Gazetecinin payına yine gözaltı, tutuklama, sansür ve baskı düştü!

24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü... Son bir yılda yaklaşık 60’ı aşkın gazeteci gözaltına alınırken, 28 adli kontrol kararı, 17 tutuklama kararı verildi. 12 gazeteci ise hâlâ cezaevinde.

Gazetecinin payına yine gözaltı, tutuklama, sansür ve baskı düştü!

GAZETE PENCERE - 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü, Türkiye’de sansürün kaldırılışının yıl dönümü olarak anılıyor. Ancak gazetecilere yönelik baskıların her geçen gün arttığı bir ortamda bugün bir kutlamadan çok basın özgürlüğü mücadelesinin simgesi olmaya devam ediyor. Basın ve ifade özgürlüğü alanında yaşanan hak ihlalleri nedeniyle gazeteciler, meslek örgütleri ve basın emekçileri bugünü, özgür ve bağımsız gazetecilik talebini yineleyerek hatırlatıyor.

217/A SOPASI

BirGün’den Diyar Gündüz’ün haberi şöyle:

Geçen 1 yılda 100’e yakın gazeteci “gazetecilik suçundan” gözaltına alınırken, 280’in üzerinde ise soruşturma açıldı. 20’yi aşkın gazeteci ise hala cezaevinde. Baskı politikalarının ve keyfi gözaltıların devam ettiği bu süreçte Türk Ceza Yasası’na 18 Ekim 2022’de eklenen 217/A maddesi, yani kamuoyunda bilinen adıyla “sansür yasası” gazeteciler üzerinde tam anlamıyla bir ‘sopa’ olarak kullanılmaya devam ediyor. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan birçok gazeteci gözaltına alınıp, tutuklanmaya devam ediyor. Son olarak 90 gün cezaevinde tutulup sonrasında serbest bırakılan DW Türkiye muhabiri Alican Uludağ hakkında sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklama kararı çıkarılıp, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 4 gün olmak üzere adli kontrol şartı verildi. BirGün muhabiri Kayhan Ayhan’a ise İBB Davası’ndaki haberleri nedeniyle yine aynı gözaltı uygulaması yapılırken yurtdışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün olmak üzere adli kontrol şartı verildi. BirGün muhabiri İsmail Arı ise yine aynı suçlama nedeniyle tutuklanıp 75 gün cezaevinde kaldı. Gazetecilik meslek örgütleri bu suçlamanın gazetecileri oto sansüre ittiğine de dikkat çekti. Türkiye’de sansürün kaldırılışının yıl dönümü olarak anılan 24 Temmuz’da yeni sansür uygulaması olarak içerik ve erişim engelleri karşımıza çıktı.

MİLYONLARCA ERİŞİM ENGELİ

İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD) 2025 EngelliWeb Raporu’na göre Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla 875 farklı kurum ve hâkimlik, 1 milyon 284 bin 464 farklı karar-la toplam 1 milyon 505 bin 484 web sitesi ve alan adını erişime engelledi. Gazeteci Alican Uludağ, Asena Özkan ve Yıldız Tar’ın BTK bildirimiyle X hesapları Türkiye’den erişime engellendi.

RTÜK CEZALARI YAĞIYOR

Yine bir diğer sansür maddesi ise RTÜK’ün 2026 yılında da televizyon kanallarına yönelik idari para cezaları ve program durdurma yaptırımları oldu. Kurumun açıkladığı son yıllık verilere göre 2025’te 99 yaptırım kararı alınırken, 32 yayın kuruluşuna toplam 146,7 milyon TL idari para cezası uygulandı bununla birlikte 39 program durdurma ve 65 günlük yayın durdurma kararı verildi. TV kanalları da geçtiğimiz bu süreçte çok kez sansür uygulamalarına maruz kaldı Sözcü TV, TELE1, Halk TV’ye idari para cezaları ve yayın kapatma cezası verilerken TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ “casusluk” suçlamasıyla tutuklandı yerine İbrahim Paşalı kayyum olarak atandı.

İLAN KESME YAPTIRIMLARI

Gazeteler üzerindeki en büyük yaptırımlardan birisi ise ilan kesme cezaları oldu. Son yıllarda Basın İlan Kurumu (BİK) tarafından resmî ilan ve reklam kesme cezası verildi ve ilan hakları durduruldu. Evrensel Gazetesi farklı tarihlerde çok sayıda resmî ilan kesme cezası aldı ve bir dönem resmî ilan hakkı tamamen durduruldu. AYM'nin iptal kararına konu olan başvurular arasında yer aldı. Cumhuriyet Gazetesi ise çeşitli haber ve köşe yazıları nedeniyle ilan kesme yaptırımlarına maruz kaldı.

SANSÜRDEN DAHA AĞIR

Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş: 24 Temmuz aradan geçen yıllar içinde gazetecilere yönelik baskıların artmasıyla birlikte bayram olmaktan çıkartılıp Basın Özgürlüğü için Mücadele Gününe dönüştü. Sansür memurları bugün tarihte bir leke olarak duruyor ama gazeteciler üzerindeki baskı ve sansür uygulamaları şekiller değiştirerek devam ediyor. Sözde bu ülkede sansür uygulanmıyor ancak fiiliyatta yapılan uygulamalar sansürden daha ağır. Basın özgürlüğü Anayasa ile güvence altına alınmış olsa dahi gazetecilik faaliyetleri nedeniyle 12 meslektaşımız hapiste. Her gün karakollarda imza vermek zorunda bırakılan gazeteci sayısını tespit dahi edemiyoruz.

TCK 217/A maddesi "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçu gazeteciler üzerinde bir sansür sopasına dönüştü. Kimin şikâyetçi olduğuna bakarak hâkim ve savcılar, hiçbir somut dayanak, gerekçe aramadan bu suçlama ile gazetecileri cezalandırabiliyor. 118 yıl önce sansürü kaldırmak için mücadele eden meslek büyüklerimizin mücadele geleneği ile bugünkü sansür uygulamalarına karşı mücadele etmekten başka bir seçeneğimiz yok.

sansur-ve-baski-bayrami-2

Gökhan Durmuş

MÜCADELENİN GÜNÜ

DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu: Gazeteciler haberleri nedeniyle gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, yargılanıyor basın kartı dahi bir hak olmaktan çıkarılıp siyasal sadakatin ölçüsüne dönüştürülüyor. Akreditasyon uygulamalarıyla gazetecilerin kamu adına haber yapmasının önüne engeller konuluyor. Böyle bir süreçte Türkiye’nin uluslararası basın özgürlüğü sıralamalarında en alt sıralarda yer alması tesadüf değil. Basın özgürlüğü halkın haber alma hakkıdır. Gerçeklerin karartıldığı bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Bu nedenle 24 Temmuz’u yalnızca geçmişte kazanılmış bir hakkı anma günü olarak değil, yeni haklar kazanma ve özgür bir gelecek kurma mücadelesinin günü olarak görüyoruz.

sansur-ve-baski-bayrami-1

Turgut Dedeoğlu

ÖRGÜTLENMEK ŞART

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Kıvanç El: Bizler 24 Temmuz’u Basın bayramı olarak değil, mücadele günü olarak kullanıyoruz. Çünkü yaşadığımız dönemde artık bir bayram denilecek, bayram olarak kutlanabilecek veya anılabilecek bir durum söz konusu değil. Ne yazık sansür ve otosansür günlük hayatın bir rutine haline gelmiş durumda, artık gazeteciler risk almayalım böyle bir konuyu gündeme getirmeyelim diye bakıyor. Bu hem meslek için hem de demokrasi için çok büyük bir tehdit. Bu kaostan, bu düzenden ancak örgütlenerek çıkılabilir. Onun için sendikalardan meslek örgütleri içerisinde örgütlenmek gerekiyor.

sansur-ve-baski-bayrami

Kıvanç El

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar