Diploma davası ertelendi: Ekrem İmamoğlu yeni tarihe tepki gösterdi

Diploma davasında konuşan Ekrem İmamoğlu, "Mahkemeler sipariş üzerine oluşturuluyor. Hukuka bağlı olmayı tercih eden 18 hakim değişti" dedi. Davanın 25 Aralık'a ertelenmesini eleştiren İmamoğlu "O kadar uzayacağını düşünüyorsanız beraat verip geçin" dedi.

Diploma davası ertelendi: Ekrem İmamoğlu yeni tarihe tepki gösterdi

GAZETE PENCERE - Tutuklanıp görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun üniversite diplomasının sahte olduğu iddiasıyla açılan dava, bugün görülüyor.

İstanbul'un Silivri ilçesindeki Marmara Cezaevi'nde görülen duruşmaya, İmamoğlu'nun yanı sıra seçilmiş CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve çok sayıda kişi katıldı.

Sadece bugün 3 davayla karşı karşıya olduğunu söyleyen İmamoğlu, "Benim bütün davalarıma İmamoğlu davaları denebilir, demokrasi mücadelesi davaları da denebilir, 20'yi aşkın davam var" dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in göreve gelmesinden sonra tüm kadroların değiştirildiğini söyleyen İmamoğlu, "Mahkemeler sipariş üzerine oluşturuluyor. Hukuka bağlı olmayı tercih eden 18 hakim değişti. Bu mahkemenin sayın hakimi de dahil. Karşımdaki hakim sonradan gelen hakim" şeklinde konuştu.

Davayı kumpas olarak nitelendiren İmamoğlu, "Bu kumpasın içinde olan herkes hukuk devleti cinayeti işliyor. Günü geldiğinde hesap verecekler" ifadelerini kullandı.

"BU DAVAYI İLK KEZ AÇIKLIYORUM"

İmamoğlu, 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracını kullandığı fakat bu araç gerekçesiyle hakkında yeni bir dava açıldığını da duyurdu.

"İlk defa açıklamak zorunda kalıyorum 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım ve yargılanıyorum. Aracımın benzinini de ben aldım, bakımını da ben yaptırdım" diyen İmamoğlu, "Şöyle bir aksilik olmuş, arabama iki defa benzin almışlar belediyenin hesabından, bir defa da lastik almışlar. Ama bunu öğrenince arkadaşlarım faiziyle de 400 küsur bin lirayı geçen sene yatırmış Beylikdüzü Belediyesi'ne. Burada buldukları para üzerinden dava açtılar, Eylül'de duruşmam var" şeklinde konuştu.

"28 KİŞİNİN DİPLOMASI İPTAL EDİLDİ AMA SADECE BANA DAVA AÇILDI"

Kendisiyle birlikte 28 kişinin diplomasının iptal edildiğini ancak ceza davasının sadece kendisine açıldığını hatırlatan Ekrem İmamoğlu, "Hukuk tarihinde böyle bir şey var mı? Hepsi tek merkezden verilen zavallı talimatlar. Bir suçlama daha ekleyelim diye gece gündüz çalıştıklarını biliyorum. Hapiste unutulan kayınbiraderim var benim. Uyuşturucu kullanıyormuş. Testi negatif çıktı, tüccar yaptılar adamı. Aileye saldırıyorlar" dedi.

Diplomasıyla ilgili 36 yıl sonra dava açıldığını hatırlatan İmamoğlu, mahkeme başkanına seslenerek "Sizin diplomanızı kim koruyacak? Yarın verdiğiniz bu kararları kim koruyacak? Ne kadar geçerli olacak verdiğiniz kararlar? Kalıcı mı olacak zannediyorsunuz?" diye sordu.

İstanbul Üniversitesi rektörünün imzasıyla gönderilen bilgi notunda diplomasının hukuka uygun olduğunun belirtildiğini ifade eden İmamoğlu, "İstanbul Üniversitesi'nin avukatı da hukuksuzluk yok diyor, biz burada neyi yargılıyoruz? Bir kirli el, makam, mevki, menfaat için talimatla devreye giriyor ve bunları yaşıyoruz" Burada açıklama yapması gereken ben değilim, kendi kayıtlarını yok sayan zavallı zihniyettir" ifadelerini kullandı.

Mahkeme başkanına da seslenen İmamoğlu, "Siz talimatsız karar veremiyorsanız, esas iptal edilmesi gereken diploma benimki değil" şeklinde konuştu.

DENİZ GÖKTAŞ'IN TUTUKLANMASINA TEPKİ

Komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını da tepki gösteren İmamoğlu, "Mizaha bile tahammülleri kalmadı. Bana da hicivler yapmış. Yurt dışından kendi döndü, ters kelepçe yapıp görüntü aldılar. Kahkahadan korkup neşemizi çalmaya kalkışıyorlar. Böyle hırsızlık olur mu? Ama neşemizi çalamayacaklar" dedi.

Ekrem İmamoğlu savunmasını "Bu ülkenin hakimlerine, savcılarına dahi güveniyorum. Şimdi Özgür Özel'le yürümek zamanıdır. Bu çağrı 86 milyonadır. Ya bir yol bulunur ya bir yol yapılır" sözleriyle bitirdi.

İmamoğlu'nun savunmasının ardından mütalaasını açıklayan duruşma savcısı, idare mahkemesinin kararının kesinleşip kesinleşmediğini sorulmasını talep etti.

Bir sonraki duruşmanın 25 Aralık günü saat 11.00'de görülmesine karar verildi. Kararı eleştiren İmamoğlu, "O kadar uzayacağını düşünüyorsanız beraat verip geçin" dedi.

Ekrem İmamoğlu savunmasında şunları söyledi:

"ADALET VE CUMHURİYET MÜCADELESİ VERİYORUM"

"Buradan aziz milletime sesleniyorum: Her şeyden önce demokrasi mücadelesi verdiğimin ve demokrasinin yanı sıra aynı zamanda kararlı bir şekilde adalet ve Cumhuriyet mücadelesi verdiğimin altını çizerek sözlerime başlıyorum.

Bugün bu binada çok ilginç bir gün yaşıyoruz. Bu sabah bir başka duruşma salonuna kısa bir uğradım, oradan bu salona geldim. Çünkü aynı binada üç duruşmayla karşı karşıyayım. Tabii adım adım çökertilen bir hukuk düzeninin olduğunu, teslim alınan yargıyı ve millet adına karar vermesi gerekirken, ne yazık ki bir avuç siyasi muhterisin iradesine teslim edilmek istenen adalet sistemini milletimizin vicdanına anlatmak için buradayım."

"BU DOSYALARA DEMOKRASİ DAVALARI DENİLEBİLİR"

"Benim bütün duruşmalarım bir bütün halinde yorumlanabilir. Hepsine birden 'İmamoğlu davaları' da denebilir, 'demokrasi mücadelesi davaları' da denebilir. 1,5 yılda icat edilen, hatta uydurulan 20, belki 20'nin üzeri davaya muhatabım. Arkadaşlarım, sadece ceza davalarını çıkardılar, ceza davası şeklinde tariflenen davalarım 15 adet oldu.

Ama dediğim gibi, işte diplomayla ilgili, iptaliyle ilgili benim başvurumla yürüyen dava ve diğerlerini kattığımızda 20'yi aştığını tahmin ediyorum. Yani 'tahmin ediyorum' cümlesi kesin kanaat olarak da yorumlanabilir bu mahkemeler tarafından ya da iddia makamı tarafından; çünkü benim 4 bin sayfalık İBB davasında 'tahmin ediyorum', 'duymuştum' şeklinde binlerce kez tekrar edilen kanaatlerle bir iddiayla karşı karşıyayım yine bu binada, bir başka duruşma salonunda."

"HER GEÇEN GÜN KARARLILIĞIM ARTIYOR"

"Bir insan nasıl böyle bir şeye maruz kalabilir? Nasıl böyle bir sağanak altında kalabilir? Çok enteresan. Dünyada bir örneği var mıdır, açıkçası bilmiyorum. Herhalde yoktur diye düşünüyorum. Ama çok iyiyim. Allah'a şükürler olsun. Sağlığım da çok iyi, moralim de çok iyi, kararlılığımın her geçen gün daha da arttığını ifade edeyim.

Bu sabah buraya gelişimin içerisindeki maceralar bile beni güçlendiriyor. Yani cezaevinden çıkarken yanıma yedek bir fanila ve yedek bir gömlek almak için mücadele vermek de beni diri tutuyor. Onları almak için bir saat onun kavgasını vermek de diri tutuyor. Buraya geldikten sonra o duruşma salonuna mı bu duruşma salonuna mı ya da avukatımla bir 10 dakika görüşeyim derken ayaküstü 5 dakika görüşmeme fırsat verilme mücadelesi içinde olmak da beni çok diri tutuyor. Rabbime şükürler olsun. Herhalde öyle doğdum, dünyaya öyle geldim, bilmiyorum nasıl bir genetiktir. Belki doğduğum yöreden, belki anacığımdan, babacığımdan bir şekilde hayatta beslendiklerimden böyle bir dünya, böyle bir yaşamın içerisindeyim."

"ÇOK İLGİNÇ DAVALARIM VAR, BAŞKA BİR ÜLKEYE GİTSEK ANLATAMAYIZ"

"15 davanın içinde çok ilginç davalar var. Mesela ahmak davası. Şimdi burada bunu dünyada herhangi bir ülkeye gitsek anlatsak, saatler sürse anlatamayız. Ahmak davasını, casusluk davasını anlatamayız. İçinde bulunduğumuz duruşma salonundaki diploma davasını da anlatamayız. Kurultay davasını hiç anlatamayız. Ben ona da muhatabım. Bir defa SEGBİS ile katıldım."

"İKİ DEFA BERAAT ETTİĞİM DAVAYA GİDERKEN YARI YOLDAN ÇEVİRDİLER"

"Geçenlerde bir belediye başkanına hakaret davası. İki defa hakkımda beraat veriliyor, ısrarla getireceksiniz diyor hakim. Ben giderken 60 kilometre gittik, araba bozuldu. Savcılığın talimatı var geri dönmemiz isteniyor dendi. 60 kilometre gittikten sonra bozuk arabayla 60 kilometre geri geldik. Halbuki 50 kilometre sonra Anadolu Adliyesi'nde olma imkanımız vardı. Böyle işlerle uğraşıyoruz.

'Ne oluyor Ekrem, yani canın sıkılıyor mu?' Elbette üzülüyorum, kızıyorum. Ama nasıl bir şeydir? Kızgınlık, öfke bir gün sonra acayip bir motivasyona dönüyor. Yani tarif edilemez. Yazdığım metinlere bile şaşıyorum yani nasıl çıktı bunlar zihnimden diye o anda. Topluma aktardığım duygular, düşünceler bile böyle sıçrama gösteriyor, kendiliğinden köpürüyor."

"12 YILDIR MAKAM ARACI OLARAK KENDİ ARACIMI KULLANDIM VE YARGILANIYORUM"

"Çok ilginç bir şey var burada. Yeni bir dava bu da. Beylikdüzü makam aracı davası var. İki kıymetli genel başkanım burada. Sayın Özgür Özel'i saygıyla selamlıyorum. Sayın Murat Karayalçın büyüğümüzün hürmetle ellerinden öpüyorum.

Makam aracı davası açıldı hakkımda. İlk defa açıklamak zorunda kalıyorum. Ben 12 yıldır makam aracı olarak kendi aracımı kullandım ve yargılanıyorum. Yani ben belediyenin arabasını kullanmadım, ne Beylikdüzü'nde ne Büyükşehir'de. Makam aracımın benzinini de ben aldım, bakımını da ben yaptırdım, lastiğini de ben yaptırdım. 12 yıl boyunca kendi arabamı kullandım ve benim hakkımda dava açıldı.

Niye biliyor musunuz? Makam aracını ne var Beylikdüzü'nde deyince minibüs getirdiler. Fahiş bir fiyatı var aylık kirası. Aynısından benim de var. Yani bugünün parası 300-400 bin lira aylık kirası. Dedim ki yazık günah, benim arabam var, arabamı kullanayım. Dediler olmaz, yani firmanın arabası. Bir protokol yaptılar. Protokol sadece Ekrem İmamoğlu kendi aracını tahsis ediyor belediyeye. Masraflarını da kendi karşılıyor.

Ama çok enteresan bir şekilde şöyle bir aksilik olmuş, arabama iki defa benzin almışlar belediyenin hesabından, bir defa da lastik almışlar. Bu sonradan tespit edilmiş. 2022'de o dönemin İçişleri Bakanı 'Ekrem hakkında bir şey bulun' diye 2 ay, 3 ay Beylikdüzü Belediyesi'ne teftiş yolladılar. Burada buldukları para üzerinden hakkımda dava açtılar. Ama esasen bunu öğrenince arkadaşlarım faiziyle de 400 küsur bin lirayı geçen sene, 2025 yılında benim firmam yatırmış Beylikdüzü Belediyesi'ne. Ona rağmen dava açtılar. Eylül'de duruşmam var."

"FİRMANIN ŞANTİYELERİNE SALDIRI VAR"

"Ben kendi adıma makam aracı olarak ne aileme, ne eşime, ne kızıma, ne oğullarıma, ne kendime belediyeden araba tahsis etmedim. Kendi arabamı kullandım. Ailemin şoförü, aileme şoförlük yaptı. Ben kendi arabamı kullandım, masrafımı karşıladım. Bundan dolayı dava açıldı.

Ve daha da ilerisi geçenlerde şantiyeme, şantiyelerime öyle bir saldırı yapıldı ki... Aile şantiyelerime yani aile firmamdan, 8 tane belediye görevlisini tutukladılar biliyor musunuz? Şu an 12 kişi tutuklu. Ailemin firmasının mühendisini tutukladılar. Niye biliyor musunuz?

"BEYLİKDÜZÜ BELEDİYESİ BANA CEZA KESTİ, DÜZELTME YAPILDI AMA 12 KİŞİ TUTUKLU"

"Ne kaçak kat var, ne büyük kurulmuş bir bina var, ne kaçak bir bina var. Bir de bu yandaş terbiyesiz medya 2.2 milyarlık rant diye başlık attı. Ve 6 tane gariban memur hapiste. Dördünün tutuklandıktan 2 gün sonra üniversite sınavına çocuğu girecek. Efendim, 3 sene önce yapıldığında çatı arasındaki oda 3.90 yerine 4.40'a çıkartılmış ölçüsü. Balkona kapı buradanmış da bir de buradan açılmış. Binanın cephesinde gölgelik yapılmış. Raporu görseniz ağlarsınız.

Raporda diyor ki, 'Fahiş bir ceza da kesmiş Beylikdüzü Belediyesi, Ekrem İmamoğlu'na'. Ama diyor 'Olsun, tadilat ruhsatıyla da bunları düzeltmiş firma'. Düzeltmiş, bunlar 4 sene önce, 3 sene önce biten işler. Buradan 12 insan tutuklu! Yaklaşık 1 aydır tutuklu. 7-8 tane memur tutuklu. İktidara yakın bir projeyi çizen mimar serbest, iktidara yakın olmayan bir başka projemi çizen mimar da tutuklu. Rezalet!"

"BU DAVANIN KONUSU DA REZALET"

"Bu rezaleti şunun için anlatıyorum, bu davanın konusu da rezalet. Bu, tam bir rezalet. Çünkü bu, bu ülkede gerçekten yargı bağımsızlığı yerle bir olmuştur. Adeta yargı bağımsızlığı diye bir şey kalmamıştır. Bir bakan değişti, ardından adalet mekanizmasının bambaşka bir yere evrilmesi sağlandı.

Tarihte var mıdır bilmem? Mesela aynı iktidar döneminde bir bakan gidiyor, başka bir adalet bakanı geliyor, bütün kadrolar değişiyor. Allah Allah! Yani AK Parti gitse, CHP gelse veya İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı da burada, İYİ Parti gelse bir bakanlıktaki kadroların değişmesi, yöneticilerin değişmesi normal olur. Şimdi bir bakan geldi, bütün kadrolar değişti, A'dan Z'ye. Bu nasıl bir şey? Bu nasıl bir örgütlenme? Ne için örgütleniyor? Neyin örgütü? Çok merak ediyorum.

Mahkemeler artık doğal akışıyla değil, ne yazık ki sipariş usulüyle oluşturuluyor. Ve hiç çekinmeden, hiç imtina etmeden, hiç hesap vermeden... Zaten sistem artık bir otoriter sisteme dönmüş. HSK bütün kadrolarıyla iktidar tarafından atanıyor. Başına bakan geliyor, siyasi bir yapı. Ve orada haftalık, hatta anlık, yani şuradaki diyalogdan bile birileri değişebilir yani. 1 saat sonra, 2 saat sonra değişebilir."

"HAKKIMDA İDDİANAME DÜZENLEYEN SAVCILARIN TAMAMI ÖDÜLLENDİRİLDİ"

"Hakkımda iddianame düzenleyen savcıların tamamı ödüllendirildi. Tamamı, Eksiksiz! Yani şu uydurma, şu absürt iddianameyi yazan dahil hepsi ödüllendirildi. Hukuka bağlı kalmayı tercih eden -yani öyle düşünüyorum, çünkü sonuçlarını görmedim birçoğunun- 18 hakim değişti. Benim mahkemelerimde 18 hakim değişti, bu mahkemenin sayın hakimi dahil. Karşımdaki sayın hakim sonradan görevlendirilen hakim.

Benim tabii ne giden hakkında bir fikrim var, ne gelen hakkında bir fikrim var. Giden hakkında da fikrim yok çünkü karar vermemişti, gelen hakkında da bir fikrim yok kararını göreceğiz. Bu sürgün yer değiştirme şimdi bakıyorum cezaevlerine yansıdı, bazen bakıyorum kolluk güçlerine yansıyor. Üzüntüyle izliyorum bunları yani. Acayip bir durum. Bunlar da beni motive ediyor."

"HİÇ KİMSENİN AYAK İZİ KAYBOLMAZ"

"Bunları niye söylüyorum? Çünkü benim her devletin her kadrosuna saygım yüksek. Burada bulunan devleti temsil eden ama iddia makamı, ama yargı, ama kolluk gücü kim olursa olsun içinde hangi vücudun olduğunu olduğuna bakmaksızın yüksek saygı duyan bir devlet terbiyem var benim. Ben öyle bir evladım yani, bu vatan evladıyım ben. Devlet terbiyesiyle büyüdüm. Ona yüksek saygıyla bakarım.

Nereye kadar? Kişiliğini belli edene kadar. Ondan sonra onunla sonsuza kadar mücadele azmim de vardır, onu da söyleyeyim. Hiç kimsenin ayak izi kaybolmaz, herkesin ayak izi bellidir. Dolayısıyla böyle bir durumdayız. Hakimler değişti, heyetler değişti, mahkemeler değişti. Değişmeyen tek şey Ekrem İmamoğlu'nu mutlaka mahkum etme iradesi: Ekrem İmamoğlu'nu mahkum edeceğiz!"

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar