Dizeleriyle direnen, acıyı umuda dönüştüren şair: Mücadeleyle geçen yarım asırlık ömrüyle Ahmet Telli

Başkaldıran üslubuyla yarım asırdır edebiyatın vicdanı olan Ahmet Telli, yaşamını yitirdi. Ahmet Telli’nin köy okullarından başlayıp sıkıyönetim mahkemelerine ve edebiyatın zirvesine uzanan yaşamı Türkiye'nin de bir döneminin aynası niteliğinde.

Dizeleriyle direnen, acıyı umuda dönüştüren şair: Mücadeleyle geçen yarım asırlık ömrüyle Ahmet Telli

GAZETE PENCERE - Hüzünle isyanı, sevdayla direnişi aynı potada eriten şair Ahmet Telli, Türkiye’de edebiyatın vicdanlı seslerinden biri olarak sevenlerinin gönlünde taht kurdu.

Sıkıyönetimde tutuklanan, sürgün edilen usta şair, bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

“Su Çürüdü”, “Serüvenciler” ve nice unutulmaz dizesiyle hafızalara kazınan Telli’nin hayatı, Anadolu’nun zorlu coğrafyasından başlayıp edebiyatın dirençli yollarına uzanan bir serüvenin öyküsü.

2 Aralık 1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde (bugün Karabük’e bağlı) doğan Ahmet Telli, Hasanoğlan, Kayseri Pazarören ve Pınarbaşı Öğretmen Okullarında eğitim gördü.

Öğretmen okulunu bitirdikten sonra dört yıl köylerde ilkokul öğretmenliği yaptı.

Gazi Eğitim Enstitüsü’nü tamamladıktan sonra Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt, Kırıkkale ve Ankara Atatürk Lisesi gibi çeşitli yerlerde Türkçe ve Edebiyat öğretmenliği görevlerinde bulundu.

1981’de Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenlik yaparken sıkıyönetim döneminde tutuklanan Telli, görevinden alındı.

Yargılama sürecinde TCK’nın ilgili maddelerinden yargılandı; bir bölümünden beraat etti, Kürt şair Cegerxwîn’un şiirleri üzerine yazdığı bir yazı nedeniyle kısa süre hüküm giydi. Bu süreçte yayıncılık, editörlük ve kitapçılık alanlarında çalıştı. 1993’te mahkeme kararıyla öğretmenliğe dönen şair, bir süre sonra emekli oldu.

Şiir yolculuğu 1961’de ilk şiirinin yayımlanmasıyla başladı. 1972’de Cengiz Tuncer’in Kerkenez romanı üzerine yazdığı yazıyla Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü’nde ikincilik kazandı.

1970’li yıllarda deneme ve kitap tanıtım yazılarıyla dikkat çeken Telli, 1979’dan itibaren şiir kitaplarını ardı ardına yayımlamaya başladı.

Başlıca şiir kitapları arasında Yangın Yılları (1979), Hüznün İsyan Olur (1979), Dövüşen Anlatsın (1980), Saklı Kalan (1981), Su Çürüdü (1982), Belki Yine Gelirim (1984), Nida (2010) ve Veda Divanı gibi eserler yer alıyor.

Özellikle Su Çürüdü, 12 Eylül döneminin baskılarını, işkence ve yalnızlığı çarpıcı imgelerle anlatan, hâlâ güçlü yankısı olan bir kitap olarak edebiyat tarihindeki yerini koruyor.

Şiirlerinde etkileyici ses tonuyla bilinen, romantik ve başkaldırıcı üslubuyla Attilâ İlhan’a yakın duran Telli, toplumcu gerçekçi şiirin ikinci kuşağının özgün seslerinden biri kabul ediliyor.

Dizelerinde hüzün isyana, ayrılık serüvene, acı umuda dönüşür. “Büyük aşklar yolculuklarla başlar / Ve serüvenciler düşer bu yollara ancak / Onlar ki dünyanın son umudu / Soyları tükenen birer çılgındırlar” dizeleri, onun şiir dünyasının özünü yansıtan unutulmaz satırlardan birkaçı.

Ödülleri de usta şairinin edebiyat camiasındaki yerini teyit eder nitelikte: Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Hüznün İsyan Olur, 1980), Yazko Şiir Özendirme Ödülü (Saklı Kalan, 1982), Nevzat Üstün Şiir Başarı Ödülü (Su Çürüdü, 1982), Altın Portakal Şiir Ödülü (Nida, 2011) ve PEN Türkiye Şiir Ödülü (2020)

Şairliğinin yanı sıra öğretmenliği, yayıncılığı ve toplumsal duyarlılığıyla da hafızalarda kalan bir aydın olan Ahmet Telli’nin şiirleri dillerde dolaşmaya devam edecek.

“Su Çürüdü” bir dönemin tanıklığını, “Serüvenciler” ise umudun ve aşkın yolculuğunu anlatmayı sürdürecek.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar