Mehmet Türkmen'in iddianamesi: Kolları kopan işçinin şikayetçi olmaması kanıt olarak sunuldu
Sırma Halı eyleminde yaptığı konuşma nedeniyle tutuklanan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen hakkındaki soruşturmada kolları kopan işçinin şikayetçi olmaması kanıt olarak sunuldu.
GAZETE PENCERE - Gaziantep’te, iktidara yakınlığıyla bilinen iş insanı Hanifi Şireci’ye ait Sırma Halı fabrikasında ücretlerini alamadıkları gerekçesiyle eyleme geçen işçilere destek verdiği basın açıklaması nedeniyle tutuklanan Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen hakkında iddianame hazırlandı.
Savcılık, Türkmen’in yaptığı konuşma nedeniyle “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu işlediğini öne sürdü. Türk Ceza Kanunu’nun 53/1 maddesi kapsamında siyasi yasak talebinde de bulunulan iddianamede, Türkmen hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi.
İddianamede, Türkmen’in işçilerle yaptığı konuşmanın görüntülerine de yer verildi. Mehmet Türkmen'in tutuklanmasına neden olan konuşmasında şu ifadeler yer aldı:
"Siz bugüne kadar bu Başpınar’da sizin patronunuz başta olmak üzere, Şireci başta olmak üzere işçinin hakkını yemeyen bir tane patron biliyor musunuz? Hepsi işçinin hakkına çöküyor, hepsi işçinin rızkına çöküyor, hepsi işçinin hakkını yiyor, hakkını çalıyor. Öyle değil mi? Siz bugüne kadar bu Şireci’de daha iki ay önce işçinin iki tane kolu koptu ya, işçi öldü burada ya. Bugüne kadar bir tanesi için bunları hesap soran oldu mu? Olmadı. Bu memlekette patronsanız, zenginseniz işçinin hakkına çökebilirsiniz, güvenlik önemi almayıp işçinin ölümüne sebep olabilirsiniz, cinayet işleyebilirsiniz, kimse size hesap sormaz. Bu ülkede yasalar zenginler için geçerli değildir. İşçi hak arayınca sendikacısını tutuklar, copuyla karşısına dikilir, yasak kararı getirir, öyle değil mi?...”
PATRONLAR HAKKINDA İŞLEM YOK
Halk TV'den Cengiz Karagöz'ün haberine göre; Söz konusu konuşmanın kendisine sorulması üzerine Türkmen söz konusu konuşmayı yaptığını kabul etti. Söz konusu fabrikada yaşanan bir iş kazasında iki kolunu kaybeden işçinin 'şikayetçi olmaması iddianamede 'delil' olarak sunuldu. Türkmen ise iş davası sürelerinin uzun olduğunu ve yoksulluk nedeniyle tedavi olamamaktan korktukları için işçilerin iş kazalarında şikayetçi olmaktan çekindiklerini hatırlattı.
İşçilere yönelik çok sayıda hak ihlali olmasına karşın işverenlerin cezalandırılmadığını öne süren Türkmen'in savunmasında şu ifadeler yer aldı:
"Bu konuşmayı ben yaptım. Konuşmanın başında yasalar işçileri korumuyor ve patronların işçilere karşı işlediği bütün suçlar yasaları açık açık çiğnemelerine karşın devletin kurumları hiçbir şekilde hiçbir patrondan hesap sormuyor. Gaziantep'te Başpınar OSB bölgesinde sadece son bir yıl içerisinde çok sayıda fabrikada işçilerin sakat kalması veya ölümü ile sonuçlanan pek çok iş kazası yaşandı. Bunların hepsinde de patronların açıkça sorumlulukları olmasına rağmen bu patronların hiçbiri hakkında bir cezai yaptırım uygulanmadı. Aynı şekilde yine son bir yıl içerisinde OSB bölgesinde binlerce işçi yasal hakları gasp edilerek hukuksuzca işten atıldılar. İçerideki hak edilmiş ücretleri ve tazminatlarına patronlar tarafından el konuldu ve işçilere verilmedi.
KOLLARI KOPAN İŞÇİNİN ŞİKAYETÇİ OLMAMASI KANIT OLARAK SUNULDU
Ben sendika genel başkanı olduğum için işçilerin uğradığı haksızlıkları ve taleplerini dile getirmek gibi bir sorumluluğum var ve bu sözlerde tamda işçilerin uğradığı gerçek ve somut haksızlıkları dile getirmek üzere söylediğim sözlerdir. Benim amacım halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek veya aşağılamak değildi. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Halkın ve işçilerin açıkça uğradığı haksızlığı ve hukuksuzluğu dile getirmek halkı kin ve nefrete teşvik etmek değildir tam aksine bu haksızlığa ve bu hukuksuzluklara göz yuman yetkililer ve yöneticilerdir.
Bana gösterdiğiniz ifadelerde iş kazası mağduru olan iki kolunu kaybeden M. D. isimli işçinin patronundan şikayetçi olmadığına dair beyanını ve iş yerindeki bir sorumlunun iş kazasına dair gerekli bütün sorumluklarını yerine getirdiklerine dair beyanını bu konuda gerekli incelemelerin, soruşturmaların yapıldığının belgesi ve kanıtı olarak sundunuz. Oysa ülkemizde her yıl ortalama iki bin işçinin iş cinayetlerine kurban gittiği ve on binlercesinin de iş kazalarında sakat kaldığını ve bunların büyük bir çoğunluğunda iş kazası geçiren işçilerin veya iş kazasında hayatını kaybeden işçi yakınlarının iş veren tarafından eğer şikayetçi olursanız hem tedavi ücreti hem hiçbir hakkının verilmeyeceği ve yıllarca mahkemelerde sürünmek zorunda kalacağı yönünde tehdit edildiklerini, bu tür iş kazası davalarının yani mağdur şikayetçi olduğunda ortalama 5-8 yıl arası sürdüğünü ve çoğunlukla da sakat kalan yani artık ailesini geçindirmek için ekonomik imkanını kaybeden ve patronunun vereceği üç kuruşa muhtaç olan iş kazası zedelerinin çaresizce şikayetlerinden vazgeçmek zorunda kaldıklarını, bu ülkede yaşayan her vatandaşın bildiği gibi bu soruşturmaları yürüten emniyet ve yargı çalışanlarının da bilmesi gerektiğini bekliyor insan.
Kaynak:Haber Merkezi