Şile Belediyesi soruşturmasında festival düğümü: Şirketten 'Naylon fatura' itirafı geldi
Şile Belediyesi'ne yönelik iddianamede Şile Bezi Festivali'ne ilişkin iddialar da yer aldı. Kabadayı, "rüşvet almadım" derken, firma sahipleri, "Rüşvet vermedim" dedi, paravan şirket sahipleri ise sahte fatura kestiklerini kabul ettiler.
GAZETE PENCERE - İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Şile Belediyesi’ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" iddiasıyla yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianame, İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
İddianameye göre Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında, "icbar suretiyle irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "rüşvet almak", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "icbar suretiyle irtikap" suçlamalarında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianamede bu suçların konu edildiği 21 ayrı eylem yer aldı.
“BİR SONRAKİ SEÇİME FON OLUŞTURMAK İÇİN RÜŞVET”
İddianamede, Kabadayı’nın 2024 yılındaki yerel seçimde belediye başkanı olduktan sonra kendine özgü bir yapılanma kurduğu, ilk hedefinin bir sonraki seçimlerde kullanılmak üzere fon oluşturmak olduğu iddia edildi ve gerçekleşen eylemlerin de bu doğrultuda gerçekleştirdiği değerlendirmesi yer aldı. İddianamede Kabadayı’nın doğrudan rüşvet aldığına dair bir eylem yer almazken; suçüstü yakalanan ya da para alışverişi tespit edilen kişilerin bu eylemlerini Kabadayı’nın talimatıyla gerçekleştirdiği iddia edildi, Kabadayı soruşturmada “Örgüt lideri” sıfatıyla yer aldı.
BİR “ŞİLE BEZİ” HİKAYESİ
Soruşturmanın en dikkat çekici eylemlerinden biri Şile’de gerçekleştirilen 35'inci Şile Bezi Festivali’ydi. İddianamede festivalde yapıldığı iddia edilen usulsüzlüklerin bilançosu, 20 milyon lirayı aşkın kamu zararı olarak açıklandı. Belediye Başkanı Kabadayı rüşvet aldığını kabul etmezken, ihaleyi alan firmanın sahibi de rüşvet verdiği iddialarını yalanladı. Belediye Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz'ın festival kapsamında rüşvet aldığı iddiası pek çok tanık ve şüpheli tarafından dile getirilirken, itirafçı olan Kaçmaz rüşvetten Başkan Kabadayı'nın haberi olduğunu iddia etti.
İhaleyi alan Sur Müzik'e fatura kesen Protest Band adlı firma yetkilileri ise Sur Müzik'e vermedikleri hizmetler için sahte fatura düzenlediklerini itiraf ettiler. Firma sahibi Berk Ulu, Sur Müzik'in bu yolla belediyelere daha yüksek maliyet gösterdiğini ve daha yüksek hak ediş aldığını ileri sürerken, Sur Müzik'in Lüleburgaz ve Beykoz Belediyeleri için de kendisinden fatura istediğini iddia etti.
İHALEYİ KİM ALDI, İŞLERİ KİM YÜRÜTTÜ?
Ahbap soruşturmasında da adı geçen Haluk Levent’in kardeşi Berkant Acil’in taşeron firma ile organizasyonu üstlendiği tespitiyle birlikte, festival ile ilgili pek çok rüşvet iddiası da iddianamede yer aldı. Acil ifadesinde, kendi işinin sanatçıları organize etmek olduğunu, ihale işleriyle Sur Müzik sahibi Mehmet Sait Köse’nin ilgilendiğini, ihaleyi de Köse’nin aldığını, kendisinin sadece sanatçıları bulmakla görevli olduğunu söyledi. Belediyeden alınması gereken hak edişlerin alınamaması sebebiyle konuya dahil olduğunu ileri süren Acil, Köse’nin de kendisinin de zor durumda kaldığını iddia etti:
“Sur Müzik'in belediye ile ilişkisini bilmem. Ödemeler aksadıktan sonra ödemelerin yapılması konusunda sürece ben dahil oldum çünkü benim de alacağım vardı. Ayrıca sanatçıları garanti eden firma bendim. Sanatçılar beni sıkıştırıyordu. Bu sebepten dolayı belediye yetkilileriyle hak edişleri ödememeleri sonrasında görüştüm. Sur Müzik sahibi Mehmet Sait Köse belediye yetkililerini tanımaz.''
Köse ise ihale ile ilgili tüm süreçleri Arif Sevik’in yürüttüğünü, bu ihaleyle ilgili bağlantıyı da Sevik’in kurduğunu söyledi, rüşvet iddialarını reddetti.
"PARA KONUŞULMADI"
Arif Sevik de ifadesinde ihale sürecinin nasıl gerçekleştiğini anlattı. Kendisiyle belediye adına Kültür biriminden Furkan Yapıcı’nın ulaştığını söyleyen Sevik, Yapıcı’yı yaşadığı mahalleden tanıdığını anlattı.
Sevik’in anlatımına göre, organizasyon için Koşan Adam şirketinin sahibi Berkant Acil, Furkan Yapıcı ve Şile Belediyesi'nin Kültür Ekibiyle görüşmelere başladı. Belediye Başkanı da festival öncesinde Kartal'da Berkant Acil'in ofisine geldi. Sevik ofiste, Belediye Başkanı Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz, Furkan Yapıcı, Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ve firma yetkilileri olduğunu söyledi. Festivale çıkacak sanatçılar konusunda konuşmalar geçtiğini anlatan Sevik, toplantıda para ile ilgili bir konuşma olmadığını söyledi.
Daha sonra festival organizasyon işini aldıklarını, her şey dahil 29 Milyon lira artı KDV’ye anlaştıklarını söyleyen Sevik, Koşan Adam firmasının vergisel problemleri olduğu için ihaleyi Sur Müzik’in aldığını, Sur Müzik ile Koşan Adam’ın aralarında ayrı bir sözleşme imzaladığını söyledi.
“PARA ÖDEMEK İÇİN PARA İSTEDİLER”
Sevik ayrıca belediye ile festival sözleşmesi imzalanmadan önce Özel Kalem Müdürü Kaçmaz’ın kendisinden 4 milyon lira istediğini anlattı. Bu para talebinin Şile’de iki ayrı kafede, iki kez gerçekleştiğini söyleyen Sevik, bu parayı veremeyeceğini söyledini, bu para talepleri sırasında yanlarında Yapıcı’nın da olduğunu ileri sürdü. İfadesine göre Sevik, mecbur kaldığı için Sur Müzik firmasının sahibi Mehmet Sait Köse’den 2 milyon lira alarak Furkan Yapıcı’ya teslim etti, paranın Yapıcı’ya teslim edilmesini ise Oğuz Kaçmaz istedi.
Ancak yine Sevik’in ifadesine göre, 2024’ün ekim ayında gerçekleşen bu ödemenin ardından hakediş ödemeleri yine aksadı ve Oğuz Kaçmaz kendisinden yine para istediği. Bunun üzerine Köse’den tekrar 2 milyon alan Sevik, 2025’in ocak ayında bu parayı Kaçmaz’a teslim etti, böylelikle toplamda 4 milyon lira ödedi.
“ŞİRKETTEN TELEFON VE KULAKLIK İSTEDİLER”
Sevik ifadesinde, festival düzenlenmeden önce festivalde kullanılmak üzere Oğuz’un kendisinden 3 tane iPhone 15 Pro Max telefon istediğini de anlattı. Telefonları Furkan Yapıcı’ya teslim ettiğini söyleyen Sevik, Yapıcı’nın telefonların belediye envanterine alınacağını söylediğini ileri sürdü.
Belediye çalışanı Ferhat Domurcuk ifadesinde, bu telefonlardan birini Yapıcı tarafından teslim aldığını, festival süresince belediyenin sosyal medya işlerinde kullanılması için kendisine verildiğini, daha sonra geri istenmediği için teslim etmediğini söyledi. Yapıcı ise telefonların verildiğini doğruladı ama Sevik’ten isteyenin de teslim alanın da Oğuz Kaçmaz olduğunu iddia etti. Yapıcı ifadesinde, Kaçmaz’ın kendisine telefon ve AirPods kulaklık verdiğini, “Başkanın hediyesi” dediğini, kendisinin de aynı marka ve model telefonu kullandığını fark ettiğini, yani verilen bir telefonu da kendisi için aldığını iddia etti.
“TELEFONLARDAN BAŞKANIN HABERİ YOKTU”
Berkant Acil bu telefon ve kulaklıkların verilmesinin ardından festival sonrası aşkan Kabadayı’yı ziyarete gittiğini, hakediş ödemelerini alamamalarıyla ilgili görüştüğünü söyledi. Acil bu görüşmede belediyeye verilen telefonlardan da bahsetti. Acil ifadesinde, başkanın telefonlardan haberinin olmadığını söylediğini anlattı. Şile Bezi festivalinde sunuculuk yapan, aynı zamanda Kabadayı ile duygusal ilişki yaşadığını da iddia eden Mutlu Ulusoy da tanık ifadesinde bu Kaçmaz’ın 5 adet telefon istediğini duyduğunu, bu duyumunu Kabadayı ile paylaştığını anlattı. Ulusoy’un ifadesine göre, Kabadayı kendisine de telefonlardan haberdar olmadığını söyledi.
Başkan Kabadayı ise ifadesinde konuyu şöyle anlattı:
“Berkant Acil bana ‘Oğuz'un kendilerinden 5 adet telefon istediğini, ödemelerin yapılmadığını’ söyledi. Ben de kendisine Oğuz'un bu telefonu nasıl istediğini sordum. Bunun üzerine ‘sizin haberiniz var zannediyorduk’ dedi. Ben de kendisine haberimin olmadığını, telefonları geri almalarını, belediyenin maddi durumuna göre ödemeleri yapacağımızı söyledim. Oğuz'a bu konuyu sorduğumda kesinlikle telefon almadığını söyledi. 5 adet pahalı olan muhtemelen Iphone marka telefonlar Berkant Acil tarafından alınarak Oğuz'a verilmiş diye duydum.”
“NAYLON FATURA KESTİK”
Konuyla ilgili Protest Brand Etkinlik Organizasyon şirketinin yetkilileri Berk ve Mert Ulu kardeşlerin de ifadesine başvuruldu. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Ulu kardeşler, festivalin organizasyon ihalesini alan Mehmet Sait Köse’nin talebiyle, bazı işlerde kendisine naylon fatura düzenlediklerini kabul ettiler. Berk Ulu, işleri kardeşinin değil kendisinin yürüttüğünü, paraya ihtiyaçları olduğu için Köse’ye hiçbir hizmet vermedikleri halde teknik işler yapılmış gibi fatura kestiklerini söyledi. Ulu, asıl ana işlerini Ulubey adlı şirketleri üzerinden yürüttüklerini, Protest Brand Etkinlik Organizasyon adlı şirketlerini ise sadece Köse’ye sahte fatura kesmek için kullandıklarını anlattı:
“Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra nezarethanedeki konuşmalardan anladığım kadarıyla Mehmet Sait Köse, Berkant Acil ve Arif Sevik belediyelerden, belediye içerisinden irtibat içerisinde olduğu kişiler aracılığıyla konser ve etkinlik ihalesi almaktadırlar. Bu ihalelerin bedelleri yüksek gösterilmektedir. Bizden de fatura almak suretiyle belediyeden parayı fatura göstermek suretiyle almaktadırlar. Ben bu süreçlere hakim değildim. Sadece naylon fatura düzenleyerek komisyon alıyorduk. Şile Bezi Festivalinde de biz kesinlikle sahne kurulumu, ses ışık kurulumu yapmadık.”
TANIKLAR İTİRAFÇIYI, İTİRAFÇI KABADAYI’YI İŞARET EDİYOR
İddianamede, Kabadayı’nın Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz itirafçı oldu. Kaçmaz’a ilişkin pek çok tanık ve şüpheli ifadesinde para talep ettiğine dair ifadeler yer alsa da Kaçmaz bu iddiaları kabul etmedi, para alışverişlerini Kabadayı adına gerçekleştirdiğini söyledi. Başkan Kabadayı ifadesinde, rüşvet dedikodularının ardından Kaçmaz’ı nisan ayında görevden aldığını söyledi ve iddiaların iftira olduğunu ileri sürdü:
“Biz tutuklandıktan sonra Oğuz'un ailesi benim aileme ulaşarak Oğuz'un kardeşinin belediyede işe girmesini ve bedelli parasının ailem tarafından ödenmesini istiyor. Bu konu bana geldi. Ben de kesinlikle böyle bir şey olmayacağını söyledim. Buradan ret cevabı alınca benim hakkımda böyle bir ifade verdiğini düşünüyorum. İfadeleri kabul etmiyorum. Ben kimseden rüşvet almadım. Ben Oğuz'u 15 Nisan'da görevden aldım. Kendisinin telefonunda ele geçirilen fotoğraf 26 Mayıs'da çekilmiştir. Şahsıma husumet beslediği için bunu aleyhime kullandığını düşünüyorum.
Ben kimseden para almadım, kimseye de para vermedim. Oğuz bana iftira atmaktadır. Oğuz benim adımı kullanarak insanlardan bu şekilde para toplamış, işleri hallolmayınca ve süreçte bu şekilde ilerleyince benim üzerime suçu atarak kendini sıyırmaya çalışmaktadır. ”
Kaynak:Büşra Cebeci