İBB Davası'nda 47. gün
İBB Davası'nın ilk duruşması görülmeye devam ediyor. Medya A.Ş.'nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman savunmasını tamamladıktan sonra Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker savunmasına başladı.
GAZETE PENCERE - İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik davanın ilk duruşmasının 47. oturumu başladı.
Tutuklanıp görevden uzaklaştırılan İBB Başkan ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında olduğu 68’i tutuklu 414 sanığın yargılandığı dava, Silivri'deki Marmara Cezaevi'nde görülüyor.
Medya A.Ş.'nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman ve avukatlarının savunmasının ardından Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in savunmasına geçildi.
Duruşmada bugün yaşananalar şöyle:
17.40 | "SAVCI 'BU KAFAYLA ÇOCUKLARINI GÖREMEYECEKSİN' DEDİ"
Tutuklandıktan bir gün sonra savcıyla SEGBİS'le üzerinden görüştüğünü belirten Fatoş Pınar Türker, savcının kendisine "İfade verip çocuklarına gideceksin" dediğini anlattı ve şunları söyledi:
"Avukatıma danışayım dedim. 'Sen bu kafayla bir daha çocuklarını göremeyeceksin. Sen bekarsın, çocukların reşit değiller, velayetleri de sende. Çocuklarını sosyal hizmetler alır' dedi."
"Ben Medya A.Ş. Genel Müdürü olarak yargılanmaktan hiç korkmuyorum. Varsa bir hatamız çıksın ortaya. Siz burada Pınar Türker'i yargılayın. Anne olarak çocuklarıma yazık günah değil mi? Benim kızım mezun oldu ben göremedim" diyen Türker, "Keşke idam cezası olsa, kalem kırılsa, bitse bu iş. Sayın hakim, ev hapsi verin, çocuklarımla el ele oturmak istiyorum" ifadelerini kullandı.
Türker'in savunmasının ardından mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.
17.20 | "OPERASYONDAN BİR GÜN ÖNCE İFADE İÇİN DİLEKÇE VERDİM AMA KABUL EDİLMEDİ"
2021 öncesinde ne Murat Ongun'u ne de Ekrem İmamoğlu'nu tanıdığını belirten Fatoş Pınar Türker, 19 Mart'tan bir gün önce savcılığa 3 kez dilekçe vererek ifade başvurusu yaptığını ancak talebinin kabul edilmediğini belirtti.
Gözaltı için eve gelen polislerden birinin kızlarıyla birlikte ağladığını bir başka polisin ise annesine haber verdiğini anlatan Türker, gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü emniyet müdürlüğünde iç çamaşırına kadar çıkarttırıldığını ifade etti.
17.00 | TÜRKER: VEHBİ KOÇ VAKFI KOÇ OKULU'NA GÖNDERDİĞİM PARA AĞABEYİME YAPILMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİ
Ağabeyinin adının Vehbi olduğunu, kızlarının Vehbi Koç Vakfı Koç Okulu'nda okuduğunu ve oraya 2 milyon lira gönderdiğini söyleyen Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, iddianamede bu transferin ağabeyine yapılmış gibi gösterildiğini ifade etti.
16.45 | "HAKKIMI HELAL ETMİYORUM"
Dosyada Medya A.Ş. ihale uzmanı Mehmet Taşçı’nın etkin pişmanlık ifadesi olduğunu belirten Fatoş Pınar Türker, "Kendisi Düzce’ye bana avukat gönderdi. Etkin pişmanlık ifadesi verdiğini ve helallik istediğini söyledi. Hakkımı helal etmiyorum" dedi.
Hakkında düzenlenen MASAK raporunda suça konu bulgu, para alışverişi ve açıklanamayan zenginleşme tespiti olmadığını ifade eden Türker, "Böyle MASAK raporu vallahi olmaz, billahi olmaz. MASAK'a hakaret. Taşınmazlarımı 2014-2016 yılları arasında aldım. Medya A.Ş.'deyken bir şey almadım" ifadelerini kullandı.
16.05 | "MUHAMMEN BEDEL HESAPLARINA BENİM YA DA MEDYA A.Ş. ÇALIŞANLARININ DAHLİ OLAMAZ"
Fatoş Pınar Türker, mahkeme başkanının sorularının ardından savunmasına devam etti.
Türker, "İBB tarafından yapılan muhammen bedel hesaplarına benim ya da Medya A.Ş. çalışanlarının dahli olamaz. Bu nedenle ihaleye fesat ve nitelikli dolandırıcılık suçlamasından beraatime karar verilmesini istiyorum" dedi.
Dolandırıcılık suçundan yargılandığını ve genel geçer ifadelerle suçlandığını belirten Türker, savcılığın iddianamede Medya A.Ş.'nin kanunlara uygun davrandığını söylediğini ifade etti.
Murat Ongun hakkındaki "Reklam İst şirketine ortak" iddiasına da değinen Türker, "Çalıştığım sürece böyle bir şeyi duymadım. Bile isteye hukuksuz bir durum içinde olmadık" diye konuştu..
15.40 | "KİMSE BANA KANUNSUZ İŞ YAPTIRAMAZ"
"Kimsenin bana kanunsuz, talimatla bir iş yaptırması mümkün değildir" diyen Fatoş Pınar Türker, örgüt iddiasını ve bir örgüte üye olduğu suçlamasını kabul etmediğini belirtti.
Türker'in savunmasının ardından sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı, Türker'e gelen bir mesajda yer alan "Emrah'ı aradım" ifadesine değindi ve "Emrah Bağdatlı'yı mı kastediyor?" diye sordu.
Türker, "Doğru, Emrah Bağdatlı. Murat Ongun'un danışmanıdır ve prodüksiyon geçmişi olduğu için zaman zaman firma önerdiği olmuştur" yanıtını verdi.
15.30 | "KASASININ BOŞALTILDIĞI İDDİASI VAR AMA ŞİRKET ZARARDA VE BORÇ BATAĞINDA DEĞİL"
İşe başlama sürecini anlatan Fatoş Pınar Türker, 2021 yılının başında İBB İnsan Kaynakları'ndan bir telefon aldığını ve Murat Ongun'un kendisiyle tanışmak istediğini, daha sonra anlaştıklarını ve göreve başladığını ifade etti.
Türker, 2021 itibariyle Medya A.Ş.'nin cirosunu ikiye katlayan bir şirket haline geldiğini belirtti ve "İddianamede Medya A.Ş.'nin kasasının boşaltıldığına dair soyut bir iddia var. Şirket zararda ve borç batağında olmadığına göre bunu neye dayanarak yazdılar bilmiyorum" dedi.
15.20 | "RÜŞVET ALMAKTAN TUTUKLANDIM AMA İDDİANAMEDE YOK"
Aranın sonrasında Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker savunmasına başladı.
"Hayatım boyunca yasalara uygun yaşadım. Ne bir örgüte üye oldum ne de dolandırıcılık yaptım" diyen Türker; Yapı Kredi, Petrol Ofisi ve HSBC gibi kurumlarda üst düzey görevlerde bulunduğunu, öğretim görevlisi olarak da üniversitelerde ders verdiğini anlattı.
Türker, "Vatan Emniyet’e girdiğimde ‘ben buradan çıkamam’ diye düşündüm, ‘ölürüm’ diye düşündüm, korkunç bir yerdi çünkü, cezaevi oradan iyidir" dedi.
"Rüşvet almak" suçlamasıyla tutuklandığını hatırlatan Türker, ancak iddianamede tarafına böyle bir suçlama yapılmadığını belirtti.
13.40 | EKREM İMAMOĞLU'NDAN JANDARMAYA TEPKİ
Mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. Duruşma salonu boşaltılırken, Ekrem İmamoğlu itildiği için jandarmaya tepki gösterdi.
İmamoğlu, görevli albaya seslenerek, "Beni arkadan kontrolsüz bir şekilde ittiler" dedi.
KONUŞMA ŞÖYLE:
Ekrem İmamoğlu: Tam yol ileri…
(Cumhurbaşkanı İmamoğlu tezahüratları…)
Ekrem İmamoğlu: Sen mi ittin beni az önce? Sen mi ittin beni az önce? Merdivenden aşağı sen mi ittin beni? Sen mi ittin, sen mi ittin? Terbiyesiz. Sen mi ittin az önce? Komutan; ben merdivenden aşağı düşecektim, beni kim itti az önce? Araba bozuk derken de yalan konuştunuz. Şimdi de aynı şeyi yapıyorsunuz. Beni kim itti arkadan? Beni kim itti arkadan? Bir daha yapmayın. Hakkınızda suç duyurusunda bulunurum. Benim konuşmama engel olamazsınız.
Jandarma: Burası konuşacak yer değil.
Ekrem İmamoğlu: Burası konuşacak yer. Sen görmediysen aktarıyoruz sana komutan bey. Aktarıyorum size. Beni, arkadan kontrolsüz bir şekilde ittiler. Ben size aktarıyorum.
Avukatlar: Biz de gördük evet.
13.30 | "MASAK RAPORUNA ULAŞAMADIK"
Suçlamaları reddeden Atayman'ın avukatı Mehmet Ümit Erdem, "Tarafımıza verilen belgelerde ve UYAP'ta MASAK raporuna ulaşamadık. İddianamede gerçekten uzak yorumlar görüyoruz. Müvekkilimin para akışının hayatın olağan akışına uygun olduğu açıkça görülmektedir" dedi.
Atayman'ın 15 aydır sıkıntılı bir süreç yaşadığını, Afyonkarahisar'a sevki sırasında işkence gördüğü için suç duyurusunda bulunduklarını belirten Erdem, 22 Mayıs'ta bu şikayetle ilgili kovuşturmaya yer yok kararı verildiğini ifade etti.
Erdem, "15 aydır süren haksız tutukluluğun sonlandırılarak tahliyesini talep ediyoruz" dedi.
12.45 | "CEZAEVİNDE ÇIPLAK ARAMAYA MARUZ KALDI"
Avukat Faik Eren Kaptan, müvekkili Elif İpek Atayman'ın suçlandığı rüşvet iddiasına ilişkin de dosyada bir delil olmadığını belirtti.
Atayman'ın tutuklu olduğu Afyonkarahisar'daki cezaevinde yerde yattığını, çıplak aramaya maruz kaldığını söyleyen Kaptan, müvekkilinin tahliyesini talep etti.
Kaptan'ın ardından Atayman'ın bir diğer avukatı Mehmet Ümit Erdem'in savunması başladı.
12.20 | "SADECE İTİRAFÇI BEYANIYLA İSPAT OLMAZ"
Etkin pişmanlık ifadelerinin hiçbirinin doğru ve samimi olmadığını kaydeden avukat Faik Eren Kaptan, iddianamede delil olarak sunulanların "ciddiyetsiz" olduğunu belirtti ve Yargıtay'ın sadece itirafçı beyanlarına dayanarak örgüt üyeliğinin ispatlanamayacağına yönelik kararını hatırlattı.
Kaptan, müvekkili hakkında örgüt üyeliği iddiasına yönelik somut bir delil bulunmadığına değinerek tutukluluk kararını eleştirdi.
12.05 | KAPTAN: BİR AVUKAT TEKRAR İFADE VERİRSE HAPİSTEN ÇIKABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ
Ekrem İmamoğlu'nun sözlerinin ardından Elif İpek Atayman'ın avukatı Faik Eren Kaptan'ın savunması başladı.
Müvekkilinin birçok hukuksuzluğa maruz kaldığını, el konulan telefonunun imajının verilmediğini, kendilerine hiç sorulmayan sorulardan cezalandırma talep edildiğini söyleyen Kaptan, "Müvekkilimi cezaevinde bir avukat ziyaret etti. Tekrar ifade verirse hapisten çıkabileceğini söyledi" dedi.
"İddianamenin çok özensiz hazırlandığını, acemi bir hukukçunun elinden çıktığını" söyleyen Kaptan, "Bir takım siyasi ifadelere gönderme yapınca böyle hataları görebiliyoruz" ifadelerini kullandı.
"Müvekkilin adının suç isnadı bölümünde kopyala yapıştır şeklinde müvekkille hiç ilgisi olmayan bir şekilde yazıldığını görüyoruz" diyen Kaptan, "İddianamedeki tekrarları çıkardığınızda bu iddianame komik derecede zayıf bir hale gelecektir" şeklinde konuştu.
11.50 | EKREM İMAMOĞLU SÖZ ALDI
Elif İpek Atayman, neden tutuklandığına ilişkin somut bir gerekçe bulamadığını ve iddialar içinde bir tanık beyanına rastlamadığını söyledi. Tahliyesini talep eden Atayman'ın hakim ve savcı sorgusuna geçildi.
Mahkeme başkanının sorgusunun ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, Atayman'a "Kurum dışında bir gündemimiz oldu mu?" diye sordu. Atayman, "Olmadı" yanıtını verdi.
İmamoğlu, "Kadın çalışan konusunda özenli davrandık. Kadın genel müdürler kurum tarihinde ilk kez görev yaptı. Buradaki uygulamanın kadına karşı psikolojik düşmanlık besleyen bir alt yapısı olduğunu düşünüyorum" dedi.
"Bir erkek olarak buradaki kadınlardan özür diliyorum" ifadelerini de kullanan İmamoğlu, mahkeme heyetine seslenerek, "Bu süreci hakkaniyetle sonlandırmanızı diliyorum" şeklinde konuştu.
11.35 | "İFADELERDE ADIM BİLE GEÇMİYOR"
Adının dahi geçmediği ifadelerle rüşvetle ilişkilendirildiğini söyleyen Elif İpek Atayma, "Bu iddia delile dayanmayan bir kurgudan ibarettir. Davada itirafçı sıfatında beyanda bulunan kimse benim adımı anmıyor" dedi.
11.20 | ATAYMAN: HAKİMLER BENİ DİNLEMEDEN TUTUKLULUK KARARI VERDİ
Duruşmada, savunması için söz alan Medya A.Ş.’nin eski genel müdürü Elif İpek Atayman, 15 aylık tutukluluk sürecinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunma yaptığı hakimlerin bir kısmının kendisini dinlemediğini belirtti.
Atayman, "Hakkımdaki somut suçlama ve delillerin ne olduğu yönündeki sorularım, tarafıma soru sorulması taleplerim cevapsız kaldı. Söylediklerimin bir kısmı da kısaca tutanağa yansıttıktan hemen sonra tutukluluğun devamına karar verip bağlantıyı kesti. Hakkımdaki suçlamaları bilmeden, anlamadan ömrümün 15 ayını çok zor bir şekilde geçirdim" dedi.
Afyonkarahisar'da tutuklu olduğu söyleyen Atayman, "İlk tutuklandığımda Silivri’de hücrede kaldım. Bayram arifesinde Afyon’a götürdüler. Bu yolculuk 8 saat, ellerim kelepçeli bir halde kafes gibi bir kabinde sürdü. Cezaevine ulaştığımda bileklerim morarmıştı. Yaptığım suç duyurusundan da herhangi bir sonuç çıkmadı" diye konuştu.
"Hiçbir bağlantım olmayan Afyon’daki cezaevinde oğlumdan, annemden, babamdan uzakta, avukatlarımla oldukça sınırlı iletişim kurarak bu günlere geldim" diyen Atayman, "Bu dosyanın en uzağa sürülen sanığı oldum"
Kaynak:Haber Merkezi