Sendikaya üye oldular kaçırıldılar: Bağırdım arkadaşlarım kurtardı...
Trabzon'da sendikaya üye olan işçileri patronları kaçırdı. İşçiler o anları tek tek anlattı.
GAZETE PENCERE - Trabzon’un Hekimoğlu ilçesindeki Hekimoğlu Demir Döküm Fabrikası’nda ağır çalışma koşullarına karşı Türk Metal Sendikası’na üye olan işçiler, sendikalaşmalarının ardından tehditlerle karşılaştı.
Bazı işçilerin zorla ormanlık alana götürüldüğü ve kaçırılmaya çalışıldığı öne sürüldü. Sendikaya üye olan işçiler işten çıkarıldı.
İŞÇİLERİ İŞTEN ATTI
Evrensel’den Andaç Aydın Arıduru ile Cihan Çelik’in haberine göre Hekimoğlu Demir Döküm Fabrikası işçileri, uzun çalışma saatleri, zorunlu fazla mesailer, kötü çalışma koşulları ve 40 bin ila 60 bin TL arasında değişen ücretler nedeniyle Türk Metal Sendikası’na üye oldu. Yaklaşık 327 çalışanın bulunduğu fabrikada, yetki sınırı olan 175 işçi sayısına yaklaşılarak 130 işçi sendikaya üye oldu.
İşçiler, sendikalaşma sürecinin ardından patronun e-Devlet şifrelerini alarak kendilerini sendikadan istifa ettirmeye çalıştığını öne sürdü. Fabrikada beş yıldır elektrik bakım işçisi olarak çalışan Halil Güner ise iki işçinin kaçırıldığını, arkadaşları yanında olmasaydı kendisinin de kaçırılacağını söyledi.
Fabrikadan 20 işçinin işine son verildi. İşten çıkarma gerekçesi olarak “küçülme” gösterildi. Ancak çıkarılan işçilerin yerine hemen yeni işçiler alındı. Fabrikada sendikalı işçi sayısı 27’ye kadar düştü, işten çıkarılan 22 işçi hakkını aramak için hukuki süreç başlattı.
BAĞIRDIM ARKDAŞIM KURTARDI
Halil Güner, 16 Temmuz saat 14:00 sıralarında bazı kişilerin fabrikada çalışan iki işçiyi zorla araçlara bindirerek fabrika dışındaki ormanlık ve dağlık bir alana götürdüğünü anlattı. Güner, işçilerin burada sendikadan istifa etmeleri için sözlü tehditlere maruz bırakıldığını, işçilerden birinin cep telefonunun ise dereye atıldığını söyledi. Güner, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı:
“Sendikalaşma çalışmalarımızla ilgili arkadaşlarımın yanına giderken fabrikanın güvenlik noktasından geçtiğim esnada orada bulunan siyah renk Mercedes Sprinter marka araçtan ismini sonradan öğrendiğim Tolga Kaya isimli şahıs inerek bana ‘Karşı fabrikada arıza var. Araca bin hemen oraya gideceğiz’ dedi. Ben durumdan fabrika aktif olarak çalışmadığı için şüphelendim ve araca binmek istemedim. Beni daha önce dağlık alana götürülen arkadaşlarım uyarmıştı. Direndim, binmek istemedim. İki kişiydiler, biri indi kolumdan çekti, kollarımı morarttılar. Fabrikanın güvenlik noktasından 100 metre aşağıdaki arkadaşlarıma ‘Gelin beni kaçırıyorlar!’ diye bağırdım. Onlar koşup gelip beni ellerinden kurtardılar. Karakola gidip bu iki isim hakkında şikâyetçi oldum.”
Halil Güner, fabrikanın havalandırmasının yetersiz olduğunu, içerisinin aşırı sıcak ve tozlu olduğunu, bu ortam sebebiyle de fabrikanın insan sağlığını hiçe saydığını söyledi.
Fabrikadaki çalışma koşullarının insan sağlığını hiçe saydığını belirten Halil Güner; yetersiz havalandırma, aşırı sıcak ve tozlu ortam nedeniyle iş güvenliğinin bulunmadığını vurguladı. Güner, 1000 ila 1400 derece sıcaklığa ulaşan döküm ocaklarının başındaki işçilerin koruyucu kıyafet yerine sıradan tişört ve pantolonla çalıştırıldığını, bu nedenle vücutlarında ağır yanık izleri oluştuğunu söyledi. Riskli ve ağır iş koluna rağmen ortalama maaşların 40 bin ile 60 bin TL arasında kaldığını belirten Güner, iş kazası geçirenlerin kendi imkânlarıyla hastaneye gitmek zorunda bırakıldığını dile getirdi.
BASKI GÖRDÜM
Güner, iki yıl önce geçirdiği iş kazasında sekiz metre yükseklikten düşerek kaburgalarının kırıldığını, şikâyetinden vazgeçmesi için 50 gün boyunca baskı ve mobbinge maruz kaldığını söyledi. Güner, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Şikayetimi geri almam için yaklaşık 50 gün peşimden koştular. ‘Biz senden ve çalışmandan memnunuz, gel işine devam et. Davadan vazgeçersen sana helallik ödeneği olarak ekstra maaş verelim’ dediler. İlk zamanlar bunu kabul etmedim. Bu sefer de forklifti kullanan arkadaş üzerinden baskı kurmaya başladılar. Süreci devam ettirirsem, ehliyeti olmayan ve 12 senedir orada çalışan o arkadaşı işten atacaklarını söylediler. İki çocuğu var arkadaşın. O da yanıma gelip, ‘Ehliyetim yok. Davayı devam ettirirsen beni tazminatsız kovacaklar’ diye rica edince ben de davayı geri çektim ve işe devam ettim. O dönem 7 bin 500 lira maaş alıyordum. Davayı çekmem karşılığında maaşıma bir buçuk maaş ikramiye eklediler ve hesabıma yaklaşık 10 bin lira para yatırdılar.”
Evrensel’in görüştüğü Türk Metal’in avukatı ise süreç tamamlanınca işe iade davası açacaklarını bildirdi. Hekimoğlu Demir Döküm ise iddialara ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Güner’in şikâyetine rağmen yargıdan henüz bir adım gelmedi.
Kaynak:Haber Merkezi