol açtı. Cumhuriyet Halk Partisi dünyanın en eski partilerinden bir tanesi, 103 yıllık bir parti. Şimdi 38’inci Kurultay iptal edildi ve mahkeme kararıyla 38’inci Kurultay öncesine dönüldü. Yani parti Kemal Kılıçdaroğlu’na veya ekibine verilmiş değil. Mahkeme diyor ki 38’inci Kurultay usulüne uygun yapılmadığı için öncesine dönülmesi lazım. Öncesindeki seçilmiş yönetim kimse onların iş başına gelmesi gerekiyor. Peki neden mutlak butlan kararı verildi? Mutlak butlanın nedenini de kimse sormuyor. Mutlak butlan kararının verilmesinin sebebi, kurultay delegelerinin iradesinin sakatlanması.
Neyle sakatlanması? Parayla, maddi menfaat karşılığında sakatlanması. Yani birileri kurultay delegelerini satın almış. Birileri partiyi satın almaya kalkmış, para vermiş. Her partinin kurultayında, kongresinde, hatta derneklerde bile çanta dağıtılır, bloknot dağıtılır, dolma kalem dağıtılır, yemeğe götürülür, eşantiyonlar verilir. Fakat burada çok önemli menfaatler ve para dağıtılmış, döviz dağıtılmış. Bunu biz baştan, o tarihlerde fark edemedik.
Hatta bu şaibeler söz konusu olduğu zaman Sayın Kılıçdaroğlu’nun, 'Partiyi bunlarla yıpratmayın, Cumhuriyet Halk Partisinde böyle şeyler olmaz.' diye bir paylaşımı vardı. Ama arkasından soruşturma derinleşince, ki soruşturmaya sebep olanlar da aralarında para yüzünden anlaşamayanlar, yani aldım-verdime ve para meselesine düşenlerdi, mahkemeye gitmişler. Bursa’daki mahkeme dosyayı Ankara’ya intikal ettirmiş ve bu aşamaya kadar gelinmiş. Yani mutlak butlanın sebebi partiyi satanlar ve satın alanlardır. Maalesef o noktadan buralara kadar gelindi. Mutlak butlan, delege iradesinin, yani partinin satın alınması sonucu ortaya çıkmış. Bu da parti için yüz karası bir durum. Atatürk’ün partisinde böyle bir şeyin olmaması lazımdı."
"CHP’DEN KOPUP DAHA MERKEZE, LİBERAL POLİTİKALARA KAYAN BİR PARTİ OLACAK GİBİ GÖRÜNÜYOR"
Yeni parti kurulacağı söylemlerine dair soruya Kuşoğlu, şu sözlerle yanıt verdi:
"Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılmak isteyenlerin daha farklı bir düşüncesi veya ideolojisi var mı? Farklı bir sosyolojiye mi oturdular? Farklı bir tabanda mı siyaset yapacaklar? Böyle bir açıklama yok zaten. 'Cumhuriyet Halk Partisi Atatürkçü, cumhuriyetçi ve sosyal demokrat bir parti. Biz bu fikirleri benimsemiyoruz, Atatürkçü değiliz, cumhuriyetçi değiliz, sosyal demokrat değiliz' şeklinde bir açıklama yok. Zaman zaman duyuyorum, ne kadar doğru bilmiyorum ama 'Dört eğilimi birleştiren bir parti olacağız' deniyor. Resmî bir açıklama henüz yapılmadı. Biraz CHP’den kopup daha merkeze, liberal politikalara kayan bir parti olacak gibi görünüyor. Ama dünya o tarafa gitmiyor.
"CHP'DEN AYRILMALARININ SEBEBİNİ İDEOLOJİYE VEYA FİKRÎ AYRILIĞA DAYANDIRAMIYORUM"
Özellikle bizim düşüncemiz; bu dönemde eğitimde, sağlıkta, tarımda, enerjide, yüksek teknolojide ve dış politikada kamunun daha fazla devreye girmesidir. Öyle bir döneme girdik. Dünyayı takip ediyorsunuz. Böyle bir gelişme varken liberal bir parti kurmak, dört eğilimi birleştirmek... Anlayamıyorum. Mesela bu hafta İngiltere’de bir çelik şirketi kamulaştırıldı. Bütün dünyada böyle eğilimler varken liberal bir parti kurmak, dört eğilimi birleştirmek biraz anlaşılmaz geliyor. Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılmalarının sebebini bir sosyolojiye, ideolojiye veya fikrî ayrılığa dayandıramıyorum. Herhâlde duygusal bir kopuş bu.
Kafa karışıklığı. Çünkü bu sistemde, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde partiler iktidar oluyorlar mı? Mecliste 600 milletvekili var. Yüzde 60 oy alıp 360 milletvekili çıkarsa bir parti iktidar olabilir mi? Olamaz. Ancak cumhurbaşkanı adayı kazanır ve yüzde 50 artı 1 alırsa iktidar olabiliyorsunuz. Böyle bir sistem var. Partiler iktidar olmuyor. Dolayısıyla bunu da anlamak mümkün değil. 'Cumhuriyet Halk Partisi tam iktidar oluyordu, iktidara gidiyordu. Geldiniz, mutlak butlanla partiyi böldünüz.' deniyor. Öyle bir şey yok ki. Partiler iktidar olmuyor."
"CHP 103 YILLIK BİR PARTİ, BİR MARKA; BURAYI KİMSE TERK ETMEZ"
Kuşoğlu, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının ayrılıp ayrılmayacağına ilişkin soruya, "Zaman zaman konuşuyoruz tabii. Sonuçta bir partiydik biz. 2023 Kasım’ından sonra, ben kendi adıma siyaseti noktalamıştım. En azından siyaset bitmez ama bir virgül koymuştuk. Kemal Bey de aynı şekilde. Ama bu kararla tekrar dönmek zorunda kaldık. Sıkıntılar olmasına rağmen görüşüyorduk. Gördüğüm kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin çok büyük bölümü ve belediye başkanlarımızın çok büyük bölümü kopmayacak. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık bir parti, bir marka. Burayı kimse terk etmez" yanıtını verdi.
"KILIÇDAROĞLU PROFESYONELCE HEDEF ALINIYOR, BUNLAR YAPAY ZEKÂYLA YAPILAN İŞLER"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun halktan tepki gördüğü söylemlerinin sorulması üzerine Kuşoğlu, şöyle konuştu:
"Halkta, kamuoyunda öyle bir tepki yok. Bu karardan sonra iki kere İstanbul’a gittik, geldik. Ankara’da zaman zaman bazı etkinliklere katılıyoruz. Ben çok büyük bir sevgi seli gördüm. Vatandaşların koşarak gelmesi, fotoğraf çektirmek istemesi, sarılması... Bunların bazıları da yayımlandı. Gerçekten durum böyle. Ama sosyal medyada öyle para harcanmış, medyada Kemal Bey maalesef öyle olumsuz bir şekilde takdim edilmiş ki partiden bir grup böyle görüyor. Sosyal medyada görüyorsunuz. Sürekli hakaret ediliyor, küfrediliyor, affedersiniz. Sürekli profesyonelce hedef alınıyor. Tabii bunlar özellikle yapay zekâyla yapılan işler. Kötü gösterilmeye çalışılıyor, çalışılmış. Bununla ne murat ediliyor, onu da anlamak mümkün değil. Böyle bir politikayla iktidar olmak da mümkün değil."
Kuşoğlu, "arınma süreci"ne dair soruyu şu sözlerle yanıtladı:
"Bir arınma süreci yaşayacağız. Bu mutlak butlanın dışında Kemal Bey’in, Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu konuda çalışmaları da vardı. Geri dönmekle ilgili değil, siyaseti bırakmış eski bir genel başkan olarak yaptığı bazı çalışmalar vardı. Hatırladığım kadarıyla ahlak konusunda yedi yazı yazdı. 2023’teki o tartışmalı kurultaydan sonra, genel başkan olmadığı, aktif siyasette bulunmadığı süre içerisinde bu konuyla ilgili yedi yazı kaleme aldı. Hem Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde hem de genel olarak kamuda ve özel sektörde Türkiye’nin böyle bir sorunu var. Bu zaman zaman bazı ülkelerde de oluyor. Mesela Güney Kore’de, benim bildiğim kadarıyla 15-20 yıl kadar önce çok büyük bir ahlaki sorun vardı. Kamu, özel sektör, özel ilişkiler ve toplum çok sıkıntılıydı.
Bununla ilgili bir komisyon kurdular, çalışmalar yaptılar, çıkarılması gereken kanunları ve uygulanması gereken müeyyideleri tespit ettiler. Bugün Güney Kore bu konuda olumlu anlamda epey yol almış durumda. Bizim de böyle bir çalışmaya ihtiyacımız var. Hem Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde, ki Cumhuriyet Halk Partili olduğumuza göre önce oradan başlatmamız lazım, hem de genel olarak toplumda ve kamuda... Çünkü daha önce ağırlıklı olarak kırsal kesimde yaşayan bir toplumduk. Orada kurallar belliydi, basitti. Yaşa göre en büyük ve en kıdemli olan belirlenir, ona göre bir hiyerarşi oluşurdu. Ama şehir ve kent hayatı, iş hayatı, trafik, apartman yaşamı vesaire işin içine girince yaşa göre bir kriter koymak mümkün değil. Çok daha farklı kriterlere ve kurallara ihtiyaç var. Bunu kendi toplumumuza göre oluşturmak zorundayız.
Aynı zamanda etik dışı davranışlarla ve yolsuzluklarla ilgili olarak kamuda, siyasi partilerde ve sivil toplum örgütlerinde de yeni kurallar geliştirmek zorundayız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak örnek olmak zorundayız. Bunu da hem parti içerisinde hem de belediyelerden başlatmak zorundayız."
"KURULTAY EN GEÇ MARTTA"
"Kurultayla ilgili süreç ne zaman başlayacak?" sorusuna Bülent Kuşoğlu, şu yanıtı verdi:
"Açıklamamız var. Eylülden itibaren kurultay sürecini başlatacağız. En kısa zamanda da kurultayımızı yapacağız. 'En kısa zaman' dememin sebebi şu: Biraz önce mutlak butlanın sebebini açıklarken 38’inci Kurultay’ın kurallara, usule ve etiğe uygun yapılmaması nedeniyle iptal edildiğini söylemiştim. Mahkeme kararına göre 38’inci Kurultay öncesine dönülecek ve oradaki seçilmiş yönetim gelecek. Bu arada biliyorsunuz, mutlak butlan kararı çıkana kadar iki olağanüstü ve bir olağan kurultay yapıldı. Mahkeme bunları da saymıyor, geçerli kabul etmiyor. Şimdi bir tane daha yapsak olmayacak. Biraz önce konuştuk, dosya Bölge Adliye Mahkemesinden Yargıtay’a henüz yeni gitti. Geçerli olmasını teminen 'En kısa sürede.' diyoruz. Bunu hukukçular çok daha iyi bilecektir ama ben önümüzdeki aralık-şubat, en geç mart döneminde yapılabileceği kanaatindeyim. Yapılması gerekir diye düşünüyorum. Çünkü mevcut kadroyla ve örgütlerle de yapılamaz deniyor. Onun için mahalle delegesinden itibaren örgütlerde değişikliğe gitmemiz gerekiyor."
Kaynak:Haber Merkezi