Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ndan yeni rapor: Nisan ayında 26 kadın öldürüldü
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Nisan ayında 26 kadının öldürüldüğünü, 23 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu açıkladı.
GAZETE PENCERE - Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu her ay kadın cinayetlerine yönelik rapor yayımlıyor. Nisan 2026 raporuna göre, Nisan ayında 26 kadının öldürüldüğünü, 23 kadının ise şüpheli şekilde ölü bulunduğunu açıkladı.
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun raporuna cinayetlere ilişkin şu bilgiler yer aldı:
Öldürülen 26 kadından 4’ü ekonomik bahanelerle, 1’i barışmayı kabul etmemesi bahanesiyle, 1’i bebeğini aldırmadığı bahanesiyle öldürüldü. 20’sinin hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.
20 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilememesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin görünmez kılınmasının bir sonucudur. Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor.
Kadınlar en çok evli olduğu erkekler tarafından öldürüldü.
Nisan ayında öldürülen 26 kadından 10’u evli olduğu erkek, 2’si eskiden evli olduğu erkek, 2’si birlikte olduğu erkek, 1’i babası, 1’i akrabası, 1’i oğlu ve 1’i tanıdığı tarafından öldürüldü. 6 kadının öldüren kişi ile yakınlığı tespit edilemedi. Bu ay kadınların %38’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.
KADINLAR EN ÇOK EVLERİNDE ÖLDÜRÜLDÜ
Kadınların 18’i evinde, 2’si sokakta, 1’i otelde, 1’i arabada, 1’i su kenarında ve 1’i boş arazide öldürüldü. 2 kadının öldürüldüğü yer tespit edilemedi. Bu ay öldürülen kadınların %69’u evlerinde öldürüldü.
KADINLAR EN ÇOK ATEŞLİ SİLAH İLE ÖLDÜRÜLDÜ
Bu ay öldürülen kadınların 16’sı ateşli silahlarla, 2’si boğularak, 7’si kesici aletlerle, 1’i darp edilerek öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların %62’si ateşli silah ile öldürüldü.
1 Mayıs’ta meydanlardaydık.
Emeğimiz, yaşamlarımız, haklarımız ve özgürlüğümüz için alanlardaydık. Kadınların görünmeyen emeğini, güvencesiz çalışmayı, düşük ücretleri, yoksulluğu, şiddeti ve eşitsizliği kabul etmediğimizi bir kez daha haykırdık.
Evde, işte, okulda, sokakta ve yaşamın her alanında bize dayatılan sömürüye, baskıya ve güvencesizliğe karşı yan yana geldik. Çünkü biliyoruz: Kadınların emeği de hayatı da değersizleştirilemez.
Bu 1 Mayıs’ta meydanlarda yalnızca kendi taleplerimizi değil; emeği gasp edilen, hakkı ödenmeyen, yaşamı güvencesizliğe mahkûm edilen tüm işçilerin sesini de taşıdık. Madencilerin direnişi bize bir kez daha gösterdi: İşçinin alın teri pazarlık konusu yapılamaz. Doruk Madencilik işçileri, aylarca ödenmeyen hakları için Eskişehir’den Ankara’ya yürüyerek yalnızca kendi alacaklarını değil, emeği gasp edilen tüm işçilerin sesini taşıdı. Bu direniş; patronların keyfiliğine, işçiyi mahkeme kapılarına mahkûm eden düzene ve sessiz kalanlara karşı örgütlü mücadelenin gücünü gösterdi. Yetki kâğıtta değil, işçinin iradesinde ve dayanışmanın gücündedir.
Biz de 1 Mayıs’ta aynı iradeyle meydanlardaydık. Kadınların, işçilerin, gençlerin, emeklilerin ve tüm ezilenlerin eşit, özgür ve güvenceli bir yaşam mücadelesi ortaktır. Haklarımızı da hayatlarımızı da ancak dayanışmayla, yan yana durarak ve örgütlü mücadelemizle savunabiliriz.
Madenciler kazandı; çünkü direndi.
Biz de kazanacağız; çünkü susmuyoruz, vazgeçmiyoruz, örgütleniyoruz. Emeğimiz, hakkımız, yaşamlarımız ve geleceğimiz için yaşasın 1 Mayıs.
Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz.
GÜLİSTAN DOKU 6 YILDIR NEREDE?
Biz bu gecikmeyi “adalet işliyor” diye okumuyoruz. Tam tersine soruyoruz: Bu soruşturma yıllarca neden yapılmadı? Deliller zamanında neden toplanmadı? Kamera kayıtları neden korunmadı? Şüpheliler neden baştan itibaren etkili biçimde soruşturulmadı? Kadınlar ve aileler yıllarca adalet ararken, yetkililer neden suskun kaldı?
Verilerimizde yıllar öncesine ait şüpheli kadın ölümlerinin nadiren aydınlatıldığını görüyoruz. Bu tesadüf değil; etkin soruşturma yürütülmeyen her dosyada karanlık büyüyor, deliller kayboluyor, failler korunuyor, cezasızlık derinleşiyor. Kadınlar öldürüldüğünde ya da kaybolduğunda ilk andan itibaren bütünlüklü, bağımsız ve etkin soruşturma yürütülmediğinde hakikat de adalet de bilerek geciktiriliyor.
Şüpheli kadın ölümleri karanlıkta kalmıyor; karanlıkta bırakılıyor. Biz de tam bu yüzden sormaya devam ediyoruz: Gülistan’a ne oldu? Delilleri kim kararttı? Kimler görevini yapmadı? Kimler korundu? Kadınların hayatı dosya raflarında bekletilemez. Gülistan Doku için adalet istiyoruz. Tüm şüpheli kadın ölümleri etkin soruşturmayla aydınlatılsın.
Okullar çocuklar için ölüm, korku ve şiddet alanı olamaz.
Nisan ayında Şanlıurfa’da ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırılar, çocukların ve eğitim emekçilerinin güvenliğinin nasıl ihmal edildiğini bir kez daha gösterdi. Bu saldırıları yalnızca “münferit olay” diyerek geçiştiremeyiz. Çocukların okula giderken öldürülmediği, öğretmenlerin çalışırken hedef alınmadığı, şiddetin normalleştirilmediği bir yaşamı savunmak zorundayız. Çünkü her ihmal, her denetimsizlik, her “sonra bakarız” denilen risk; çocukların yaşam hakkını tehdit ediyor.
Alınması gereken önlemler bellidir: Okullarda yalnızca kapıda güvenlik önlemi değil; şiddeti erken fark eden, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını güçlendiren, riskli durumları izleyen, silaha erişimi engelleyen, okul-aile-kamu kurumları arasında etkin koordinasyon kuran bütünlüklü bir sistem kurulmalıdır. Çocukların güvenliği disiplin sopasına, cezalandırıcı politikalara ya da göstermelik denetimlere bırakılamaz.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş bize bir kez daha gösterdi: Çocukların yaşam hakkını korumayan hiçbir eğitim politikası kabul edilemez. Okullar çocukların korkuyla değil, eşitlik ve güven duygusuyla var olduğu alanlar olmak zorundadır. Okullarda şiddete, ihmale ve denetimsizliğe karşı etkin önlem istiyoruz.
Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 6 yıl geçti. Dosyada ancak şimdi “cinayet” ve “delil karartma” şüphesiyle adımlar atılıyor. Yıllardır sorulan sorular, yıllardır işaret edilen ihmaller, yıllardır karanlıkta bırakılan noktalar bugün soruşturmanın konusu yapılıyor.
NİSAN AYI DAVA GELİŞMELERİ:
2017 yılında Nihat Yıldıztan’ın eskiden evli olduğu Güneş Yıldıztan’ı namus bahanesiyle kendi akrabalarıyla birlikte öldürüp gömdüğü 2024 yılında ortaya çıkmıştı. Güneş’in öldürülmeden önce failden şikayetçi olduğu ve sığınma evine yerleştiği öğrenildi. Yapılan DNA testlerinden ise Güneş’in dört çocuğundan üçünün Nihat Yıldıztan değil, cinayete yardım eden Saim Yıldıztan olduğu ortaya çıktı. Cinayete dair açılan davanın ilk duruşması bu ay görüldü. Sanıklar hakkında "Töre saikiyle kasten öldürme", "Azmettirme" ve "Yardım etme" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Boşandığı eski eşi Ferhat Karakaya tarafından Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde katledilen Meliha Keskin'in Karar duruşması görüldü. Fail Ferhat Karakaya'ya indirim verilmeden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi.
Hukuk dışı olarak İstanbul Sözleşmesi’nin fesih edilmesini Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak; etkili başvurma hakkının ihlali, ayrımcılık hakkının ihlali, adil yargılanma hakkının ihlali, akla getirilecek kısıtlamaların sınırlanmasının ihlali ve demokratik toplum ilkesi ve hukuki güvenliliğini esas alarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdık.
NİSAN AYINDA KADINLAR İLE İLGİLİ NELER OLDU?
Kadın öğrenciler yurtlarda cinsel şiddet, ihmal ve denetimsizlikle baş başa bırakılamaz. İTÜ Ayazağa ve İzmir’de kız yurtlarına izinsiz giren erkeklerin öğrencilere yönelik cinsel şiddeti; Balıkesir KYK’da Merve Kılıç’ın 3. kattan düşerek yaşamını yitirmesi güvenli barınma hakkının sistematik biçimde ihlal edildiğini gösteriyor. Yurtlar kadınlar için korku ve sessizlik alanı değil; güvenli, eşit ve özgür yaşam alanları olmalıdır. Sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülsün. Kadın öğrenciler yalnız değildir.
19 yaşındaki A.I., eğitimine devam etmek ve kendi hayatı hakkında karar vermek istediği için ailesinin baskı ve şiddetine maruz bırakıldı. Dayısının evinde kalırken annesinin eve aldığı baba ve amca tarafından darbedilerek zorla götürüldü. A.I.’nın nerede olduğu, sağlık durumu ve güvenliği derhal açıklanmalı; şiddet failleri hakkında etkin soruşturma yürütülmelidir.
Afganistan’da Taliban rejiminin kadınları kamusal alandan, eğitimden, spordan ve yaşamın her alanından silmeye çalıştığı koşullarda; sürgündeki Afgan kadın futbolcuların resmi uluslararası maçlara çıkabilmesinin önünün açılması yalnızca sportif bir gelişme değildir. Bu karar, kadınların bedenleri, hayatları ve hayalleri üzerindeki yasaklara karşı güçlü bir itirazdır.
Belarus’ta kadın hareketi aktivistlerini, LGBTİQ+’ları ve bağımsız sivil toplumu hedef alan yasal düzenlemeler uluslararası tepki çekti. Kadınların örgütlenme, ifade ve hak savunuculuğu alanlarının daraltılması; feminist mücadelenin yalnızca sokakta değil, hukuk ve sivil toplum alanında da baskılandığını gösteriyor.
Şüpheli kadın ölümleri derhal aydınlatılmalıdır.
Bir süredir raporlarımızda da açıkladığımız gibi, intihar, kaza veya doğal ölüm gibi gösterilen şüpheli kadın ölümleri ve şüpheli bir şekilde ölü bulunan kadın sayısında pandemi süreciyle birlikte çok ciddi bir artış yaşanmaktadır. Şüpheli kadın ölümleri, maalesef kadın cinayetlerinden daha da zorlu olabilmektedir. Kadınların öldürülüp öldürülmediği, gerçekten kaza ile mi öldükleri, kadınların toplumsal cinsiyet temelli öldürülüp öldürülmediği (kadın cinayeti olup olmadığı), intihar edip etmedikleri veya intihara sürüklenip sürüklenmediklerinin açığa çıkarılması gerekmektedir.
Antalya’da 23 yaşındaki P.C. yüksekten düşerek ölmüş olarak bulundu.
Batman’da 22 yaşındaki Nalin Yavuz, evde silahla vurulmuş halde bulundu.
Mersin’de 17 yaşındaki Fatma H. babasına ait ruhsatlı tabancayla vuruldu. Olayın “kaza” olduğu iddia edildi.
Manisa’da 65 yaşındaki Mürşide B. yüzünde darp izledi ve boynuna sarılı bir eşarp ile şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmiş olarak bulundu.
NİSAN AYINDA ÖLDÜRÜLEN 26 KADININ YAŞAM MÜCADELESİ HİKAYELERİ
Çanakkale’de yaşayan 34 yaşındaki 2 çocuk annesi Selver S., evli olduğu Şefik S. tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü.
Ankara’da 19 yaşındaki Şahsenem Zoroğlu, birlikte olduğu 28 yaşındaki Hüseyin Duran tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail aynı silahla intihar etti.
İstanbul’da 3 çocuk annesi 28 yaşındaki Yonca Kölge eskiden evli olduğu Salih B. tarafından bir otel odasında bıçaklanarak öldürüldü. Failin ‘kasten yaralama’ ve ‘hırsızlık’ suçlarından suç kaydı olduğu ve cezaevinden izinli çıktığı öğrenildi.
Ankara’da Remzi Büyükköprü 46 yaşındaki evli olduğu Deniz Büyükköprü ve kızı 16 yaşındaki Irmak Nehir Büyükköprü’yü ateşli silahla vurarak öldürdü. Fail ayrıca diğer kızı S.B.’yi ağır yaraladı. Fail olayın ardından intihar etti.
Adana’da 27 yaşındaki Bahar Aksüt’ün bedeni gölette bulundu. Soruşturmalar sonucunda Bahar Aksüt’ün yedi aylık hamile olduğu ve birlikte olduğu Mustafa Arıkan tarafından bıçaklanarak öldürüldüğü ortaya çıktı. Fail ve cinayete yardım eden iki kişi tutuklandı.
Bursa’da 65 yaşındaki Fatma Ekinci, kızının birlikte olduğu Erdi B. tarafından kesici aletle öldürüldü. Fail, Fatma’nın ziynet eşyalarını çaldı. Fail olayın ardından tutuklandı.
İstanbul’da Ercan Şevgin eskiden evli olduğu 39 yaşındaki Türkan Bildik ve kızı 19 yaşındaki Ceylinnaz Şevgin’i ateşli silahla öldürdü. Fail yakalandı.
İzmir’de 34 yaşındaki Nazlı Yılmaz, bir araç içinde Osman K. tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail olayın ardından intihara kalkıştı.
Kahramanmaraş’ta 32 yaşındaki Fatma Kurt, evli olduğu Mevlüt Kurt tarafından yemek yapmadığı bahanesiyle ateşli silahla vurularak öldürüldü.
Erzurum’da 31 yaşındaki üç çocuk annesi Elif K. evli olduğu İ.K. tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail tutuklandı.
Diyarbakır’da 58 yaşındaki Kerima Ateş evli olduğu Zübeyir Ateş tarafından ateşli silahla öldürüldü. Fail kızı H.A.’yı da yaraladı. Fail gözaltına alındı.
İstanbul’da 59 yaşındaki Ruhan Çalu, Mert Deniz G. tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail tutuklandı.
Gaziantep’te 45 yaşındaki bir çocuk annesi Hatice Kübra Duman, Cumali Ökkeş tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Fail intihar girişiminde bulundu.
Hatay’da 54 yaşındaki Zekiye Zont, akrabaları Ali Z. ve Kenan Z. tarafından boğularak öldürüldü. Failler tutuklandı.
İstanbul’da 66 yaşındaki Medine Kaya, evli olduğu Cemal Kaya tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail tutuklandı.
Samsun’da 59 yaşındaki Ayşe Karademir, oğlu Muhammet Karademir tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldü. Fail olayın ardından etti.
İzmir’de 39 yaşındaki 2 çocuk annesi Nurcan Çubuk evli olduğu Ç.Ç. tarafından ateşli silahla boğazından vurularak öldürüldü.
Afyon’da geçtiğimiz sene şüpheli olarak hayatını kaybeden ve intihar etti denilen 26 yaşındaki Alev Karagöz’ün eskiden evli olduğu erkek tarafından ateşli silahla vurularak öldürüldüğü ortaya çıktı.
Mersin’de yaşayan 2 çocuk annesi Cangül Ç. evli olduğu E.Ç. tarafından bıçaklanarak ve darp edilerek öldürüldü. Fail, ‘canavarca hisle eşe karşı nitelikli kasten öldürme’ ve ‘eşe karşı nitelikli cinsel saldırı’ suçlarıyla tutuklandı.
Çanakkale’de 62 yaşındaki Serpil Özlem Argüden evli olduğu Ferruh Argüden tarafından pompalı tüfekle vurularak öldürüldü. Fail aynı silahla intihar etti.
Muğla’da 25 yaşındaki Serap Yılmaz ve 32 yaşındaki Hatice Yeysikan, Ecevit C. Tarafından bir otelin önünde ateşli silahla vurularak öldürüldü.
Antalya’da iki çocuk annesi Havva Yıldırım, 2011 yılında iple boğulmuş ve ağzı koli bandı ile bağlanmış şekilde bulunmuştu. Soruşturmanın yeniden açılmasıyla fail S. K. tutuklandı.
Ardahan’da 60 yaşındaki Müslümat Özer, kızının evli olduğu G.S. tarafından evinin ahırında darp edilerek öldürüldü. Olay sonrasında kaçan fail Erzurum’da yakalandı.
KADIN CİNAYETLERİ
Selver Sanlı
Şahsenem Zoroğlu
Irmak Nehir Büyükköprü
Deniz Büyükköprü
Yonca Külge
Bahar Aksüt
Nazlı Yılmaz
Fatma Ekinci
Ceylinnaz Şevgin
Türkan Bildik
Fatma Kurt
Elif K.
Kerima Ateş
Ruhan Çalu
Hatice Kübra Duman
Zekiye Zont
Medine Kaya
Ayşe Karademir
Nurcan Çubuk
Alev Karagöz
Cangül Ç.
Serpil Özlem Argüden
Serap Yılmaz
Hatice Yeysikan
Havva Yıldırım
Müslümat Özer
ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ
Mürşide B.
Fatma H.
Hediye Öztürk
Ayşegül Yıldırım
Nalin Yavuz
Hatice Işık
Sultan Öz
Canan E.
Feyza Keskin
Yonca Aslan
Elif Cevahir Şahin
Başak Schlosser
Gülsüm Şerli
Ayşe Saçlı
Emine Aktürk
P.C.
Şefika Acar Avcı
M.Y.
Hayriye Tezer Ulu
Hanife Çetinkaya
İllere göre Nisan ayının kadın cinayetleri verileri ise şöyle:
KADIN CİNAYETLERİ
Adana
1
Afyon
1
Ankara
3
Antalya
1
Ardahan
1
Bursa
1
Çanakkale
2
Diyarbakır
1
Erzurum
1
Gaziantep
1
Hatay
1
İstanbul
5
İzmir
2
Kahramanmaraş
1
Mersin
1
Muğla
2
Samsun
1
ŞÜPHELİ ÖLÜM
Adana
1
Ağrı
1
Antalya
1
Amasya
1
Mersin
1
Batman
2
Burdur
1
Diyarbakır
1
Eskişehir
1
Gaziantep
1
Giresun
1
Isparta
2
İstanbul
1
Kırşehir
1
Manisa
2
Niğde
1
Samsun
1
Şırnak
1
Tokat
1
Tunceli
1
Kaynak:Haber Merkezi