Kemal Kılıçdaroğlu canlı yayında konuştu: 'Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet eder'

Yargının mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı canlı yayında "CHP'nin bölünmesi Erdoğan'ın işine yarar. Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet eder" ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu canlı yayında konuştu: 'Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet eder'

GAZETE PENCERE - Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu TV100 canlı yayınında açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"CHP'nin temel özelliği iç tartışmaların yoğun yaşandığı bir partidir. Zaman zaman ayrılmalar, tartışmalar olmuştur. Partinin kendi içindeki tartışmalarını doğal karşılamak lazım. Yaşanan tartışmalar partinin Türkiye için vazgeçilmezliğini de gösterir. Bizim kurultaylarımız şenlik havasında olur. Bir partinin delegeleri oylarını tesir altında kalmadan kullanmalıdır. CHP'nin bölünmesi Erdoğan'ın işine yarar. Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet eder. Mutlak butlan davasında ifade veren kim, CHP'liler. Bakın bu olay ilk gündeme geldiğinde gündeme getiren kimdi? Muhalefet partileri... Bir tane de yönetici demedi ki partinin kurultayında şaibe olmaz. Bunu diyen kimdi, bendim.

Siz Cumhurbaşkanlığı gibi bir koltuğa oturacaksanız her şeyin hesabını vermelisiniz.Ben yargıç değilim. Ben tümüyle adil bir dava demedim İBB davası hakkında. Tümüyle siyasetten soyutlamak mümkün değil.

Belediye Başkanlarımız henüz yargılanma aşamasında. Ben başından beri tutuksuz yargılanmaları gerektiğini söylüyorum. İddianameleri okuttum, sıradan iddianameler değil o kadar söylüyorum. En büyük arzumuz aklanıp geri dönmeleri. Bu bir siyasi dava değil. Can Atalay, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş siyasi davadır. Onlar düşünceleri yüzünden yatıyorlar.

Ben yargının bağımsız olduğunu söylemedim. Yargı bağımsız mı hayır. Benim de yargıyla alakalı sorunlarım oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gittim. Benim de AİHM'e başvurduğum dosyalarım var.

Çankaya Belediyesi ile alakalı kuşkularım vardı, ayrıntıya girmeyeyim. Aziz Kocaoğlu 397 yılla yargılandı, bu kadar gürültü oldu mu?

Ben olsam benim dokunulmazlığımı kaldırın, beraat edip geleceğim derim. Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda, sayın Demirtaş'ın açıklaması var, 'dokunulmazlıkların kaldırılması' yönünde. DEM yönetiminin var. Bizim de parti olarak vardı. Dokunulmazlıkların kaldırılması doğru, tutuklanması yanlış. O dönem onlar da istiyordu dokunulmalıkların kaldırılmasını. Selahattin Bey kaçmadı ki, onun tutuklanması doğru değil.

Ben siyasi davalarda yargıya güvenmiyorum, adli davalarda delil var, siyasi davalarda düşünce var.

Selahattin Bey ile yakın zamanda görüşme talebim olmadı. Merdan Yanardağ ile görüşme niyetim olmadı.

Deprem zamanı insanlar, Kızılay'a güvenmediler, Haluk Levent'e güvendiler. Kızılay kendi kuruluş ilkelerinden uzaklaştı. Arınma dediğim bu. Sadece CHP'de değil tüm Türkiye'de olmalı. Bize çok suçlama yapıldı. 'Komünist Parti' dediler, 'Faşist Parti' dediler, 'Dinsiz Parti' dediler ama ahlaksız, erdemsiz demediler.

Deniz Göktaş ile görüşmemde CHP geçmedi. Geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Ben orada katılmadığım bir bölüm var, kişilerin dini duyguların istismar edilmesini doğru bulmadım. İnanca saygı duyarsınız. Ama siyasetçilere her türlü eleştiriyi yaparsınız.

Kadir İnanır'ın cenazesinde benim çelengimi almayan ailesi değil, beni sevmeyenler. Bu Kadir Bey'e saygısızlık.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar