İran'daki savaş turizmi vurdu: Rezervasyonlar iptal ediliyor
İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından Van'a gelen İranlı turist sayısı hızla düştü. Restoranlar boşaldı, otellerde doluluk yok, rezervasyonlar iptal oldu. Kent ekonomisi, sınırın öte yakasında yaşanan çatışmaların faturasını ağır ödüyor.
Murat Barım
GAZETE PENCERE - Bir zamanlar öğle ve akşam saatlerinde yer bulmanın zor olduğu restoranlar, tam kapasite çalışan oteller ve alışveriş için Van sokakları arını dolduran İranlı turistler...
Bugün ise aynı caddelerde sessizlik hakim. İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından sınırın öte yakasında büyüyen belirsizlik, yıllardır İranlı ziyaretçilerin omuzlarında yükselen Van turizmini durma noktasına getirdi. Esnaf kepenk açıyor ama müşteri bekliyor, oteller ise doluluk yerine iptal edilen rezervasyonları konuşuyor.
Van ekonomisinin en önemli gelir kaynaklarından biri olan İranlı turistlerin sayısı son aylarda hızla azalırken, otellerde geçtiğimiz yılın aynı döneminde yüzde doksanlarda olan doluluk oranları yüzde otuzlara gerilemiş durumda. Turizmciler, yalnızca savaşın yarattığı güvenlik kaygısının değil, İran'da derinleşen ekonomik krizin ve alım gücündeki düşüşün de ziyaretçi sayısını ciddi biçimde etkilediğini belirtiyor. Bölge temsilcilerine göre yaşanan kayıp, turizm sektörünün ötesinde Van ekonomisinin tamamına yansıyor.
Van'da yöresel yemekler sunan bir restoranın sahibi Ercan Şen, İranlı turistlerin yıllardır işletmelerinin en önemli müşteri kitlesini oluşturduğunu söyledi. Savaş öncesinde öğle ve akşam saatlerinde restoranlarında yer bulmanın neredeyse imkansız olduğunu belirten Şen, çatışmaların başlamasının ardından müşteri sayısında yaklaşık yüzde 70 oranında düşüş yaşandığını ifade etti. İranlı turistlere daha iyi hizmet verebilmek için Farsça ve İngilizce bilen personel istihdam ettiklerini anlatan Şen, yaşanan durgunluk nedeniyle personel ihtiyacının da azaldığını söyledi. Van ekonomisinin büyük ölçüde İranlı turistlere bağlı olduğunu vurgulayan Şen, "Ekonomik kayıpların yanı sıra kültürel anlamda da büyük bir eksiklik yaşıyoruz. Yöresel yemeklerimizi ve kültürel değerlerimizi turistlere tanıtmak bizim için önemliydi. Şimdi ise daha çok yerli turistlerle ayakta kalmaya çalışıyoruz" dedi.
Şen'in anlattıkları, Van'daki birçok işletmenin ortak hikayesi. Kentte son yıllarda yapılan turizm yatırımlarının önemli bölümü, İran'dan gelen ziyaretçilerin oluşturduğu hareketliliğe göre şekillendi. Ancak İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından yaşanan belirsizlik, bu yatırımların en yoğun gelir elde ettiği dönemi de sekteye uğrattı.
Otel işletmecisi Ruşen Güneş, Van turizminin yaşadığı kaybın rakamlarla anlatılamayacak kadar büyük olduğunu söyledi. Kentte yaklaşık 10-12 yıl önce 5 bin civarında olan yatak kapasitesinin İranlı turistlerin yoğun ilgisiyle 25 bine ulaştığını belirten Güneş, yapılan yatırımların büyük bölümünün İran pazarına yönelik olduğunu ifade etti.
"Savaşın gölgesinde en önemli dönemlerimizden biri olan Nevruz'u neredeyse boş geçirdik. Yaz sezonu için aldığımız rezervasyonların büyük bölümü de iptal edildi." diyen Güneş, resmi giriş-çıkış rakamlarının da tabloyu tam olarak yansıtmadığını savundu.
Kapıköy Sınır Kapısı'ndan giriş yapan herkesin turist olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Güneş, sınırı geçen birçok kişinin Van'da konaklamadan transit olarak yoluna devam ettiğini söyledi. "Gerçek anlamda otellerde konaklayan turist sayısında yüzde 80 ila 85 arasında kayıp var. Bunun etkisini yalnızca oteller değil, lokantalar, kafeler, alışveriş merkezleri ve bütün kent ekonomisi hissediyor." dedi.
OTELLERDE DOLULUK ORANI YÜZDE 30’U GEÇEMİYOR
Van Otelciler ve Turizmciler Derneği (VANOTED) Başkanı Çetin Demirhan, kentte turizm sektörünün savaş öncesinde de gerileme yaşadığını, çatışmaların başlamasıyla birlikte durumun daha da ağırlaştığını söyledi.
Demirhan, geçen yıl haziran ayında başlayan savaş sürecinin ardından İranlı turist hareketliliğinin büyük ölçüde azaldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Daha önce de turizm olarak Van’da büyük bir gerileme vardı. İranlı misafirlerimizden dolayı yaşanan hareketlilik savaş sonrası tamamen durma noktasına geldi. Şu an sezon içerisindeyiz ancak otel doluluk oranları yüzde 30’u geçmiyor. Sadece 4-5 gün önce 2-3 günlük bir yoğunluk yaşandı. Onun dışında yaklaşık bir yıldır herhangi bir yoğunluk yok.”
Rezervasyon taleplerinin de yok denecek kadar azaldığını belirten Demirhan, İran’daki ekonomik sorunların ve insanların yaşadığı tedirginliğin turizmi olumsuz etkilediğini ifade etti.
“İRANLILARIN ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ, VAN PAHALI GELMEYE BAŞLADI”
İran ekonomisindeki gelişmelerin ziyaretçi sayısını doğrudan etkilediğini dile getiren Demirhan, şunları söyledi:
“Savaştan sonra İran ekonomisi sarsıldı. Paraları değer kaybetti, devalüasyon oldu. Türk lirası karşısında İran para birimi 4 birimi gördü. Alım gücü düştüğü için burası pahalı gelmeye başladı. İnsanlar da tedirgin olduğu için seyahat edip para harcama noktasında değiller. Çünkü yarın ne olacağını bilmiyorlar.”
Van ekonomisinde turizmin çok önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Demirhan, sektörün yalnızca otelcileri değil, kentteki çok sayıda esnaf grubunu etkilediğini söyledi.
“Van’ın geçim kaynağı sadece hayvancılık ve tarım değil, asıl geçim kaynağı turizmdir. Turizm sadece birkaç işletmenin faydalandığı bir alan değil. Lokantası, konfeksiyonu, ulaşımı ve birçok esnaf kalemi bundan yararlanıyor. Bu nedenle bütün esnaf ekonomik olarak zor durumda.”
Demirhan, yaşanan süreçten Türkiye’de ekonomik anlamda en fazla etkilenen şehirlerden birinin Van olduğunu belirterek, “Bu savaşta Türkiye’de en çok etkilenen ekonomik anlamda Van’dır diyebilirim.” dedi.

“VAN EKONOMİSİ HİZMET SEKTÖRÜNE DAYANIYOR”
Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Fevzi Çeliktaş ise İran ile olan sınır komşuluğunun ekonomik açıdan büyük fırsatlar barındırdığını ancak mevcut şartlarda bu avantajların kullanılamadığını söyledi.
Türkiye ile İran arasında 525 kilometrelik sınır bulunduğunu, bunun yaklaşık 300 kilometresinin Van’a bağlı olduğunu hatırlatan Çeliktaş, şu değerlendirmeyi yaptı:
“80 milyonluk nüfusu olan, petrol ve türevleri bakımından dünya devi bir komşumuz var. Bu komşuluğun avantajlarını yaşamak isterdik ama şu an dezavantajlarını görüyoruz.”
İran’ın yaklaşık 40 yıldır ambargo altında olduğunu belirten Çeliktaş, iki ülke arasındaki ticaretin istenilen seviyeye ulaşamadığını ifade etti.
“Avrupa ve Amerika ile yaşanan sorunlar nedeniyle ticaret istediğimiz seviyede değil. Bankacılık işlemleri yok, para transferi sıkıntılı. Komşuluğun gerektirdiği ekonomik iş birliğini kuramadık.”
Van ekonomisinin yüzde 63’ünün hizmet sektörüne dayandığını belirten Çeliktaş, savaşın bu yapıyı doğrudan etkilediğini söyledi.
Çeliktaş, “Şu an mecburi olmadıkça İranlılar gelmiyor. Kendi ülkelerinde savaş var, tedirginler. Esnafımızın morali düşük. Çünkü Van yüzde 63 oranında hizmet sektörüyle ayakta duruyor ve bu da büyük ölçüde İran turizmine bağlı” dedi.
İran ile Van arasındaki ticaret hacminin mevcut potansiyelin çok altında kaldığını da ifade eden Çeliktaş, yıllık ticaret hacminin 20-30 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirtti.
Bu rakamın en az 1 milyar dolar seviyesine çıkması gerektiğini söyleyen Çeliktaş, “Onlar sanayide zayıf, bizim sanayi ürünleri ihraç etmemiz lazım. Onlardan petrol ve türevlerini almamız gerekir. Ancak mevcut şartlar buna izin vermiyor.” ifadelerini kullandı.
“KOMŞULAR DEĞİŞTİRİLEMEZ, BARIŞ ŞART”
Bölgedeki istikrarın ekonomik ilişkiler açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Çeliktaş, Türkiye’nin barış için daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye ile İran arasında 420 yılı aşkın süredir ciddi bir çatışma yaşanmadığını hatırlatan Çeliktaş, şöyle konuştu:
“Amerika 10 bin kilometre öteden gelir gider ama biz yine komşumuzla baş başa kalacağız. Devletler arasındaki komşuluk değiştirilemez. Türkiye barışta öncü rol üstlenmeli. Bir an önce ateşkes sağlanmalı. Siviller zarar görmemeli.”
“SAVAŞLARIN KAYBEDENİ HALK VE EKONOMİLER OLUYOR”
Van Turizm ve Kültür Derneği (VANTUDER) Başkanı Murat Beyaz da çatışmalardan en fazla etkilenen şehirlerin başında Van’ın geldiğini söyledi.
Beyaz, sınır kenti olmanın oluşturduğu algının turizmi olumsuz etkilediğini belirterek, insanların Van’a gelmeden önce güvenlik endişesi yaşadığını ifade etti.
“Çevre ülkeler içerisinde değerlendirdiğimizde en çok etkilenen yerlerin başında Van geliyor. Savaş bize uzak bir noktada gerçekleşiyor olsa bile insanların zihninde Hakkari’de, Van’da bir güvenlik kaygısı varmış gibi bir algı oluşabiliyor.”
Turistlerin kentle ilgili güvenlik soruları sormaya başladığını dile getiren Beyaz, “Biz burada yaşayan insanlar olarak bir sıkıntı olmadığını biliyoruz ama bizim dışımızdaki insanlar bölgemizi güvensiz olarak algılamaya başladı.” dedi.
İRAN PAZARI VAN TURİZMİNİN EN BÜYÜK GÜCÜ
İran pazarının Van turizmi için kritik öneme sahip olduğunu belirten Beyaz, savaş nedeniyle özellikle Nevruz döneminin ve sonrasındaki hareketliliğin kaybedildiğini söyledi.
Beyaz, “Yaz döneminde en büyük pastamız İran pazarı. Biraz hareketlenmeye başlamıştı ancak yeniden yaşanan gerginlik ve çatışmalar turizmi etkiledi.” ifadelerini kullandı.
Savaşların yalnızca ekonomik değil, insani sonuçları da olduğunu vurgulayan Beyaz, “Savaşların kazananı yoktur. Kaybedenleri çok olur. Gariban halk olur, çocuklar olur, kadınlar olur, yaşlılar olur ve sonrasında ekonomiler olur.” diye konuştu.
“TURİZM BARIŞ İSTER”
Van ekonomisinin güçlü bir yapıya sahip olmadığını ve günlük hareketlilikle ayakta kaldığını belirten Beyaz, İranlı turistlerin kent ekonomisi için hayati önem taşıdığını söyledi.
“Bizim ekonomimiz çok güçlü bir ekonomi değil. Günü birlik dönen bir ekonomiye sahibiz. Özellikle yaz dönemlerinde İranlı turistle dönen bir ekonomimiz var.”
Sınır ticaretiyle geçimini sağlayan vatandaşların da süreçten etkilendiğini belirten Beyaz, çatışmaların sona ermesi çağrısında bulundu. “Turizm asla gerginlik istemez. Turizm barış ister, ferahlık ister, refah ister. Gerginliğin olduğu bir yerde turizm yapmak ve turist beklemek çok zordur. Temennimiz bütün çatışmaların bir an önce sona ermesidir.” dedi.
Kaynak:Haber Merkezi