Tülay Hatimoğulları: Yüzleşme komisyonu kurulmalı, anayasa toplumsal sözleşmedir!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye" çağrısıyla başlayan süreci Bianet'e değerlendirdi.

Tülay Hatimoğulları: Yüzleşme komisyonu kurulmalı, anayasa toplumsal sözleşmedir!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye" çağrısıyla başlayan süreci Bianet'e değerlendirdi. Hatimoğulları, kalıcı bir barış için sürecin hukuki zeminde ilerlemesi gerektiğini ve Abdullah Öcalan'ın şartlarının iyileştirilmesinin şart olduğunu vurguladı. Hatimoğulları, barışın tek başına güvenlik perspektifinden ele alınmasına karşı çıktı.

Hatimoğulları, Kürt sorununun siyasal, ekonomik ve kültürel bir sorun olduğunu, sadece terör sorunu olarak görülmesinin yanlış olduğunu belirtti. Barışın kalıcı olması için hukuki düzenlemelerin şart olduğunu söyleyen Hatimoğulları, "Pozitif barış" aşamasına geçilmesi gerektiğini savundu:

"Barış, silahların sustuğu gün değil; hakikatin konuştuğu gün başlar.... Biz unutmakla değil, hatırlamakla var olan bir siyasetten geliyoruz. Bu süreçle birlikte Meclis'te uzun yıllar çalışma yürütecek Hakikatleri Açığa Çıkarma ve Yüzleşme Komisyonu mutlaka olmalıdır."

Somut adım bekleniyor

DEM Parti Eş Genel Başkanı, toplum nezdinde güvenin tesis edilmesi ve barışın kalıcı olması için acil olarak atılması gereken somut adımları dört başlıkta topladı:

Süreçte barış etiğini koruyan bir dil kullanılmalıdır.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma ve yaşam koşulları düzeltilmelidir. Hatimoğulları, "Hücrede, ayda bir görüşülen bir başmüzakereciden yüz yıllık sorunları çözmesini bekleyemezsiniz," dedi.

Ana muhalefet partisi ve demokratik siyaset üzerindeki baskı son bulmalıdır. Kayyım atamaları sonlanmalı, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Osman Kavala, Can Atalay gibi siyasi tutuklular serbest bırakılmalıdır. AİHM ve AYM kararları uygulanmalıdır.

Başta yerel demokrasi olmak üzere, kültür ve dil alanında da sahici adımlara ihtiyaç vardır.

Hatimoğulları, özellikle "umut hakkı" ve adil infaz düzenlemelerinin önemine vurgu yaptı. Bu evrensel hakkın, kalıcı barışın vicdani ve ahlaki zeminini oluşturacağını söyledi:

"Açık söylüyorum, umut hakkı sürecin oksijenine dönüşebilir."

Mevcut hukukun barışın değil, savaşın devamı üzerine kurgulandığını belirten Hatimoğulları, kalıcı barışın mevcut hukuk çerçevesi değişmeden mümkün olmayacağını savundu.

Yeni anayasa

Yeni Anayasa tartışmalarının henüz gündeme gelmediğini belirten Hatimoğulları, Anayasa'nın "yeni bir toplumsal sözleşme" fikriyle, tüm halkların ve toplumun canlı dinamiklerinin katılımıyla yapılması gerektiğini söyledi.

Sürecin Erdoğan’ın iktidarını uzatma çabası olduğu yönündeki iddialara ise şu yanıtı verdi:

"Bizim derdimiz kişiler değil, sistemin kendisidir. Türkiye’nin en önemli meselesi olan Kürt meselesi, kişisel durumlara peşkeş çekilecek bir başlık değildir... Biz, kimin ne niyetle masaya oturduğundan ziyade, o masaya hangi ilkelerin ve hangi çözüm önerilerinin konulduğuyla ilgileniyoruz."

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar