Tutuklu Gazeteci İsmail Arı cezaevinden yazdı: Türkiye bir vakıf cumhuriyeti olmadı mı?

Tutuklu Gazeteci İsmail Arı tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen paylaşımlardan “Erdoğan ailesinin vakıfları” videosuna ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Tutuklu Gazeteci İsmail Arı cezaevinden yazdı: Türkiye bir vakıf cumhuriyeti olmadı mı?

GAZETE PENCERE - "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla gözaltına alınan BirGün gazetesi muhabiri İsmail Arı tutuklandı.

23 gündür tutuklu olan İsmail Arı tutuklanmasına gerekçe olarak gösterilen paylaşımlardan “Erdoğan ailesinin vakıfları” videosuna ilişkin bir yazı kaleme aldı.

Birgün’de yer alan “Tutuklanmama gerekçe olan haber – 2” başlıklı yazıda İsmail Arı “Anlattıklarımın hangisi yalan? Erdoğan ailesinin 20’ye yakın vakfı yok mu? Türkiye bir vakıf cumhuriyeti olmadı mı?” sorularını yöneltti.

Tutuklu Gazeteci İsmail Arı’nın yazısı şöyle:

Her yazımın başında yeniden hatırlatacağım: Bayram günü aile ziyaretine gittiğim Tokat’ın Turhal ilçesinde, ocak ayında yayımlanan bir video gerekçe gösterilerek gözaltına alınıp tutuklandım. Gözaltındayken soruşturma dosyasına yine güncel olmayan üç haber ve video daha eklendi. Daha önce ne zaman çağrılsam gidip ifade verdiğim bir savcıya bu kez ifade bile veremeden bayramın üçüncü günü tutuklanıp cezaevine gönderildim. Bu dosyanın başlangıcı, sanırım 16 Ocak 2026 tarihinde gazetemiz BirGün’ün YouTube kanalı olan BirGün TV’de yayımlanan "Erdoğan Ailesinin Vakıfları" videosu.

Peki, yayımlandıktan üç ay sonra tutuklanmama gerekçe olarak önüme koydukları bu videoda ne anlattım? "Erdoğan ailesi 20’ye yakın vakfı yönetiyor. Bunların yaklaşık 15’i Bilal Erdoğan’ın, diğerleri de Emine, Esra ve Sümeyye Erdoğan’ın yönettiği vakıflar," dedim. Peki, bu yalan mı? Bütün Türkiye, Okçular Vakfı, İlim Yayma Vakfı, TÜGVA ve TÜRGEV başta olmak üzere bu vakıfları bilmiyor mu?

Videonun devamında bu vakıfların Cumhurbaşkanı kararı ile vergiden muaf tutulduğunu, böyle bir imtiyaz sağlandığını belirttim. Ayrıca AKP’li belediyeler ile bu vakıflar arasında imzalanan protokoller aracılığıyla kamu kaynaklarının bu vakıflar için kullanıldığını söyledim. Bunları da bütün Türkiye bilmiyor mu? Bu da mı yalan? Hatta belediyeler bu vakıflara binalar tahsis edip birçok harcamaya imza atmıyor mu? Yalan mı bunlar? Daha önce TÜGVA, torpil iddiaları ile gündeme gelmedi mi? Herkes bunları biliyor, hatırlıyor! Bu saydıklarımın hangisi "halkı yanıltıcı bilgi"?

Yaptığım haberleri her alanda, hatta cezaevinde de savunurum. Türkiye, özellikle son 10-15 yıldır bir "vakıf cumhuriyeti" oldu. AKP’liler peş peşe yeni vakıflar kuruyor. Bu vakıflar önce belediyeler ve kamu kurumları ile protokol imzalıyor, ardından vergiden muaf tutuluyor. Bu vakıflar aracılığıyla birileri “Vergiden kaçınıyor.” Özetle; bayram günü tutuklanmama bahane olarak sundukları dört haber ve videodan biri bu. Şimdi siz karar verin: Ben suç mu işledim, yoksa sadece gazetecilik mi yaptım?

Son olarak şunu vurgulamak istiyorum: Anayasa’da "Basın hürdür, sansür edilemez," denmesine karşın tutuklandım. Anayasa’yı çiğnediler. Benim gazetecilik yapmamı istemediler; bu yüzden cezaevindeyim. Ancak ben gazetecilikten vazgeçmeyeceğim. Özgür günlerde görüşmek dileğiyle.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar