Grevdeki öğretmenler: Hayat pahalı, maaşlar arasında eşitsizlik var
Özel İtalyan Lisesi’nde 14 öğretmenin başlattığı grev iki ayı aştı. İtalyan meslektaşlarıyla aralarındaki ücret ve çalışma koşullarındaki eşitsizliğe karşı grev devam ediyor
Haber: Müzeyyen Yüce
GAZETE PENCERE - İstanbul'un tarihi eğitim kurumlarından Özel İtalyan Lisesi'nde, Tez Koop-İş Sendikası üyesi 14 öğretmen 2 Şubat’tan bu yana grevde. Okulun bahçe kapısı girişinde grev önlükleriyle mücadelelerini sürdüren öğretmenler, haklarını alana kadar grevi devam ettirme kararlığında. Zaman zaman öğrenciler de grevdeki öğretmenlerini ziyaret ederek sohbet ederken, grev yazısını görerek direniş çadırına gelen yurttaşlar ise bilgi alarak, destek mesajlarını paylaşıyor. Öğretmenler, bir yandan da grev çadırında çalışmalarını sürdürüyor.
3 YILDIR ZAM YAPILMADI
Peki, öğretmenler neden grevde? 2020’den bu yana maaşlarının reel olarak gerilediğini, üç yıldır zam almadan çalıştıklarını, ders yüklerinin arttığını ifade eden öğretmenler, işvenle son yapılan müzakerede hukuki bağlayıcılığı olmayan, toplu iş sözleşmesi niteliği taşımayan ve niyet mektubundan öteye geçmeyen bir metnin kendilerine dayatıldığını söyledi.
Öğretmenlerle grevi, işverenle müzakerede gelinen son noktayı ve sürdürdükleri direnişi konuştuk...
'GREVE ÇIKMAK ZORUNLULUKTU'
Özel İtalyan Lisesi’nde Beden Eğitimi öğretmeni olarak çalışan Türkiye doğumlu çifte vatandaş Armando Cosentino ile Türk statasünde sözleşme yapılmış. İçinde bulundukları koşullar nedeniyle grevin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguluyor. “Yıllardır dile getirdiğimiz talepler karşılanmadığı için sendikal mücadelemizi grevle sürdürüyoruz” diyen Cosentino, “Öğrencilerimiz içerideyken bu kararı almak vicdanen çok zordu. Son ana kadar greve çıkmadan çözüm aradık ama bu bir zorunluluk haline geldi. Grev kararının iki temel nedeni var: Birincisi, son yıllarda hayat pahalılığı katlanarak artarken öğretmenlere hiç zam yapılmaması ve ciddi gelir kaybı yaşanması. İkincisi ise İtalyan öğretmenlerle Türkiye’de sözleşmeli çalışan öğretmenler arasındaki ücret ve özlük hakları eşitsizliği. Tüm görüşmelerde ‘ya kabul edin ya da gidin’ yaklaşımıyla karşılaştık. Masaya birkaç kez oturuldu ancak henüz anlaşma sağlanamadı. Bir an önce adil bir sözleşmenin imzalanmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.
'İTALYAN VE TÜRK ÖĞRETMENLER ARASINDA UÇURUM VAR'
Öğretmen Sabri Ergül de grevdeki öğretmenden. İtalyan meslektaşları ile aralarındaki ücret ve özlük hakları eşitsizliğinin bir uçuruma dönüştüğünü ifade eden Ergül, okulda yaşanan adaletsizlikleri şöyle özetledi:
“Greve ilk çıktığımızda ‘şımarık beyaz yakalılar’ olarak lanse edildik. Oysa gerçek çok farklı. İtalyan öğretmenlerin maaşları bizden fazla. Ayrıca 2-3 bin Euro da İtalya’dan maaşları var. Cihangir’de ücretsiz evlerde kalıyor, eş ve çocuk desteği alıyorlar. Üstelik haftada 18-19 saat derse girerken biz 27-28 saat derse giriyoruz. Tüm nöbetleri biz tutuyoruz. Onlar izinli olduğunda derslerine de biz ücretsiz giriyoruz. Aramızda ciddi bir uçurum var. Türkiye şartlarında yoksulluk sınırı altında bir maaşla çalışıyorsun. Şu an ben Milli Eğitim'e bağlı çalışsaydım mevcut maaşımın bir buçuk katı daha fazla maaş alacaktım. Üç yıldır zamsız çalışıyoruz. Burada bir sömürü var. Bu sömürü engellenebilirdi, haklarımız verilebilirdi. Bu sorunun kaynağı tabi ki okul yönetimi.”
'VELİLERE BASKI YAPILIYOR'
Okul yönetiminin kendilerini kamuoyunda “öğrencilerin eğitim hakkını engelleyen taraf” olarak göstermeye çalıştığını belirten Ergül, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de okula ikame öğretmen görevlendirerek, grev kırıcılığı yaptığını belirtti. Mağdur olmalarına rağmen suçlu gibi lanse edildiklerini ifade eden Ergül, üç yıldır zam almadıklarını vurgulayarak, “Bu açık bir sömürü” dedi.
Ergül ayrıca, “Grevci öğretmenleri desteklerseniz, çocuklarınız İtalya’da okumak isterse vize verilmez” yönünde söylemlerle velilerin etkilenmeye çalışıldığını iddia etti.
Tüm bu koşullara rağmen direnişlerini sürdürdüklerini dile getiren Ergül, öğretmenlerin soğuk ve yağmura rağmen gün boyu grev alanında beklediğini belirterek, “Haklarımız verilene kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.
“SUSMADIĞIMIZ İÇİN İÇİM RAHAT”
2019’dan bu yana İngilizce öğretmenliği yapan Şebnem İtil ise greve çıkma gerekçelerini şöyle anlattı:
“Bugün grevde olmamızın nedeni, taleplerimizin ‘beğenmiyorsanız başka yere gidin’ üslubuyla sürekli reddedilmesi. Şaşkınım, üzgünüm, sinirliyim. Haklarımız savunulmuyor, taleplerimiz duyulmuyor. Bu grev istediğimiz gibi bitmese bile sözümüzü söyledik. Bir daha içeriye giremezsek bile susmadığımız için içim rahat. Türkiye’de özel sektörde çok daha kötü şartlarda çalışan öğretmenler var. Sendikalaşmaktan korkuyorlar ama zaten kötü bir durumdayız; daha kötüsü yok, daha iyisi her zaman mümkün.”
'AYNI SORUNLARI YAŞAYAN TÜM ÖĞRETMENLERİN MÜCADELESİ'
Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Başak Baysallı, öğrencilerinden ayrı kaldıkları için üzgün olduklarını, ancak onların karşısına daha mutlu, daha onurlu öğretmenler olarak çıkmak için grevde gittiklerini söyledi. “Hiçbir öğrencimin, 'Başak hoca sınıfta haktan, hukuktan, eşitlikten bahseden romanlar, metinler işlerken, haksızlık karşısında duramadı' demesini istemem. Biz aslında öğrencilerimizin karşısında adaleti savunan, onurlu insanlar olarak yeniden çıkabilmek için greve çıktık” diyen Baysallı, umudunu koruyor:
"Zorlukları büyük ölçüde aştık. Artık öğrencilerimize kavuşmak için tek bir engel kaldı. O da Türkiye’nin hukuk sistemine uygun bir sözleşmenin imzalanması. Bu mücadele sadece İtalyan Lisesi’ndeki 14 öğretmenin mücadelesi değil. Türkiye’nin birçok yerinde özel sektörde çalışan öğretmenlerimiz var. Onların sorunlarıyla dertlerimiz aynı. Biz baskıdan, korkudan sesini çıkaramayan arkadaşlarımızın sesi de olmaya çalışıyoruz. Bu okulda bir şeyler değişirse ülkedeki başka okullarda da bazı şeyler değişebilir umudunu vermek için de mücadele ediyoruz."
Kaynak:Haber Merkezi