Danıştay 'AYM kararlarına' vurgu yaptı: Barış Akademisyenleri için üniversitenin kapıları açıldı
Danıştay 5. Dairesi'nden KHK ile görevlerinden uzaklaştırılan Barış Akademisyenleri için emsal niteliğinde yeni bir karar çıktı.
GAZETE PENCERE - Danıştay 5. Dairesi, barış akademisyenleri hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olmadığı, ihraç akademisyenlerin göreve dönemeyeceği yönündeki hükmü etkisiz kılan bir karar aldı.
T24’den Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre; 5. Daire, 5 ay arayla aynı konuda iki farklı karar çıkması nedeniyle geniş heyetle toplanarak konuyu görüştü.
Başkan ve yedi üyenin katıldığı müzakerede, istinaf mahkemesince mesleğe dönmesi yerinde bulunmayan ihraç akademisyen hakkındaki karar bozuldu. Çoğunluk oyuyla alınan kararda, Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasının zorunluğu olduğu vurgusu yapılarak, sadece bildiriyi imzalayanların mesleğe dönüşleri konusunda artık farklı bir yorum yapılmasına ihtiyaç olmadığı vurgulandı.
Kararda, devlete sadakat yükümlülüğü ve örgütlere iltisak konusunda ilginç bir değerlendirme yapılarak, AYM kararlarına uyulmaması örneği verildi ve AYM kararlarına uyulmamasının devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı bir davranış olsa da örgüt ve yapılarla iltisak anlamı taşımadığı vurgulandı.
ÇELİŞKİLİ KARARLAR
Danıştay 5. Daire, geçtiğimiz yıl verdiği Barış Akademisyenleri kararında, AYM kararlarına uyulmasının zorunlu olduğunu, AYM kararına göre sadece bildiriye imza atanların meslekten ihraçlarının hukuka uygun bulunmadığını belirtmiş, ihraç akademisyenin mesleğe iadesine hükmetmişti. Aynı daire, kısa süre önce tam tersi bir emsal karara imza attı. AYM’nin bireysel başvuru sonucu verdiği kararlara uyulmasının zorunlu olmadığını belirterek, bildiriye imza atılmasının devlete sadakat yükümlülüğüne aykırı olduğunu, örgütle iltisak anlamına geldiğini bildirdi. Bu karar, Barış Akademisyenleri’nin mesleğe dönememeleri, dönenlerin de yeniden ihraç edilebilecekleri anlamına geldiği için büyük tepki topladı.
HEYET TOPLANDI
Aynı daireden iki farklı karar çıkması, son kararın Danıştay 8. Daire içtihatlarına da aykırı olması nedeniyle normalde 5 üyenin katılımıyla karar alan Danıştay 5. Daire, bir dosyayı sekiz üyeden oluşan geniş heyetle karara bağladı. Heyet, bundan sonraki dosyalarda da aynı yönde karar çıkması için da daire açısından içtihat niteliğinde bir karara imza attı.
Geniş heyet, idare mahkemesinin göreve iade ettiği, istinaf mahkemesinin ise bu iade kararını kaldırdığı ihraç akademisyenin temyiz başvurusunu ele aldı.
AYM KARARLARINA UYMAK ZORUNLU
Kararda, Anayasa Mahkemesi tarafından bireysel başvuru üzerine verilen kararların; ilgili mahkeme ve kamu makamları dışında kalan yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağına ilişkin açık bir kural bulunmadığı ancak kararlara uyulmasının anayasal hukuk düzeninin ve hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu ifade edildi.
Kararda, AYM’nin Barış Akademisyenleri kararına atıf yapılarak, “Dolayısıyla, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kalan bildiriyi imzalama eyleminin, terör örgütü ile iltisak veya irtibat noktasında da hukuken geçerli bir sebep olma vasfını yitirdiği ve söz konusu bildirinin içeriğinden hareketle bildiriyi imzalayanların terör örgütü ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının söz konusu bildiriyi imzalamış olmasının PKK/KCK terör örgütü ile iltisak veya irtibat sebebi olarak değerlendirilmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır” denildi.
Aksi bir kararın, Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş kararın yok sayılması anlamına geleceği vurgulandı. Kararda, çok çarpıcı bir değerlendirme yapılarak, AYM kararlarına uyulmaması yönündeki kararlar “sadakat yükümlülüğüne aykırı” olarak nitelendirildi.
KARARDA ŞU İFADELER KULLANILDI:
“Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı veya irtibatı olduğu tespit edilen kamu görevlilerinin, aynı zamanda Anayasa'ya sadakat ve tarafsızlık yükümlülüğünü de ihlal ettikleri söylenebilir. Ancak bunun söylenebilmesi için öncelikle kamu görevlisinin sözü edilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya irtibatı olduğunun ortaya koyulması gerekir. Bu tespit yapıldıktan sonra, kamu görevlisinin, Devlete ve Anayasal düzen yerine iltisak ve irtibatlı olduğu oluşum veya yapılara sadakat gösterdiği kabul edilebilir. Aksi bir değerlendirme, bu yükümlülüğe aykırı davranan her bir kamu görevlisinin, somut hiçbir tespit olmaksızın, doğrudan Devlet aleyhine faaliyette bulunan yapı ve oluşumlarla irtibatlı ve iltisaklı olduğunun kabulü anlamına gelir ki, bu hukuken kabul edilemez.
Örneğin, Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamakla görevli bir kamu görevlisinin, Anayasa'nın bağlayıcı hükmüne rağmen Anayasa Mahkemesi kararının gereğini yerine getirmemesi Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirilebilirse de, o kamu görevlisinin bu eylemi nedeniyle Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunan yapı, oluşum veya gruplarla iltisaklı veya irtibatlı olduğu anlamına gelmez.”
BİLDİRİ İHRAÇ NEDENİ OLAMAZ
Kararda şöyle devam edildi:
“Davacı hakkında; yapı, oluşum ve gruplarla iltisaklı ve irtibatlı olduğuna ilişkin bir veri olmaksızın, sadece Anayasa Mahkemesince düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilen bir bildiriyi imzalamış olmasından hareketle, Anayasa'ya sadakat ve tarafsızlık yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla, temyize konu kararda, Anayasa Mahkemesinin anılan bildiriye ilişkin olarak bireysel başvuru üzerine verdiği karar göz ardı edilerek, kamu görevinden çıkarma için hukuki bir sebep olma vasfını yitiren bildiri üzerinden yeniden düşünce ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahaleye ilişkin gereklilik ve orantılılık değerlendirmesi yapılmasında bu yönüyle de hukuka uyarlık görülmemiştir.”
EMSAL NİTELİĞİ TAŞIYOR
Emsal niteliğindeki karara göre, sadece bildiriye imza attığı için ihraç edilen akademisyenler görevlerine iade edilebilecek. Ancak bu akademisyenlerin farklı eylemleri de incelenecek ve bunların iltisak anlamına geldiği kabul edilirse iade kararı verilmemesi yönündeki uygulama sürecek.
Kaynak:Haber Merkezi