Eren Ali Bingöl, 'mahalleyi' değiştirdi; İBB'ye yüklendi

CHP’den istifa ederek AK Parti'ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın açıklamalarına yanıt vererek 5 soru yöneltti. Bingöl, 50 bin vatandaşı ilgilendiren emsal krizinde İBB’nin yanıt vermesini istedi.

Eren Ali Bingöl, 'mahalleyi' değiştirdi; İBB'ye yüklendi

GAZETE PENCERE - CHP'den AK Parti'ye geçen Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, AK Parti Tuzla İlçe Başkanlığı ziyaretinde partililerden "Karşı mahalleden geliyorum" diyerek kendisine sahip çıkılmasını istedi.

Bingöl, İBB ile yaşadığı imar ve emsal krizine dikkat çekmiş ve "50 bin Tuzlalı komşumuzun evlerinin yıkılma riskiyle karşı karşıyayız. Ve maalesef bu hususta İBB ile büyük bir fikir ayrılığı yaşıyoruz. İki yıldır mesele bu noktaya gelmesin diye büyük bir çaba harcadım" sözlerinin ertesi günü AK Parti'ye katılmıştı.

İBB Başkan Vekili Nuri Aslan’ın düzenlediği basın toplantısındaki ifadelere tepki gösteren Bingöl, kamuoyu adına yanıt beklediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"İBB BAŞKAN VEKİLİ SN. NURİ ASLAN’A SORUYORUZ!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sayın Nuri Aslan'ın basın toplantısında yaptığı açıklamayı dikkatle takip ettik. Sayın Aslan birçok bilgi paylaştı ancak Tuzlalıların ve kamuoyunun merak ettiği esas sorulara yanıt vermedi. Biz de bu soruları kamuoyu adına soruyor ve yanıt bekliyoruz.

•Sayın Nuri Aslan açıklamasında “göz yummayız, görmezden gelmeyiz” şeklinde ifadeler kullandı. O halde 2019-2024 yılları arasında imar mevzuatı açısından tartışmalı 16 bin dairenin inşa edilmesi nasıl ve neden görülmedi?

•İnşaatlar başlamadan önce kat adedi, yapı yüksekliği ve silüeti İBB Mimari Estetik Komisyonu tarafından değerlendirilip “uygun” bulunurken, bugün usulsüz olduğu ileri sürülen yapılaşmalar bu aşamada nasıl fark edilmedi?

•Vatandaşların şikâyet başvuruları üzerine İBB tarafından tespit edilen 144 ruhsat ve 348 bağımsız bölümle ilgili neden işlem yapılmadı, neden teftiş başlatılmadı?

•Biz göreve geldikten hemen sonra, Ekim 2024'te savcılığa başvurmuşken, İBB neden Haziran 2026'ya kadar herhangi bir suç duyurusunda bulunmadı?

•Tuzla Belediyesi sizin talimatınıza uymayacak ve yıkım kararını uygulamayacak. Yasaya göre 12 Eylül 2026 tarihinden itibaren söz konusu binalarla ilgili sorumluluk size geçecektir. 5216 sayılı Kanun gereğince İBB, üç ay içerisinde söz konusu konutların elektrik, doğalgaz ve suyunu kesip binaları mühürleyerek yıkım kararlarını uygulayacak mıdır?"

NURİ ASLAN TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Konuyla ilgili iddialara dair İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan emsal ve imar krizine ilişkin şu açıklamayı yapmıştı:

"Belki de raporun en çarpıcı tespitlerinden birisi şudur. Normal şartlarda bir kez kullanılacak bir imar hakkının, tek bir örnekte, tam 185 kez farklı parsellere aktarıldığı tespit edilmiş. Yani bir kere kullanacağınız şeyi 185 kez kullanmışsınız. Ne yani buna göz mü yumacağız? Ne yani halkın malını, kamunun hakkını korumayacak mıyız? Bir kez kullanılacak hakkın defalarca kullanıldığına dair bir tespitten söz ediyoruz. Bunun yanında kamuya geçmesi gereken taşınmaz ve hisselere ilişkin süreçlerin yeterince doğrulanmadığı, iptal edilen bazı encümen kararlarının uygulamalara tam olarak yansıtılmadığı, ruhsat ve proje süreçlerinde transfer edilen imar haklarının açık şekilde kayıt altına alınmadığı da rapordaki diğer önemli tespitler.

"HAKSIZLIĞA, HUKUKSUZLUĞA, KAMU ZARARINA GÖZ MÜ YUMMALIYDIK"

Şimdi hep birlikte şu soruyu soralım. Ortada bu kadar ağır tespitler varken, yüzlerce dosyada eksiklik belirlenmişken, aynı imar hakkının tekrar tekrar kullanıldığına ilişkin bulgular ortaya konmuşken, yaklaşık 520 bin metrekare ilave yapılaşma hakkının hukuki açıdan tartışmalı işlemlerle oluşturulduğu değerlendirilirken, bu konu Meclis'te de soru önergesi olarak verilmiş ve tartışılmışken, 2024 yılında gündeme taşıyor... İBB olarak bir kamu kurumu olarak, İBB ne yapmalıydı ki? Bütün bunları görmezden mi gelmeliydik? Haksızlığa, hukuksuzluğa, kamu zararına göz mü yummalıydık? Sessiz mi kalınmalıydı?

"İMAMOĞLU VE YOL ARKADAŞLARININ KAMUDAN YANA TAVIR ALACAĞINI HERKES BİLİR"

Elbette hayır. Beni tanıyanlar biliyor. Kamu yararı olduğunda sessiz kalmamın mümkün olmayacağını herkes bilir. Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarının kamudan yana tavır alacağını, milletten yana tavır alacağını tüm yurttaşlar bilir. Bizim görevimiz birilerini korumak değildir. Bizim görevimiz kamu yararını korumaktır. Bizim görevimiz Tuzlalı hemşehrilerimizin hakkını korumaktır. Bizim görevimiz kanuna uymaktır...

Bugün de kanuna uymaya devam edeceğiz, yarın da uymaya devam edeceğiz. Bu ülkede anayasa var, tanımlamalar var, kanun var, Türkiye Büyük Millet Meclisi var. Eğer geçmişte bu kadar büyük yanlışlıklar olmuşsa, halk mağdursa bunun problemini çözmek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevidir. Hiç kimse kanunsuz işlem yapıp, İBB'nin meclis üyelerinin hukuksuzluğa imza atmasını beklemesin. Çıkarsınlar kanunu, getirsinler, o kanuna göre biz mecliste arkadaşlarımızla beraber, üzerimize düşen bir şey varsa, kanun uygunsa yaparız. Ama Tuzlalı hemşehrilerimiz hiç merak etmesin. Eğer İBB varsa, biz varsak ne Tuzla'da ne İstanbul'da kimse yalnız değildir.

"KİMSE 'O BENİM ARKADAŞIMDIR' DEYİP ONA ÖZEL MUAMELE YAPMAMIZI BEKLEMESİN"

Türkiye Cumhuriyeti devletinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi hiç kimseyi 7 yıldır yalnız bırakmamıştır. Bundan sonra da yalnız bırakmayacaktır. Ama kimse de bizden kanun dışında bir hareket yapmamızı istemesin. 'O benim arkadaşımdır' deyip ona özel muamele yapmamızı beklemesin. 'Bu bizim partimizdendir' deyip, ona özel muamele yapmamızı beklemesin. Biz haktan yanayız, hukuktan yanayız, adaletten yanayız, kanundan yanayız. Kim görevde olursa olsun, hangi siyasi tercih yapılırsa yapılsın, kamu kaynaklarını koruma sorumluluğumuzdan da kamunun ve kanunun gereğini yerine getirme kararlılığımızdan da asla ve asla geri adım atmayacağız."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar