Süleymancıların eski liderinin ölümü: Otopsi videosu kayıp, doktorda FETÖ izi ve 36 saatlik çelişki...

"Doğal beyin kanaması” denilen Süleymancıların eski lideri Denizolgun’un ölümü yeniden soruşturuluyor. Denizolgun'a ait otopsi videosu bulunamadı. Doktorda FETÖ izi çıktı.

Süleymancıların eski liderinin ölümü: Otopsi videosu kayıp, doktorda FETÖ izi ve 36 saatlik çelişki...

GAZETE PENCERE - Süleymancılar yapılanmasının eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturma yeniden açıldı. Denizolgun’un mezarı dün açılarak fethi kabir işlemi yapıldı.

Sabah’ın haberine göre, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının Süleymancılar yapılanmasına yönelik ana soruşturması kapsamında Denizolgun’un ölüm dosyası da ele alındı. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığındaki dosya, yetkisizlik kararıyla Bakırköy’e gönderildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, fethi kabir kararına ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu anlaşılmakla; CMK’nın ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.”

TANIK İFADELERİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında ifade veren Rüstem Şahin’in anlatımları da dosyaya girdi. Şahin’e göre, olay günü Alihan Kuriş’in yanında bulunan Yunus K., Kuriş’e gelen bir telefon görüşmesine tanık oldu. Kuriş’in, görüşmenin ardından ve ölüm henüz duyulmamışken “dayımı öldürdüler” dediği öne sürüldü.

Şahin’in ifadesine göre Kuriş, Yunus K.’yi Beykoz’daki çiftliğe gönderdi. Kendisi ise başka kişilerle buluştu. Kuriş’in daha sonra cemaat dışından bir grupla çiftliğe geldiği ve Yunus K.’yi binadan çıkardığı iddia edildi.

Şahin ifadesinde şunları söyledi:

“Alihan Kuriş'in dayısının öldürüleceğinden kesinlikle haberi vardı. Ahmet Arif Denizolgun, 2016 yılında Beykoz'da at çiftliğinde öldürüldü, öldürüldü diyorum çünkü bu olay yaşanmadan önce Alihan Kuriş'in arkadaşı Doktor H.R.T. arkadaşı İsmail Ü.'ye Alihan Kuriş'in kendisini cemaatin başına getireceklerini, kendisinin altyapısı yok diye dert yandığını da anlatmış”

OTOPSİ VİDEOSU BULUNAMADI

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 24 Şubat 2026’da Adli Tıp Kurumuna yazı göndererek ilk otopsiye ait fotoğraf ve video kayıtlarını istedi.

Adli Tıp Kurumu İstanbul Morg İhtisas Dairesi, 12 Mart’ta yalnızca fotoğrafların bulunduğunu bildirdi. Savcılık 1 Haziran’da bütün görüntülerin CD’ye aktarılarak gönderilmesini istedi.

14 Temmuz’da incelenen CD’de 145 fotoğraf bulundu ancak herhangi bir video kaydına rastlanmadı. Savcılık bunun üzerine Adli Tıp Kurumuna, “Video kaydı nerede? Yoksa gerekçesini bildirin” diye sordu. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekilliğinin 16 Temmuz tarihli yanıtında, “Ahmet Arif Denizolgun'a ait otopsi esnasında çekilen herhangi bir video kaydı bulunmamaktadır” denildi. Müşteki vekili Avukat Hakan Karakuş, video kaydının bulunmamasının standart otopsi uygulamalarına aykırı olduğunu savundu. Bunun delillerin karartılması amacı taşıyan kasıtlı bir ihmal olabileceğini ileri süren Karakuş, Adli Tıp Kurumu bilişim personeli hakkında suç duyurusunda bulundu

DOKTOR HAKKINDA FETÖ KAYDI

Denizolgun’un ölümünü “doğal beyin kanaması” olarak değerlendiren ilk otopsi raporunda Uzman Doktor Yusuf İslam Duman’ın da imzası bulunuyordu.

Sabah’ın haberine göre Duman’ın, FETÖ yapılanması içinde “Zafer” kod adını kullandığı ve ByLock kullanıcısı olduğu belirlendi. Tıp Uzmanlık Sınavı evlerinde görev yaptığı belirtilen Duman, Karaman Adli Tıp Kurumunda çalışırken gözaltına alınmış, daha sonra etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak serbest bırakılmıştı. Duman’ın ilk raporda imzasının bulunması da soruşturma kapsamında yeniden değerlendirilecek.

ÇELİŞKİLER VAR

Nefes yazarı Aytunç Erkin’in aktardığına göre, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı bilgi notunda olay günü çiftlikte bulunan kişilerin ifadeleri arasındaki çelişkilere dikkat çekildi. Bilgi notunda şu değerlendirmeye yer verildi:

“Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/6477 Sor. No’lu Dosyasına İlişkin Bilgi Notu: Süleymanlılar Cemaati’nin lideri, önemli bir iş adamı, bakanlık, milletvekilliği yapmış Ahmet Arif Denizolgun’un vefatının şüpheli olması sebebiyle başlatılan soruşturma kapsamında edinilen bilgiler ve belgeler şüpheli ölüm ihtimalini güçlendirmektedir. Soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadeler zaman ve kişiler bakımından çelişkilidir.” Çiftlikte çalışan Türkmenistan vatandaşı Rufat Kadyrow, 8 Eylül 2016 günü saat 09.51’de Riva Polis Merkezinde verdiği ifadede şunları anlattı: “Arif Ahmet Denizolgun, 6 Eylül 2016 günü saat 15.00 sıralarında çiftliğe geldi.” “7 Eylül 2016 günü saat 07.00 sıralarında Denizolgun’un şoförü Murat, çiftliğe geldi ve Ahmet Arif Denizolgun’un gidip gitmediğini sordu. Ahmet Bey’in gitmediğini söyledim ve ‘Saat 15.00 gibi evden çıkar’ dedim. Saat 13.00’e kadar Ahmet Bey’i bekledi.

Ahmet Bey’den hiç haber alınmayınca 7 Eylül 2016 günü saat 19.00 sıralarında eve girdim.

Evin anahtarının kapının üzerinde olduğunu gördüm. Üst kata çıktım, Ahmet Bey’i kanepede hareketsiz gördüm ve kendisine seslendim, cevap vermedi. Bu sırada şoför Murat ve Murat’la birlikte gelen Ahmet isimli biri yukarı çıktı.”

36 SAAT MERAK EDİLMEDİ

Başsavcılığın bilgi notunda, at binmek için çiftliğe geldiği belirtilen Denizolgun’dan yaklaşık 36 saat haber alınmamasına rağmen neden kimsenin şüphelenmediği soruldu. Şoför Murat’ın sabah saat 07.00’de çiftliğe gelerek altı saat beklemesi, ancak Denizolgun’un genellikle çıktığı belirtilen saat 15.00’ten iki saat önce ayrılması da dikkat çekici bulundu. Şoförün akşam saatlerinde yanında “Ahmet” adlı bir kişiyle yeniden çiftliğe geldiği belirtildi. Ancak bu kişinin kim olduğu ve ifadesinin alınıp alınmadığı bilinmiyor. Kadyrow’un ifadesinde Denizolgun’u hareketsiz bulduğunu söylemesine rağmen polis tutanaklarında belirtilen ağızdan kabarcıklı ve yoğun kan gelmesinden bahsetmemesi de dosyadaki çelişkiler arasında gösterildi.

HBAR NEDEN SEKİZ BUÇUK SAAT SONRA YAPILDI? Kadyrow, Denizolgun’u saat 19.00 sıralarında bulduğunu söyledi. Ancak olay yeri inceleme formuna göre Riva Polis Merkezine ihbar saat 03.30’da yapıldı.

Denizolgun’un özel doktoru olduğunu söyleyen Nurettin Demirkol ise saat 21.30 sıralarında Denizolgun’un “kötüleştiği” haberini aldığını anlattı. Ancak Kadyrow’un ifadesinde doktora haber verilmesine ilişkin herhangi bir bilgi yer almadı. Denizolgun’un saat 19.00’da ölü bulunduğu belirtilmesine rağmen doktora neden “kötüleştiği” bilgisinin verildiği ve bu bilgiyi kimin ilettiği de açıklığa kavuşmadı. BOYNUNDAKİ MORLUKLAR YENİDEN İNCELENECEK Olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağına göre bilirkişi olarak görevlendirilen Dr. Ergül Demiral, 8 Eylül günü saat 02.30 sıralarında olay yerine geldi. Demiral, ölümün kendisinin gelişinden en az 24 saat önce gerçekleşmiş olabileceğini değerlendirdi. Bu tespit, ölümün 7 Eylül 2016'da saat 02.30 veya daha önce gerçekleşmiş olabileceğine işaret ediyor. Buna karşılık Denizolgun’un saat 19.00’da bulunduğu ve ağzından hâlâ kan geldiği kaydedildi. Bilgi notunda, ölümün üzerinden 19-20 saat geçmesine rağmen ağızdan kan gelmesinin olağan olup olmadığı soruldu. Ölü muayene tutanağında Denizolgun’un boynunun sol alt tarafında yaygın ekimotik alanlar, yani morarma ve ezilmeler bulunduğu da belirtildi. Bu bulgular nedeniyle boğazın sıkılması veya ağız ve burnun kapatılması yoluyla nefessiz bırakılma ihtimali üzerinde duruluyor. Kesin ölüm şekli, yeni adli incelemenin ardından belirlenebilecek.

AİLE 2024’TE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU Denizolgun’un ağabeyi Mehmet Beyazıt Denizolgun ile oğlu Fatih Süleyman Denizolgun, 3 Ekim 2024’te Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına suç

Avukat Burak Bekiroğlu da 15 Mayıs 2025’te savcılığa başvurarak suikast iddialarının bütün yönleriyle aydınlatılması çağrısı yaptı. Daha sonra Fatih Süleyman Denizolgun, Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığına başvurdu. Aytunç Erkin ayrıca, Arif Ahmet Denizolgun’un hayatını kaybettiği 7 Eylül 2016 günü Süleymancılar yapılanmasının liderliğini Alihan Kuriş’in ilan ettiğine dikkat çekti. Savcılığın yeni incelemesinde ölüm nedeni ile olay günü yaşanan zaman boşluklarının açıklığa kavuşturulması bekleniyor

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar