CHP'li Emir'den Doruk Madencilik işçilerine destek: 'Bir kere de patrondan yana olmayın'

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, maaş ve tazminatları için Ankara’ya yürüyen Doruk Madencilik işçilerine destek verdi. İşçilerin açlık grevine başladığını belirten Emir, "Bir kere de patronlardan yana değil, işçiden yana olsunlar" dedi.

CHP'li Emir'den Doruk Madencilik işçilerine destek: 'Bir kere de patrondan yana olmayın'

GAZETE PENCERE - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Doruk Madencilik işçilerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki eylemine destek verdi.

İşçilerin aylardır ödenmeyen maaşlarını, alın terlerinin karşılığını ve birikmiş tazminatlarını istediğini belirten Emir, bunun en temel hak olduğunu dile getirdi.

Emir, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Bu akşam Yıldızlar Holding’e bağlı Eskişehir’deki madende çalışan 110 işçimizle beraberiz. 110 işçimiz 9 gündür yürüyor, Ankara’ya sesini duyurmaya çalışıyor. Şu anda Ankara’da sesini duyması gereken Enerji Bakanlığı’nın önündeler. İşçilerimiz çok basit ve en temel hakları olan, analarının ak sütü kadar helal olan maaşlarını, yatmayan maaşlarını, alın terlerinin karşılığını ve birikmiş tazminatlarını istiyorlar. Bundan daha doğal bir hak olamaz. Başka bir şey istemiyorlar. Diyorlar ki: 'Biz aylarca maaş alamıyoruz.' Diyorlar ki: 'Tazminatlarımızı alamıyoruz.' Peki niye alamıyorlar? Çünkü bu holding, diğer madenlerde de olduğu gibi burada da TMSF’den almış olmasına rağmen borçlarını ödemiyor. Kar yazıyor, para kazanıyor, madenleri işletiyor ya da işletmeyip bekletiyor, işçileri ücretsiz izne ayırıyor ama sonuçta işçileri sömürüyor. Peki buna müdahale etmesi gereken, buna göz yummaması gereken kim? Buradakiler ve TMSF. Çünkü bu şirket TMSF’ye devredildi.

Özelleştirilirken bu işçi kardeşlerimize denildi ki: 'Merak etmeyin, bütün haklarınızı alacaksınız.' Şimdi bu işçilerin bu kadar doğal, en temel haklarını talep ettikleri bir Türkiye’de Enerji Bakanlığı önüne gelmelerinden niye rahatsız olunur? Niye engellenir? İşçi kardeşlerimizin yerlerde sürüklendiğine tanık olduk. Niye yaparsınız bunu? Yapmanız gereken bu işçilere kulak vermek. Aç kalmış, ailesine ekmek götüremeyen, maaşını alamayan, alın teri dökmüş ama karşılığını alamamış işçiye kulak vermektir.

Buradan yöneticilere sesleniyorum: Bir defa bakanlık bu sesi duysun. Çünkü bu maden, bakanlığın ruhsatlandırdığı ve denetiminde olan bir maden. TMSF bu sesi duysun. Çünkü özelleştirdi. Özelleştirirken bu işçilere 'haklarınızı alacaksınız' dedi. O zaman duyacaklar.

"BU KOŞULLARDA İŞÇİLERİN BURADA OLMASI TÜRKİYE İÇİN BİR AYIP"


Buradan Ankara Emniyeti’ne de sesleniyorum: İşçilerimizin elinde silah yok, sadece baretleri var. Ve diyorlar ki: 'Sesimiz duyulana kadar aç kalacağız, açlık grevine giriyoruz.' O halde bu kardeşlerimize en çok ihtiyaç duydukları şekerli suyun, hasta olanlara ilaçların, özel durumlarına uygun beslenme imkanlarının ulaştırılması gerekir. Battaniyelerine bile ulaşamıyorlar. Ankara’da hava birazdan daha da soğuyacak, koşullar zorlaşacak. Bu koşullarda işçilerin burada olması Türkiye için bir ayıptır. Gelmişlerse misafirimizdirler. Biz burada onları ağırlamalıyız. Sakın ola ki bir polis müdahalesi düşünülmesin.

İkinci olarak, bu kardeşlerimiz seslerini duyurmak için geldiler. Onların sesini duyuracak araç basındır, medyadır. Oraya bir barikat kurmuşlar, gazetecileri geçirmiyorlar. Neden? Neden korkuyorsunuz? Bu işçiler bir suç işlemiyor. Burada bir suç işlenmiyor. Sadece 'Maaşımızı alamıyoruz, tazminatımızı alamıyoruz' diyorlar. '6 arkadaşımız sendikal faaliyetlere katıldığı için işten atıldı, işe iade edilsin' diyorlar. Bunun duyurulmasında kamu düzenini bozacak ne var? Dolayısıyla herkes Türkiye’nin, kırık dökük bile olsa bir demokrasi olduğunu hatırlasın. Bu işçilere anlayış gösterilsin. Yasalar uygulansın. Bu kardeşlerimizi burada ağırlayalım ve bir an önce seslerine kulak verelim, sorunlarını çözelim. Bir kere de patronlardan yana değil, işçiden yana olsunlar. Bir kere de sermayeden yana değil, emekten yana olsunlar. Haktan yana olsunlar."

Kaynak:ANKA

Öne Çıkanlar