Yeni Şafak yazarından fon soruşturması tepkisi
Yeni Şafak Gazetesi yazarı İsmail Kılıçarslan, fon soruşturmasında devlet görevlilerinin sorumluluğuna dikkat çekerek “Yahu bu fonlar vatandaşın 15 milyar dolarını çalarken ben uyumuşum, kusura bakmayın' diyerek istifa eden yöneticiler nerede?” dedi.
GAZETE PENCERE - AK Parti’ye yakın Yeni Şafak Gazetesi yazarı İsmail Kılıçarslan, fon soruşturmasına ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
İsmail Kılıçarslan, yazısında özellikle evlet görevlilerinin sorumluluğuna dikkat çekerek, yaşananlar sonrasında neden istifa gelmediğini sorguladı.
Kılıçarslan, yazısında "Yahu bu fonlar vatandaşın 15 milyar dolarını çalarken ben uyumuşum, kusura bakmayın" diyerek istifa eden yöneticiler nerede?" diyerek hiçbir sorumlunun istifa etmemesini eleştirdi.
Kılıçarslan ayrıca, "İkinci anlamadığımız taraf şu. Kimin yetkili olduğunu bilmeden söylüyorum. Fonlar sahibi oldukları şirketleri borsada spekülasyonlarla milyar dolarlık hacimlere ulaştırıp vatandaşın parasını cukkalarken bu işin yetkilileri tam olarak ne işle meşguldü?" diyerek ekonomi yönetimine sert eleştirilerde bulundu.
Kılıçarslan'ın "Bana zekâmıza hakaret edilmesinden usanmanın resmini yapabilir misin Abidin?" başlıklı yazısı şöyle:
"Biz aşağıda imzası bulunmayanlarız. Aslında irabda da pek mahalli olmayanlarız. Türkiye’ye ve Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğine inandığımız için belli konular hariç sesini pek çıkarmayanlarız.
Fakat Türkiye sevgimizi ve Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılığımızı kullanarak bizi “salak” zannetmenize de en hafif tabirle, içerliyoruz artık.
Farkında olup olmadığınızı çok merak ettiğimiz bazı şeyler var. Bunlardan ilki, son 4-5 yılda nasıl bu denli yoksullaştığımızın farkında olup olmadığınız. Aracımıza benzin almaya korkuyoruz, marketten gönlümüzce alışveriş yapmaya korkuyoruz, ev kiralamaya korkuyoruz, işçi çalıştırmaya korkuyoruz, işçi olarak çalıştığımızda aldığımız paranın geçimimize yetmeyeceğinden korkuyoruz. Siz de arada bir çıkıp yeni vergi kalemlerini sayıyor, hatta “savaş olmasaydı enflasyon şu kadar olurdu” falan diyorsunuz. Okullar olmasaydı da maarifi yönetmek çok kolay olurdu zaten.
'KUŞ OLUP UÇAN 15 MİLYAR DOLAR'
Diğeri de şu güncel mesele yani buhar olup, kuş olup uçan 15 milyar dolar. Hani fon şirketlerinin yol açtığı ekonomik tokatlama işinin neticesi olan 15 milyar dolar. Tamam. Elbette tamahkârla-sahtekârın buluşması meselesi bu. Sahtekâr umut satıyor, tamahkâr da kısa yoldan parayı bulmak için “haram helal ver Allah’ım, bu kulun yer Allah’ım” diyor. İşin orasını anlıyoruz. Anlamadığımız tarafları başka.
İlk anlamadığımız taraf şu. Bu sahtekârların bu tamahkârları uğrattığı zararı karşılamak için yeni vergi kalemleri açıklamazsınız değil mi? Hastane, okul, yol, sosyal yardım ve benzeri şeyler için toplanan vergilerden bu tamahkârların paralarını ödemezsiniz değil mi? Faize bulaşmayan, kısa yoldan para bulmaya tenezzül etmeyen, helal yoldan rızkını arayan milyonlarca insanın cebinden ödenmez değil mi o zarar? 1 lira koyup onu 15 lira olarak almak için parasını riske eden tamahkârın zararını ödemek istemiyoruz biz.
'İSTİFALAR NEREDE'
İkinci anlamadığımız taraf şu. Kimin yetkili olduğunu bilmeden söylüyorum. Fonlar sahibi oldukları şirketleri borsada spekülasyonlarla milyar dolarlık hacimlere ulaştırıp vatandaşın parasını cukkalarken bu işin yetkilileri tam olarak ne işle meşguldü?
Hadi gözden kaçtı diyelim. Hadi adamlar aşırı uzmandı da fark edilmediler diyelim. İstifalar nerede o vakit? “Yahu bu fonlar vatandaşın 15 milyar dolarını çalarken ben uyumuşum, kusura bakmayın” diyerek istifa eden yöneticiler nerede?
'BEYAZ ADAMLAR' TEPKİSİ
Üçüncü anlamadığımız taraf şu. Bazı beyaz, aşırı beyaz, bembeyaz adamların niçin “başımızın üzerinde yeri” oluyor her seferinde? Özel toplantılarında “ya bu Tayyip de çok şey abii” diye ağzını yaya yaya konuşan bit yavrularıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın adamı olduğunu iddia edenlerin ne işleri oluyor her seferinde?
“Bunlardan olmaz” dedik diye bize “kes sesini” deyip üzerimize trol ordusu salanlar şimdi ellerini yıkayıp kenara çekiliyorlar. Bir kez daha söyleyelim: “Büyük ekonomist”, “aşırı zeki”, “finans dehası”, “çok muteber isim” dedikleri adamlar 15 milyar dolar cukkalamışlarken bile burunlarından kıl aldırmadan “vatan, millet, Sakarya” lafazanlığı yaparak her şeyi çözebileceğini zanneden adamlardan olmaz. Yeni Şafak doğru bildiği yolu gösterirken durmadan Yeni Şafak’a çemkiren, “şu İslamcıları da bir tasfiye etsek artık” diye kendilerince hallenen adamlardan olmaz.
'ÇOK OLAN BEN DEĞİLİM'
Muhtemelen çok kızacaksınız yine bu yazıma. Muhtemelen “bu da çok oluyor” diyeceksiniz. Yok yok. Çok olan ben değilim. Çok olan sizsiniz. Her şeyin sizin dışınızda olup bittiğini düşünmemizi isteyip zekâmıza hakaret ederek çok oluyorsunuz. Türkiye’ye ve Recep Tayyip Erdoğan’a hayatı pahasına bağlı insanları bunca üzdüğünüz için çok oluyorsunuz.
Muzaffer Özak rahmetlinin tonlamasıyla okuyun bu cümleyi: “Bilmem anlatabildik mi?”
Kaynak:Haber Merkezi