Muhittin Böcek hakim karşısına geçti: Bana her türlü alçaklığı yaptılar!

Tutuklu Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, savunma yaptı. Böcek "ailesine ve kendisine her türlü alçaklığın yapıldığını" söyledi.

Muhittin Böcek hakim karşısına geçti: Bana her türlü alçaklığı yaptılar!

GAZETE PENCERE - Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanıp, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de aralarında olduğu 3'ü tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması, 4'üncü günde tamamlandı.

Mahkeme heyeti ara kararında; tutuklu sanıklardan Fazlı Ateş'in tahliyesine, Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek'in tutukluluk halinin devamına, adli kontrol uygulanan sanıklarla ilgili kararın devamına hükmetti.

Heyet; suçtan zarar gören Yusuf Y., Bülent Ç., Mete Y., Berkan G., Ali A., Mehmet Salih A., Taner A., Emin Kemal H., Mehmet Akif K., Hakan I., Ramazan K., Sezgin K., Demir D., Muvakkaf E., İbrahim T., Fikret B. ile tutuksuz sanık Serkan T. hakkında rüşvet suçunun oluşup oluşmadığının belirlenmesi için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Duruşma, 7 Temmuz'a ertelendi.

BÖCEK SAVUNMA YAPTI

Duruşmada savunma yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, suçsuz olduğunu belirtti:

"Duruşmaların başladığı günden bugüne kadar şahsıma yöneltilen suçlamalara yönelik olarak müşteki, şüpheli, sanık ve tanık tüm ifadeleri dikkatlice dinledim. Önceki ifadeleri de dikkatlice okudum. Bu suçlamalarda hiçbir müşteki, doğrudan benim tarafıma kendilerine dönük bir tehdit, zorlama, gibi bir beyanda bulunmamışlar.

Hatta bu düşüncelerin çoğunluğu ne iddia ettikleri anda ne de sonrasında benimle herhangi bir görüşme yapmadıklarını açıkça ortaya koymuştur. Müştekiler, ilk ifadelerinde benim adımı dahi anmamışken sonrasında ya tutuklanınca çıkmak için ya da tutuklanma korkusuyla olmayacak şekilde hakkımda isnatta bulunmuşlardır.

Gerek bu tutumları gerek kendilerine yöneltilen sorulara verdikleri cevaplarla kendi kendileriyle belirsiz bir hale düştüler. Özetle iddianamede şahsıma yönlendirilen suçların oluşmadığı gün gibi ortaya çıktığı kanaatindeyim"

BANA HER TÜRLÜ ALÇAKLIĞI YAPTILAR

Muhittin Böcek savunmasına şu sözlerle devam etti:

"18 Nisan 1999’dan bu güne kadar eksiksiz mal beyanı verdim. Tüm mal varlığım babam Mustafa Böcek adına, 107 dönüm kalan yerlerdir. Mal beyanımda yazılanlar beni üzmüştür. Antalyalılar benim hayırsever olduğumu bilir. Kaynağı belirsiz, fahiş bir artış olmuşçasına itibar suikastına uğruyorum. Davamız siyasidir.

Günlerdir Antalya kamuoyunda gizlilik kararı olmasına rağmen, masumiyet karinesi olmasına rağmen o gün sonrası benim avukatlarımda olmayan bilgi, gizlilik kararına rağmen 2-3 kalemşorun yapmış olduğu karalama, her türlü alçaklığı yaptılar.

Onlarla ilgili davam da devam edecek. Hatta ben devletime, milletime, adliyemize güvendiğim için hiç tereddüt etmeden cep telefonumun şifresini vermiştim. Bunu zaten Sayın Bakanımıza da yazacağım, 86 milyonun bakanı olacağımızı söyledi Akın Gürlek. Ondan da rica edeceğim. İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var ve özel hayatı var. Bunlarla ilgili de çok üzgünüm.

Kızgınım ve kırgınım aynı zamanda. Bu nasıl oluyor? Sayın Bakanımıza da söyleyeceğim. Ondan da rica edeceğim. Böyle bir şey olabilir mi? İnsanın ailesi var, çocukları var, torunu var. Özel hayatı var"

TAHLİYESİNİ İSTEDİ

Son olarak Muhittin Böcek sağlık durumu ile ilgili bilgi vererek tahliyesini talep etti:

"Alınan heyet raporunda kronik olarak kabul edilen hastalıklarım yazıldı ancak sonuç kısmı beni çok üzdü. Türkiye'de en ağır kovidini geçirdim. 32 yıldır işimi yapıyorum. Daha bir kere rapor almadım. Bizi herkes bilir, Allah büyük.

Ben iyiysem neden cezaevine girdiğimde kullandığım ilaç sayısı 12'yken bugün 22’ye çıktı. 16 ilaç kronik hastalığıma bağlıdır. Diğer vahim hastalığım ise uyku apnesidir. Uyku apnesi için kullanmam gereken ekipmanlar cezaevinin havasız koşuluna uygun değildir.

Gelinen aşama itibarıyla 10 aydır tutuklu oluşum, sanık, müşteki, tanık ifadeleri tamamlanmış, bu suretle delil karatma gibi bir olasılıktan söz edilemez. Tahliyemi talep ediyorum. Belediyemi hiçbir zaman kamu zararına uğratmadım. Adalet mülkün temelidir, Sayın Mahkeme Başkanı ve heyet bunu gösterdi"

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar