Maçoğlu: Süleyman Soylu koruma kalkanı oluşturdu

Gülistan Doku soruşturması devam ederken dönemin Tunceli Belediye Başkanı Mehmet Maçoğlu dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Maçoğlu, Süleyman Soylu'yu işaret ederek, "Koruma kalkanı oluşturdu" dedi.

Maçoğlu: Süleyman Soylu koruma kalkanı oluşturdu

BÜŞRA CEBECİ

GAZETE PENCERE - Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra düğüm çözülüyor. Gizli tanık ifadelerinin ardından, kırmızı bültenle aranan şüpheli Umut Altaş’ın ağabeyi Sidar Altaş’ın avukatıyla yaptığı görüşmedeki iddiaları "kayıp" dosyasını "devlet korumalı bir cinayet" skandalına dönüştürdü. Altaş’ın iddialarına göre; dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, cinsel saldırıda bulunduğu Gülistan Doku’nun hamile kalması ve bebeği aldırmak istememesi üzerine genç kadını başından vurarak öldürdü. Mustafa Türkay Sonel’in tutuklanmasıyla birlikte, cinayeti örtbas etmekle suçlanan dönemin mülki amirleri skandalın merkezine yerleşti.

‘KAMU ELİYLE AİLEYE SİSTEMATİK İZOLASYON’

Dönemin Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, o dönem yaşananları Gazete Pencere’ye anlattı. Dönemin valisi Tuncay Sonel’in aileye "kızınızı bulacağız" sözü vererek onları tüm dayanışma ağlarından kopardığını söyleyen Maçoğlu, süreci şöyle anlattı:

"Aileyi adeta bir çember içine aldılar. Aygül Doku o dönem açıkça söylüyordu; 'Hiçbir kurumla, siyasi partiyle görüşmemizi istemiyorlardı' diye. Biz ne zaman onlarla temas kurmak istesek, valinin görevlendirdiği kişiler hemen yanlarında bitip 'Savcılık soruşturması var, kimseyle konuşmayın' diyerek diyalog kurmamızı engelliyordu. 1 milyon imza ile ‘Baraj boşaltılsın’ çağrısı yaptığımızda bile aileye gidip ‘Maçoğlu ile ya da siyasi partilerle bunu konuşursanız biz bu işin size yardım etmeyiz’ gibi şeyler dediler”

Maçoğlu, o dönemki önceliğin tamamen Gülistan’ın bulunması olduğunu, soruşturmanın da bu tartışmalardan sebepli aksamaması için ailenin mesafelenme isteğine saygı duyduklarını söyledi. O sürece bugünkü tabloyla bakıldığında ise Maçoğlu’na göre bu izolasyonun tek bir amacı vardı: Zaman kazanmak ve bütün dikkatleri "intihar" senaryosuna ve göldeki arama kurtarma çalışmalarına hapsetmek.

ALTI YIL BOYUNCA SORMAKTAN VAZGEÇMEDİK: GÜLİSTAN DOKU NEREDE?

Maçoğlu, aileyle yakın temasta bulunmalarının engellemesine rağmen ulusal ve uluslararası düzeyde kamuoyu baskısı yaratma çabalarının devam ettiğini, Gülistan’ın kaybolduğu dönemde de aradan geçen altı yılda da ‘Gülistan Doku nerede’ sorusunu sormaktan hiç vazgeçmediklerinin de altını çizdi. Bu konuda pek çok eylem, etkinlik ve kampanyanın yapıldığını belirten Maçoğlu, bugün çıkan iddia ve delillere bakıldığında neyin içinde olduklarına dair tablonun yeni yeni netleştiğini şu sözlerle ifade etti:
“Valinin o dönemki tavrı düşünülünce şimdi her şey çok daha netleşiyor. O organizeli çalışma, o aileyi uzaklaştırma çabaları... Hepsi bir amaca hizmet ediyormuş gibi görünüyor bugün. Şeytanın aklına gelmeyecek bir durum bu. Hakikaten çok üzücü, çok acı. Yani biz o dönem de huzursuzduk ama bu kadarını, bu kadar büyük bir organizasyonu kimse tahmin edemezdi.”

Maçoğlu, Tunceli gibi her köşesi kameralarla izlenen, en ufak bir eylemde insanların ertesi gün evinden alındığı bir şehirde gencecik bir kadının "kaybolamayacağını" en başından beri söylediklerini hatırlattı. Maçoğlu’na göre Gülistan kaybolmadı; devletin gücünü arkasına alan isimler tarafından planlı bir şekilde "kaybedildi".

‘SOYLU DÖNEMİNDE BU İSİMLERİN HİÇBİRİ KONUŞULMADI’

Dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, geçtiğimiz günlerde dosyaya dair bir açıklama yapmış, bugün şüpheli sıfatıyla adı geçen herkesin sorgulandığını fakat bir yere varamadıklarını söylemişti. Maçoğlu ise bu isimlerin yeni ortaya çıktığını, tüm şüphelerin Gülistan’ın erkek arkadaşı olan Zaynal Abarakov üzerinde yoğunlaştırıldığını söyledi, “Bugün yapılan gözaltıların o dönem hayal bile edilemeyeceğine dikkat çekti.

USULSÜZLÜK İDDİALARINA DA SORUŞTURMA İZNİ VERİLMEDİ

Maçoğlu ayrıca Tuncay Sonel’in Tunceli Belediyesi’ne kayyım olarak atandığı döneme dair tespit ettikleri usulsüzlüklerin de üzerine gidilmediğini anlattı. Pek çok ihalede usulsüzlük tespit ettiklerini söyleyen Maçoğlu, İçişleri Bakanlığı’nın Sonel hakkında soruşturma izni vermediğini belirtti. İçişleri Bakanlığı'nın sekiz ayrı yolsuzluk dosyasında soruşturma izni vermediğini hatırlatan Maçoğlu, yetkililerin Gülistan Doku’nun kaybedilmesinde de benzer bir "koruma kalkanı" oluşturduğunu belirtti.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar