Erdoğan NATO Zirvesi'ni kapattı; S-400 ve F-35 sorusuna yanıt verdi: Bizi izlemeye devam edin

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Ankara Zirvesi'ne ilişkin basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, F-35 tedariki bağlamında S-400'lerin geleceğinin ne olacağına ilişkin sorulan soruya "Bizi izlemeye devam edin" yanıtını verdi.

Erdoğan NATO Zirvesi'ni kapattı; S-400 ve F-35 sorusuna yanıt verdi: Bizi izlemeye devam edin

GAZETE PENCERE - Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan NATO Zirvesi kapanışında konuştu.

Erdoğan, Donald Trump'ın zirveye katılımında Türkiye'nin ev sahipliğinin belirleyici olduğunu söylediğini hatırlatırken, Donald Trump'a teşekkürlerini iletti.

S-400 SORUSUNA CEVAP: 'BİZİ İZLEMEYE DEVAM EDİN'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CAATSA yaptırımları ve F-35 tedariki bağlamında S-400'lerin geleceğinin ne olacağına ilişkin sorulan soruya ise "Bizi izlemeye devam edin." yanıtını verdi.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

Türkiye olarak soğuk savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik. Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı. Terör başta olmak üzere etrafımızdaki tehditlere karşı mücadele ettik. Yalnız bırakıldığımız, haksızlığa uğradığımız dönemler oldu. Çoğu zaman kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda kaldık. Ama bugün savunma sanayimiz bakımından birçok müttefikimize kıyasla hayli ilerideyiz.

Hali hazırda NATO'nun en büyük ikinci kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. 10 yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği önemli ölçüde ülkemize emanet edilmiştir. Türkiye bu emanete hakkıyla sahip çıkmıştır. İttifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, gerekiyle bedel ödeyen bir müttefik olduk. NATO'nun harekat ve misyonları ile ortak fonlarına en fazla katkı veren ülkeler arasındayız. İttifakın kolektif savunmayı tekrar merkeze alan bu yeni döneminde adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız.

F16 uçaklarımız ağustos ayından itibaren NATO hava polisliği kapsamında Estonya'da konuşlanacak. Kosova'daki NATO KEY4 harekatını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğiz. 2028-29 yıllarında ittifak mukabele kuvvetini komuta edeceğiz. Burada sayamayacağımız nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz.

Zirve vesilesi ile Türkiye ile Birleşik Krallık arasında imzalanan güvenlik ve savunma ortaklığı belgesi mühimdir.

Harcanan rakamlar, savunmaya harcanan kaynaklar elbette önemlidir. Ama gerçek caydırıcılığı üç boyutlu derinlik, yeterli ölçek ve sürdürülebilir üretim oluşturur. Yeni dönemde bu kabiliyetler hem caydırıcılığın hem de dayanıklılığın en güçlü sac ayakları olacaktır.

Ülkemizin savunma sanayii alanında gerçekleştirdiği büyük atılım herkesin malumudur. Kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. İHA'larda, SİHA'Larda, deniz araçlarında üst sıralarda yer aıyoruz. Bir yandan ordumuzu yerli kabiliyetlerle teçhiz ederken diğer yandan da ihraç ettiğimiz savunma sanayi ürünleriyle müttefiklerimize destek oluyoruz.

AB'nin savunma lanındaki girişimleri NATO'yu tamamlayıcı olmalı ve gereksiz tekrarlara yol açmamalıdır.

Türkiye gibi AB üyesi olmayan müttefikler birliğin savunma alanındaki teşebbüslerine tam olarak dahil edilmediğinde bu girişimlerin etkileri çok sınırlı olacaktır. Müttefikler arasında savunma sanayi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemelere, her ne kadar azalmış olsa da hala devam ediyor. Bunların bir an önce kaldırılması gerekiyor. Bu hususa zirve bildirisinde özel olarak vurgu yapılmasını sağladık.

NATO birbirine bağlı değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.

Zirve kapsamında ev sahipliği yaptığımız savunma sanayi forumu vesilesiyle NATO'nun savunma sektörü ile daha sıkı işbirlikleri geliştirilmesine dair Ankara stratejisi müttefiklerce kabul edildi.

Terörizm NATO'ya yönelik iki ana tehditten biridir. Son dönemdeki tüm zirvelerimizde bu hususta atılabilecek adımları ele aldık. Ankara zirvemizde de terörle mücadelede müttefiklerin samimi bir dayanışma içinde olmalarının önemini bir kez daha vurguladık.

Görüşmelerimizde Ukrayna'da 5'inci yılına gelen savaşın etkilerini de ele aldık. Savaş her ay 10 binlerce zaiyat verilen bir kıyım makinasına dönüşmüştür. Türkiye olarak savaşın başından beri çözüm için diyalog ve diplomasiyi işaret ettik.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar