Özgür Özel, YENİ Parti'nin rotasını çizdi: Ne İmamoğlu’nun, ne Özel’in ne de Yavaş'ın partisi...

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partinin kuruluş sürecini değerlendirdi. Yeni Parti'nin ortak gelecek hedefiyle kurulduğunu belirten Özel, "Bu parti ne İmamoğlu'nun ne Özel'in ne Yavaş'ın. Herkesin yeni olduğu, milletin ortak geleceğidir" dedi.

Özgür Özel, YENİ Parti'nin rotasını çizdi: Ne İmamoğlu’nun, ne Özel’in ne de Yavaş'ın partisi...

GAZETE PENCERE - Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Medyascope'tan Özgecan Özgenç'in sorularına verdi. Özel, Yeni Parti'yi CHP’nin devamı olarak değil, “ortak gelecek” hedefiyle kurulan yeni bir siyasi başlangıç olarak tanımladı.

Bu süreçte en doğru yaklaşımı Ekrem İmamoğlu’ndan gördüğünü belirten Özel, Yeni Parti için “Ne İmamoğlu’nun ne Yavaş’ın ne Özel’in partisi. Herkesin yeni olduğu bir parti” dedi.

Özgür Özel'in sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

Ekrem İmamoğlu bu partinin neresinde?

Türkiye’nin bütün demokratları neresindeyse orasında, ben neresindeysem orasında. Hepimiz, yani Türkiye’nin geleceğinden umudu olan herkes neresindeyse orasında. Bu parti ne Ekrem İmamoğlu’nun partisi, ne Özgür Özel’in partisi, ne Mansur Yavaş’ın partisi. Ne onun, ne bunun; hepimizin partisi. Herkesin yeni olduğu bir parti.

Ben milletvekili grubunda da söyledim. “Arkadaşlar” dedim, “Kronometre sıfırlanmıştır. Bu partinin eskisi yok, kıdemlisi yok. Kimsenin diğerine göre kıdem üzerinden, tecrübe üzerinden bir ayrıcalığı yok. Bu parti hep birlikte kurduğumuz parti. Yalnız illerinize gittiğinizde de ‘Efendim ben kurucuyum, bu parti benim partim, milletvekilinin partisi.’ Böyle bir şey yok.” Milletvekilleri bu işin teknik zorunluluklarını yerine getirdiler. Şimdi esas siyasi kuruluşu ağustos, eylül, ekim ayında milletle birlikte sokaklarda yapacağız. Sonra geleceğiz Ankara’da bir kez daha kuracağız partiyi. O yüzden partinin kapısı herkese açık.

Partiyi Ekrem İmamoğlu’nun partisi gibi göstermeye çalışanlara en büyük reaksiyonu Ekrem İmamoğlu’nun kendisi gösteriyor. Hatta bir ara Ekim Partisi falan gibi de şeyler vardı. (YENİ Parti’nin E ve İ harflerinin İmamoğlu’na işaret ettiği iddiası) O şizofrenide bir kategori atlamak artık, başka bir şey. Ona insan bir şey diyemiyor.

Ama herkesin bildiği bir şey var. Bu parti ne kadar herkesin olursa, herkesin o kadar lehine olur. Bu partiye, “CHP’nin yeni partisi, CHP’den ayrılan 91 milletvekilinin partisi, İmamoğlu’nun partisi, Özgür’ün partisi, şunun partisi” diyemeyiz. YENİ Parti milletin partisi, hepimizin partisi. Bu partide örneğin genel başkan elbette bir kurumsal hiyerarşiyi temsil ediyor ama sonuçta bu partide herkes kadar hak sahibi, söz sahibi. Çünkü bu parti Türkiye’nin geleceğini kurtarma partisi. Bu parti sandığı kurtarma, sandığı getirme, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü yeniden inşa etme, yeni bir kalkınma hamlesi başlatma gibi bir iradenin ortak partisi.

Hatta bizim bu partide “ortak gelecek” diye bir hedefimiz var ve daha önce de biz Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyken de bir ortak gelecek çalışmaları yapıyorduk. Şimdi ortak geleceği kurmak için ağustos, eylül ve ekim ayında parti bütün illerde ve bütün Türkiye’de bir büyük daveti, bir büyük arayışı, birlikte konuşmaya, birlikte kurmaya davet ediyor. Çünkü buradaki ortak gelecek çalışması, arayışı seçimi kazanmaya ve devamında nasıl bir ortak gelecek kuracağımıza yönelik bir şey. Ben “Muhalefete muhalefet edilmesini doğru bulmam” sözünün patent sahibiyim. Gün o gün değil yani. Muhalefet birbiriyle tartışabilir ama o gün değil.

Muhalefetin şimdi, ortak katların en küçüğünde buluşup birlikte bir inşada bulunması lazım. Ondan sonra bu iktidar gidip de, yerine artık basın özgürlüğüyle, hukukun üstünlüğüyle sorunu olmayan; Türkiye’yi gerçekten bir demokrasi ve çağdaş uygar bir ülke hâline getirmek konusunda birleşmişler bu ülkeyi yeniden kurduktan sonra; muhalefet birbiriyle de tartışabilir, yarışabilir. Ama esas bizim hukuk devletini inşa etmemiz lazım. Şu anda hukuk devleti ortadan kalktığı için kimsenin malının, mülkünün, özgürlüğünün garantisi yok. Yani bir küçük şakaya, bir küçük tweet’e, bir köşe yazısına içeride yatıyor. Bir imzaya mesleğinden oluyor akademisyenler. Yani o yüzden bizim önce hukuk devletini ve özgürlükleri temel alan demokrasiyi bir inşa etmemiz lazım. O yüzden de ortak geleceği aramak en önemlisi.

“YENİ PARTİ MESELESİNDE EN DOĞRU YAKLAŞIMI EKREM BAŞKAN’DAN GÖRDÜM”

“Ortak Gelecek” programınızın da ismi ve programda “Türkiye İttifakı” ilk defa yer almış, CHP’nin kasım programında yoktu. Ama siz CHP’ye veda ettiğiniz son grup konuşmanızda da “Gömlek çıkarmadık, ateşten gömlek giydik” dediniz. AKP’nin kuruluş dönemine de atıf olarak yorumladık onu. Siz partiyi kurmadan önce “Merkez sağ mı olmalı? Ekrem İmamoğlu’nun böyle baskıları var, partiyi sağa çekmeye çalışıyor” gibi yorumlar da çok yapıldı. Gömlek çıkarmadan ama Türkiye İttifakı ile tariflediğiniz YENİ Parti siyasi yelpazenin neresine oturuyor?

Ekrem Bey’le ilgili söylenenlerin hepsi büyük haksızlık. Canlı yayına çıkamayan, televizyona bağlanamayan veya attığı her tweetten bir mana çıkarılan birisi olarak Ekrem Bey’e ciddi bir haksızlık yapıldı. Ben her gittiğimde de konuşuyoruz. Ekrem Başkan her zaman ortak akla, bir sorun varsa bir masa etrafında bunu tartışmaya, bir meseleye kişisel olarak karar vermek yerine en çok kişiyle tartışıp karar vermeye çok inanan bir kişi. Bu parti meselesinde en doğru yaklaşımı ben Ekrem Başkan’dan gördüm. Şöyle ki, hem kendisi öyle bahsedildiği şekilde yönlendirmeleri olmadığı gibi, sürekli şunu söyledi: “Biz içeriden dışarıyı yanlış okuyabiliriz. En doğrusuna dışarıda sokağı dinleyen, sokakta olan, insanlarla birlikte olan sizler karar verirsiniz. Siz karar vereceksiniz, biz arkanızda duracağız. Biz sizinle birlikte olacağız.”

Ekrem Başkan hep içeride bulunan kişinin çok sağlıklı karar verememe ihtimalini düşünüyor, ki ben öyle bir şey görmüyorum, arkadaşlar gündemi çok yakın takip ediyorlar, okuyorlar. Bütün arkadaşların orada çok sağlıklı değerlendirme yaptığını görüyorum. Ama o ısrarla “En doğrusunu siz bilirsiniz, en doğrusunu dışarıdaki arkadaşlarımız bilir” diyor. Ben mesela yeni parti ihtimaliyle ilgili bir şey konuşurken Ekrem Başkan hep “Mansur Bey ne düşünüyor bu konuda? Mansur Başkan’ın da görüşleri çok önemli, ne düşünüyor” diye sorar. Ekrem Başkan’a o konuda büyük haksızlık yapıldı.

“KALIBA DÖKÜLEBİLECEK DEĞİL, KABINA SIĞMAYACAK PARTİ”

Bu partiyi böyle bir kalıba dökmek doğru değil. Kalıba dökmek şudur, sen şekle karar vermişsindir. Birlikte hareket ettiğin herkesin iradesini de o şekle dökmeye çalışıyorsundur. Bu parti kalıba dökülebilecek değil, kabına sığmayacak bir parti. Çünkü şöyle bir özelliği var. Bu parti bir kesişim kümesi değil, bu parti bir birleşim kümesi. Türkiye’deki bütün demokratların, demokratik bir cumhuriyet isteyen herkesin Kürt’üyle, Türk’üyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, eşit yurttaşlık isteyen, yasaklar olmasın isteyen bütün gençlerin yıllarca çalışmış, emek vermiş, şimdi çok büyük bir haksızlığa uğramış olan emeklilerin, gelecek umudu kalmayan gençlerin, hepsinin YENİ Parti’si bu.

AK Parti kurulurken “Biz o gömleği çıkardık” demişti. Örneğin o dönemde AK Parti’nin içinden ayrıldığı partinin üstüne başörtüsü yasağı üzerinden geliniyordu. “Biz o gömleği çıkardık” dedi ve yıllarca başörtülü yönetici, başörtülü bir milletvekili koymadı. Yani aslında o dönemde kendi varlığını, kendini oraya kadar getiren siyaseti inkar etti. Biz bir gömlek çıkarıyor değiliz. Yani CHP’yi tanımlayan altı oka ya da Atatürkçülüğe, Cumhuriyet’in kuruluş mücadelesine, kuruluş kadrolarına bir reddiyemiz yok bizim AK Parti gibi. Biz CHP’nin mirasına sahip çıkıyoruz ama kamuoyunda geçmiş dönemlerde, haklı haksız CHP üzerinde oluşmuş birtakım olumsuz algılar var. Örneğin dokunulmazlık sürecindeki hata, ben CHP’nin mevcut genel başkanı olarak özür diledim; o günkü tutumum, mücadelem bambaşka olmasına rağmen.

"ATEŞTEN GÖMLEK GİYDİĞİMİZİ HERKES BİLSİN"

Artık CHP bizim önceki partimiz, biz CHP’de son üç yıldır, değişimden beri yaptığımız her türlü olumlu değişiklik, öz eleştiri ve yeni siyaset anlayışını sahipleniyoruz. Ama bir yandan da ateşten gömlek giydiğimizi herkes bilsin. Çünkü karşımızda iktidar yürüyüşüne engel olmak isteyen ve onu tasfiye etmeye kalkan gözü dönmüş bir yapı var. Yargıçlarıyla, hâkimleriyle elinde bulundurduğu tüm güçleri orantısız olarak kullanan, Anayasa’ya aykırı işler de yapan bir anlayışla bunun da bir ateşten gömlek olduğunun farkındayız. Biz cesaret gösterdik, milletimiz de cesaret gösteriyor. Sahip çıkıyor. Bunu kast ettik.

AK Parti’nin yaptığı iki yüzlülüğü yapmayacağız. “Gömleği çıkardık” deyip yıllarca içinden geldiği geleneği ve onun tutumlarını inkar eden bir tavır içinde olmayacağız. Ama CHP’de kronikleşmiş hataların, bazen dar kadro siyasetinin, bazen içe kapanmanın, bazen toplumun beklentilerini doğru okuyamamanın getirdiği yükleri de taşımayacağız elbette.

Kaynak:medyascope

Öne Çıkanlar