Hangi isim?

Bir nesneyi, bir kavramı veya bir kişiyi nasıl isimlendirdiğiniz önemli midir? Sanırım evet. Çünkü isimlendirmenizin altında açık veya dolaylı çağrışımlar yer alır. Telaffuz ettiğiniz ismin kapsadığı veya kapsamadığı şeyler o nesneye, kavrama veya kişiye dair yaklaşımınızın ipuçlarını verebilir.
Söz konusu olan tarihsel bir kişilik, bir önder, bir kurtarıcı ve kurucu ise durum yine aynı mıdır? Çoğu kez evet. O tarihsel kişilikten bahsederken kullandığınız veya kullanmadığınız isim bazı anlamlar içerebilir ya da siz kullandığınız veya kullanmadığınız ismi bazı anlamlar içersin diye tercih ediyor veya etmiyor olabilirsiniz.
Bir lideri, tarihsel bir kişiliği hangi isimle andığınız ona verdiğiniz önemi, gösterdiğiniz sevgi ve bağlılığı göstermeye yeter mi? Yani şu ismi kullanıyorsanız ona bağlısınız, seviyorsunuz veya değer veriyorsunuz, şu ismi kullanıyorsanız vermiyorsunuz denebilir mi?
Annesi Mustafa’m derdi. Eşi Latife Hanım, Kemal. Etrafındaki kişiler genellikle Paşam veya Paşa Hazretleri olarak seslenirdi. Gazi, Gazi Hazretleri, Atatürk, Mustafa Kemal şeklinde hitap edilmesine ve isminin bu şekilde söylenip yazılmasına zaten aşinayız.
Mustafa Kemal Atatürk gibi bir şahsiyetten bahsederken ona ister Mustafa, ister Mustafa Kemal, ister Atatürk isterseniz Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk deyin ortaya koyduğu fikirler, idealler ve kavramlar bakımından bir değişiklik olmayacaktır. Siz bu isimlerden bir veya bir kaçını tercih ederken bu tercihinize kendinizce anlamlar yükleseniz de onun yaşasaydı bunu önemseyecek, kendisine olan bağlılığı buradan ölçecek bir lider olduğunu sanmıyorum.
Çünkü o en çok kendisinin ve adının kutsallaştırılmasına, fikirlerinin doğma haline gelmesine karşı çıkmış bir liderdi. O yüzdendir ki “benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır” demiştir. Çünkü o hayattaki en gerçek yol göstericinin bilim olduğuna duyduğu inançla “benim sözlerimle bilim ters düşerse bilimi seçin” diyebilmiştir. Çünkü onun bize bıraktığı en önemli miras bilimsel düşüncedir.
Bu nedenledir ki Büyük Atatürk’ü sevmek, ona değer vermek kendisinden bahsederken hangi ismi kullandığınızla ilintili bir durum değildir. Onu en çok seven “açtığı yolda hiç durmadan yürüyendir”. Ona en çok sahip çıkan başta en büyük iki eserim diye tanımladığı eserleri olmak üzere tüm eserlerine sahip çıkıp daha da büyümesi için çalışandır. Ona en çok değer veren ilkelerinin hayata geçmesi için en çok emek verendir.
Ona hangi isimle hitap ederseniz edin; açtığı yolda yürümüyor, bilimsel düşünceyi terk edip fikirlerini dogmalaştırıyor ve eserlerine sahip çıkmıyorsanız onun askeri de yoldaşı da seveni de olamazsınız. O nedenle bırakın isteyen istediği isimle hitap etsin. Biz hangi ismi kullandıklarına değil onun en büyük ülküsü olan çağdaş uygarlık seviyesini yakalamak yolunda kimin ne yaptığına bakalım.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Murat Aydın Arşivi