Depremde 13 sporcunun öldüğü yurt davası: Beraat kararı bozuldu, daha ağır ceza istendi

Yargıtay, Kahramanmaraş depreminde yıkılan ve 13 sporcunun yaşamını yitirdiği öğrenci yurduyla ilgili davada verilen kararı bozdu. Bir sanık hakkındaki beraat kararı bozulurken, diğer sanıkların cezalarının artırılması istendi.

Depremde 13 sporcunun öldüğü yurt davası: Beraat kararı bozuldu, daha ağır ceza istendi

GAZETE PENCERE - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, resmi verilere göre 53 bin kişi yaşamını yitirdi, 100 bini aşkın kişi yaralandı. Depremin üzerinden 3 yıl 5 ay geçmesine rağmen, yakınlarını yitirenlerin adalet arayışı sürüyor.

Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesi Hayrullah Mahallesi'nde bulunan Şehit Ömer Halis Demir Kız Öğrenci Yurdu'nun yıkılması sonucunda Kahramanmaraş İstiklal Spor'un futbolcuları Burhanettin Sever, Hakan Doğan, Saruhan Bolat ve Taner Kahriman ile Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyespor güreşçileri Ahmet Taş, Ahmet Turan Durman, Ali Gürsoy, Aslan Ekiz, Eray Şimşek, Halil İbrahim Erdine, Hasan Sarıtürk, Mehmet Eskisarılı ve Ozan Datlı hayatını kaybetti.

3 SANIĞA İYİ HAL İNDİRİMİYLE HAPİS, DİĞER SANIĞA BERAAT

Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi, yurdun yıkılmasına ilişkin davada, müteahhit Tuğrul Kaya ve Memduh Kaya'ya iyi hal indirimiyle 10'ar yıl, Mustafa Attaroğlu'na ise iyi hal indirimiyle 8 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verdi. Tuğrul Kaya'nın aynı zamanda statik proje müellifi ve fenni mesul, Memduh Kaya'nın da mimari proje müellifi olduğu belirtildi.

Mahkeme, 2016 tarihli performans analiz raporunu hazırlayan inşaat mühendisi Selçuk Kurtçu hakkında ise beraat kararı verdi.

Tarafların istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nce esastan reddedilmesinin ardından dosya Yargıtay'a taşınarak, temyiz edildi.

"KOVUŞTURMA GENİŞLETİLMELİ"

Depremde yakınlarını kaybedenlerin avukatları, eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu, kovuşturmanın genişletilmesi, Kahramanmarş Büyükşehir Belediyesi ile İstiklal Spor Kulübü'nün sorumluluğuna gidilmesi, binanın yurt olarak yeterince denetlenmemesi ve tüm sorumluların tespit edilmemesi gerekçeleriyle kararı temyiz etti.

Avukatlar ayrıca, beraat eden sanık Selçuk Kurtçu'nun cezalandırılmasını, diğer sanıkların ise "olası kastla öldürme" suçundan veya üst hadden cezalandırılmasını talep etti.

"YETERSİZ BİLİRKİŞİ RAPORLARIYLA CEZA VERİLEMEZ"

Sanık avukatları da eksik araştırma ve yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak mahkumiyet kararı verildiğini, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmadığını ve müvekkilleri hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını istedi.

TEBLİĞNAMEDEN: SPORCULARA KİM TARAFINDAN KİRALANDIĞI ARAŞTIRILMALI

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde, sanık Selçuk Kurtçu hakkındaki beraat kararının onanması talep edilirken, sanık Mustafa Attaroğlu'na 8 yıl 10 ay 20 gün yerine 8 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilmesinin Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesine aykırı olduğu belirtilerek, hükmün bozulması istendi.

Tebliğnamede ayrıca, "deprem sırasında yurdun kiracısının kim olduğunun ve sporculara kim tarafından kiralandığının araştırılması, kira sözleşmesinin dosyaya alınması, futbol ve güreş kulübü yöneticileri ile belediye yetkililerinin tespit edilmesi, barınma yerinin koşulları ve standartları çerçevesinde risk analizi yapmayarak 13 kişinin ölümüyle sonuçlanan olayda mevzuattan kaynaklanan dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı değerlendirilen kişiler hakkında 6331 sayılı Kanun kapsamında suç duyurusunda bulunulması gerektiği" belirtildi.

Tebliğnamede, "bu kişiler hakkında kamu davası açılması halinde davanın mevcut dosyayla birleştirilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekirken, kovuşturma genişletilmeden eksik kovuşturmayla hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğu" ifade edildi.

YARGITAY KARARI BOZDU

ANKA Haber Ajansı muhabirinin edindiği bilgiye göre, Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanıklara verilen cezaları ve beraat kararını bozdu.

Daire, hakkında beraat kararı verilen sanık Kurtçu'nun, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmasına, diğer 3 sanık hakkındaki hükümlerin de eksik ceza tayini nedeniyle bozulmasına karar verdi.

Yeni sorumluların tespit edilmesi ve haklarında dava açılması halinde dosyanın birleştirilmesi yönündeki başsavcılığın bozma talebini reddeden daire, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında sorumlular hakkında ayrıca soruşturma ve kovuşturma yürütülmesinin, mevcut dosyada yargılanan sanıkların hukuki sorumluluğunu etkilemeyeceğini belirtti.

Kararda, TCK'nın 22/5. maddesindeki, "Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir" hükmüne dikkat çekildi.

"SANIKLARIN SONUCU KABULLENDİĞİ VE ARZULADIĞINA DAİR DELİL YOK"

Yüksek mahkemenin gerekçesinde, şu değerlendirmelere yer verdi:

"Dosyada sanıklar Tuğrul Kaya, Memduh Kaya ve Mustafa Attaroğlu'nun, fenni mesul ve müteahhit sıfatıyla dava konusu binanın, proje ve yapım aşamalarında görev ve faaliyetlerde bulundukları belirlenmiştir.

Yargılamaya konu yapının inşa edildiği tarihte ikinci derece deprem bölgesinde inşa edildiği, yapının yapım tarihi itibarıyla tabi olduğu 1975 yılı Deprem Yönetmeliği'ne aykırı şekilde proje aşamasında belirtilen eksikliklerin yerine getirilmediği, binanın uygun kalite ve yeterlilikte malzeme kullanılmadan inşa edilmesi halinde deprem ve benzeri sebeplerin etkisiyle yapının yıkılarak, yaralamalara ya da ölümlere neden olabileceklerini yürüttükleri faaliyetlerin ve icra ettikleri mesleklerin bir gereği olarak öngördükleri, ancak meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiklerine ve arzuladıklarına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenlerle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinde 'Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır' şeklinde düzenlenen madde kapsamında, 'bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçu bağlamında kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir."

"BERAAT KARARI VERİLMESİ HUKUKA AYKIRIDIR"

Dairenin gerekçesinde, "2016 yılında hazırladığı performans analiz raporunda binayı depreme dayanıklı ve sağlam göstererek yurt olarak kullanılmasına uygun olduğu" yönünde görüş bildiren inşaat mühendisi Selçuk Kurtçu'nun, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarına göre de "binanın yönetmeliklere aykırılıklarını tespit etmemesi nedeniyle yıkımda asli kusurlu olduğu" tespitinin yapıldığı aktarıldı.

Kararda, Kurtçu'nun yönetmelik hükümlerine ve dönemin bilimsel ve teknik gereklerine aykırı davrandığı, dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek ölümler ile yaralanmaların meydana gelmesinde etkili olduğu, bu nedenle eyleminin, "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

"BİLİNÇLİ TAKSİRLE YARGILAMALARDA ŞİKAYET ŞARTI ARANMAZ"

Öte yandan Yargıtay, binanın enkazından yaralı kurtarılan üç mağdurun davaya katılma taleplerinin, yerel mahkemece, "iddianamede belirtilmedikleri ve şikayet sürelerinin geçmiş olması nedeniyle" nedeniyle reddini de hukuku aykırı buldu.

Daire, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet şartı aranamayacağını, mağdurlar yönünden gerekli soruşturmanın yapılarak davaya dahil edilmeleri ve mevcut dosyayla birleştirilmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verildiğine hükmetti.

Yargıtay, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verdi.

"YURDUMUZ DEPREME DAYANIKLIDIR" DEDİLER

Şehit Ömer Halis Demir Kız Öğrenci Yurdu'na ait internet sitesi kapatılmadan önce, "Yurdumuzun hiçbir cemaat, cemiyet yahut tarikatla bir bağı yoktur. Resmi olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlıdır. MEB'in denetimi ve kontrolü altındadır" ifadelerine yer verildi.

Sitede, "Depreme Dayanıklı Kompleks" başlığı altında da "Deprem yönetmeliğine ve diğer nizamnamelere uygun olarak inşa edilen yurt kompleksimiz son derece sağlam ve depreme dayanıklıdır" denildi.

yurt-sitesi

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar