Turist rehberi Fatma Betül Sayan Kaya’yı anlattı: ‘Ben onu gezdirdim, o beni bezdirdi’
Eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'yı Budapeşte'de gezdirdiğini söyleyen rehber Boróka Székely, yıllar sonra yaşadıklarını anlattı. Székely, 'Ben onu Budapeşte'de gezdirdim, o da beni Budapeşte'de bezdirdi' dedi.
GAZETE PENCERE - Son günlerde adı fon kriziyle gündeme gelen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, sosyal medyada bu kez de kaprisleriyle konuşuluyor. Kaya’nın daha önce de ‘geçimsizlik’ gerekçesiyle 60 özel kalem müdürü değiştirdiği iddia edilmişti. Kaya’nın ‘zor arakterine’ ilişkin bir iddia da kendisine Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de eşlik eden turist rehberinden geldi. Boróka Székely, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda Kaya'nın Budapeşte ziyareti sırasında kendisine ve çevresindekilere yönelik tavırlarını anlatarak "Budapeşte'de gezdirdim, o da beni Budapeşte'de bezdirdi" dedi.
Székely, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda olayın ikinci çocuğunun doğduğu dönemde yaşandığını belirterek, Kaya'nın Budapeşte'yi gezmek istemesi üzerine Türkçe bilen bir uzman olarak kendisinin önerildiğini söyledi. Şehir turunun saat 09.00'da başlamasının planlandığını anlatan Székely, Kaya'nın otelden saat 10.20'de çıktığını ve kendisini 1 saat 20 dakika beklettiğini söyledi.
Kaya'nın kendisine selam vermeden tura başladığını ileri süren Székely, gezi sırasında özel hayatına ilişkin çok sayıda soruyla karşılaştığını belirtti. Székely, Kaya'nın kendisine "Türk mü hissediyorsun, Macar mı?" diye sorduğunu, ayrıca aylık kazancını birkaç kez öğrenmeye çalıştığını ileri sürdü.
1 SAAT 20 DAKİKA OTELİN ÖNÜNDE BEKLEDİ
Olayı ikinci çocuğunun doğduğu dönemde yaşadığını belirten Székely, Kaya'nın Budapeşte'yi gezmek istemesi üzerine Türkçe bilen bir uzman olarak kendisinin önerildiğini söyledi.
Saat 09.00'da başlaması planlanan şehir turu için Kaya'nın kaldığı otelin önünde hazır bulunduğunu anlatan Székely, eski bakanın saat 10.20'de aşağı indiğini ve kendilerini 1 saat 20 dakika beklettiğini öne sürdü.
Székely, Kaya'nın kendilerine selam dahi vermeden lobiye gittiğini söyleyen Székely, Kaya’nın tur boyunca ise özel hayatına ilişkin çok sayıda soru yönelttiğini söyledi.
Kaya'nın kendisine "Türk mü hissediyorsun, Macar mı?" diye sorduğunu aktaran Székely, "Niye Türk hissedeyim ki, ben Türk'le evliyim" yanıtını verdiğini belirtti. Székely, Kaya'nın aylık ne kadar kazandığını da yaklaşık beş kez sorduğunu öne sürdü. Bazı sorulara "Bunlar özel, ben bunu cevaplayamam" karşılığını verdiğini ve Kaya'nın bundan rahatsız olduğunu ileri sürdü.
'BEN TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ TEMSİL EDİYORUM'
Székely'nin anlatımına göre Kaya'nın özellikle görmek istediği yerlerden biri, internette görüp beğendiği tarihi New York Café'ydi. Székely, mekanın yoğun olduğunu ve özellikle güzel bölümlerinde oturabilmek için önceden rezervasyon yapılması gerektiğini söyledi. Kaya'nın buna rağmen kafeye gitmekte ısrar ettiğini belirten Székely, şans eseri girişe yakın iki masanın boş olduğunu ancak Kaya'nın bu masaları beğenmediğini anlattı.
Kaya'nın alt kattaki başka bir bölümü göstererek orada oturmak istediğini belirten Székely, masaların dolu olduğunu söylemesi üzerine şu yanıtı aldığını öne sürdü:
"Benim için boşaltırlar. Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil ediyorum burada."
Székely, Kaya'nın sözlerini çalışanlara doğrudan çevirmek yerine durumu rica ederek hallettiklerini söyledi. Buna karşın Kaya'nın kendilerine teşekkür etmediğini, hatta kahve dahi ısmarlamadığını belirtti.
'BU BİZİ NE ZAMAN GÖTÜRECEK?'
Székely'nin anlatımına göre ziyaret sırasında Kaya'nın özellikle camiye gitme konusunda ısrarı da dikkat çekti. Kaya'nın yaklaşık 20 dakikada bir yanındakilere camiye ne zaman gideceklerini sorduğunu belirten Székely, kendisi hemen yanında olmasına rağmen Kaya'nın kendisinden "bu" diye söz ettiğini öne sürdü. Székely, Kaya'nın yanındakilere, "Bu bizi camiye ne zaman götürecek?" diye sorduğunu aktardı.
Sonunda mescide ulaştıklarını belirten Székely, Kaya'nın içeride fotoğraf çektirdikten hemen sonra geziye devam etmek istediğini söyledi. Székely, "Poz içinmiş her şey meğer" ifadelerini kullandı.
BEŞ DAKİKALIK MESAFEDE ARAÇ ISRARI
Székely’nin anlattıklarına göre ziyaretin en dikkat çeken bölümlerinden biri Gül Baba Türbesi'nde yaşandı. Székely, mescitten sonra birkaç dakikalık yürüyüşle Gül Baba Türbesi'ne ulaşabileceklerini ancak Kaya'nın yürümek istemediğini anlattı. Kaya'nın türbeye araçla çıkmak istediğini belirten Székely, bunun mümkün olmadığını defalarca anlatmak zorunda kaldığını söyledi. Türbenin bahçesine araç girişinin mümkün olmadığını ve yaklaşık beş dakika yürümeleri gerektiğini söylediğini belirten Székely, Kaya'nın buna tepki gösterdiğini öne sürdü.
Székely'nin anlatımına göre Kaya, araçla gidilememesi üzerine kendilerine "beceriksizlik" ve "ciddiyetsizlik" gibi ifadeler kullandı. Başka bir seçenek olmadığının anlatılmasının ardından ise istemeden yürümeyi kabul etti. Székely, ziyaret boyunca benzer tavırlarla karşılaştığını belirterek, "Sürekli bizi aşağıladı" dedi.
'BENİ TANIYORLAR MI? KİMİN GELDİĞİNİ BİLİYORLAR MI?'
Gül Baba Türbesi'ndeki müzeye ulaştıklarında Kaya'nın bu kez müze görevlilerinin kendisini tanıyıp tanımadığını merak ettiğini söyleyen Székely, eski bakanın kendisine şu soruları yönelttiğini aktardı: "Beni tanıyorlar mı? Kimin geldiğini biliyorlar mı?"
Székely, buna, "Sanmıyorum, tanımazlar ama kalabalık sebebiyle Türkiye'de devletten geldiğiniz anlaşılır" yanıtını verdiğini söyledi.
Kaya'nın müzenin içini hızlı bir şekilde geçtiğini belirten Székely, türbenin önünde fotoğraf çektirdikten sonra ziyareti sonlandırdığını anlattı. Székely, "Müzenin içerisini hızla geçti, türbe önünde resim çektirdi ve işi bitti. İşi resimdi" ifadelerini kullandı.
'OLUMLU CEVAP VERMEZSENİZ KİNLE BAKIYORDU'
Székely, Kaya'nın yalnızca taleplerinin karşılanmaması durumunda değil, sorularına istediği yanıtları alamadığında da tavrının değiştiğini savundu. Kaya'nın özel hayatına ilişkin sorularına yanıt vermemesi nedeniyle kendisine kızdığını düşündüğünü söyleyen Székely, "Siz olumsuz cevap verirseniz kinle bir bakışı var ki görmeniz lazım" ifadelerini kullandı. Gün boyunca Kaya'nın telefonla konuştuğunu da belirten Székely, her telefon görüşmesinden sonra anlatımına yeniden başlamak zorunda kaldığını söyledi. Gezi için önceden hazırladığı metni defalarca baştan anlattığını, önemli tarihi noktaları göstermek için de çaba harcadığını belirtti. Székely, Budapeşte'deki Osmanlı döneminden kalan kubbeli Türk hamamlarını da önerdiğini, mimari açıdan ilgi çekici olabileceklerini söylediğini ancak Kaya'nın bunlara ilgi göstermediğini aktardı.
'KABA, BİLGİSİZ, ACEMİ VE SAYGISIZ DEMİŞ'
Székely, ziyaretin ardından Kaya'nın kendisi hakkında da olumsuz değerlendirmelerde bulunduğunu öğrendiğini söyledi. Kaya'nın kendisi için "kaba, bilgisiz, acemi, senli benli konuşan, saygısız birisi" dediğini öne süren Székely, bu değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Székely, "Benim anlattıklarımı dinlemeyen birisi olarak bana iftira attı" diyerek Kaya'nın özellikle özel sorularına yanıt vermemesine sinirlendiğini düşündüğünü söyledi. Ziyaretin ardından elçilik tarafından bir daha görevlendirilmediğini de belirten Székely, "Ben o günden sonra elçilik tarafından daha hiç aranmadım" dedi.
'KOMİSYON ALMAYACAĞINI NE BİLELİM?'
Székely'nin aktardığı bir başka olay ise ziyaretin alışveriş bölümünde yaşandı. Kaya'nın Flying Tiger isimli Danimarkalı mağazadan çocukları için birkaç hediyelik eşya aldığını anlatan Székely, bazı mağazalara girerken kendisinin de çağrıldığını ancak daha pahalı ürünlerin satıldığı mağazalarda kapıda beklemesinin istendiğini söyledi. Bu durumu tuhaf bulduğunu belirten Székely, Kaya'nın korumasının kendisine alışverişin "mahrem" olduğunu söylediğini aktardı. Székely, ucuz ürünlerin bulunduğu mağazalarda içeri çağrılmasına rağmen pahalı mağazalarda neden dışarıda bırakıldığını sorduğunda ise korumadan şaşırtıcı bir yanıt aldığını öne sürdü.
Korumanın, "Fiyatlı şeyler alınırken komisyon almayacağını ne bilelim?" dediğini aktaran Székely, kendisinin ise "Niye alayım ki, ben tercüman olarak geliyorum" karşılığını verdiğini söyledi. Korumanın buna, "Ya olsun, ne olur ne olmaz" diye yanıt verdiğini iddia etti.
'SÜREKLİ MAKAMINI VE POZİSYONUNU ÖNE ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORDU'
Székely, Kaya'yı "kaba" olarak nitelendirmek istemediğini ancak ziyaret boyunca kaprisli davrandığını ve makamını öne çıkardığını söyledi. "Kaba olduğunu söyleyemem ama kaprisli ve sürekli makamı ve pozisyonunu öne çıkarmaya çalışan biriydi. Kendisini böyle tanıdım" diyen Székely, olayın üzerinden yıllar geçtiği için Kaya'nın ismini dahi unuttuğunu belirtti.
'DİĞER TÜRK HEYETLERİNDE BUNU YAŞAMADIM'
Daha önce Kürşad Tüzmen, Burhan Kuzu ve İlknur İnceöz'ün ziyaretlerinde de Türk heyetlerine rehberlik yaptığını belirten Székely, bu isimlerle benzer sorunlar yaşamadığını özellikle vurguladı. Székely, "Onların hepsi kibar ve makamlarını taşıyan kimselerdi. Bu gerçekten bambaşka biriydi" ifadelerini kullandı. Yıllar sonra Kaya'nın ismini haberlerde yeniden gördüğünü söyleyen Székely, yüzünü tanıyınca eşine dönerek, "Biliyor musun, ben onu Budapeşte'de gezdirdim, o da beni Budapeşte'de bezdirdi" dediğini anlattı.
Yaşadıklarının güncel tartışmalardan bağımsız olduğunu vurgulayan Székely, "Keşke bunu daha önce yazsaydım. Yaşadığım şey sizin gündeminizden bağımsız bir konudur tabii" ifadelerini kullandı.
Kaynak:Haber Merkezi