PANİK ATAK!

İktidar Partisi’nde son iki haftada yaşananları en iyi anlatacak kelime ‘panik atak’ olabilir. Üst üste yapılan hatalar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın neredeyse her toplantıdaki kızgın hali, milletvekillerinin psikolojisi bunu doğrular nitelikte.

19 Ocak tarihinde, yine bu köşede, “Eski tas, eski hamam, eski taban…” başlıklı bir yazı kaleme almıştık. İki ay sonra yazdıklarımız satır satır doğrulandı. O yazıda, “Parti, modern ve çağdaş bir imaj vermek uğruna eski tabanını kaybetmeyi göze almayacak. O yüzden demokratikleşme, insan hakları, sanatçılara değer ve kadın hakları gibi konular seçim sürecinde görünmeyecek. Yani stratejik ortaklık, eski mahalleyle yapıldı…” demiştik. Nedeni de “eğitimliler ve çağdaş görüşe sahipler zaten bize oy vermiyor, hiç olmazsa eski oylarımızı konsolide edelim” olarak açıklanmıştı.

SUSMAYA DEVAM EDECEKLER Mİ?
Şimdi gördük ki, “domuz bağıyla ölümlerle” anımsanan HÜDAPAR ile 6284 Sayılı Kadın Haklarının Korunması Yasası’na kafayı takmış tutucu Yeniden Refah Partisi’yle kapalı kapılar ardından yapılan pazarlıklar, yazılanları bir kez daha doğruladı. Bunların, İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesini sağlayan taban olduğunu herkes biliyor. Aracılık edenin Numan Kurtulmuş olduğunu bir kez daha anımsatalım.

Bütün bunlara içten içe tepki gösterip, sinirden tırnaklarını yiyen AKP’li kadın ve genç seçmen son gelişmelere ne diyecek? Peki, bu yasanın çıkarılması için gece gündüz çalışan, şimdinin Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı eski bakan Fatma Şahin ile eski bakan, yeni Ziraat Bankası Yönetim Kurulu üyesi Faruk Çelik seslerini çıkarmayacak mı? Yasayı, “Son yılların en önemli adımı” olarak sunan ve oy veren AKP’li vekiller ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kızları ne yapıyor?

HÜDAPAR ZİRİFİ KARANLIK BİR YAPIDIR
Kadın siyasetçilerin moral bozukluklarının aynısını, doğu illerinin milletvekilleri HÜDAPAR’la yapılan pazarlık konusunda yaşıyor. Bölgeyi bilen deneyimli bir AKP’li siyasetçinin ders niteliğindeki sözlerini aktararak devam edelim:
“HÜDAPAR’ın tüm oyu 2018’de 100 bindi. Genel başkanı Diyarbakır’da 34 bin oy alabildi. HÜDAPAR zifiri karanlık bir yapıdır. Üstelik HDP ve PKK’dan daha Kürtçüdür. Bölgedeki AKP’li seçmenin bu partiye bakışı çok olumsuzdur. İttifak iddialarından sonra çok büyük tepki doğdu. Diyarbakır’da birinci sıranın bir AKP’liye ikinci sıranın HÜDAPAR’a verilmesinin konuşulduğunu duyuyoruz. Özellikle bölgedeki kentlerde yaşayan Kürt AKP seçmeni bunu kabul etmez. Şu anda AKP tabanında yüzde 10’luk bir kitle gözlem yapıyor. Eğer yanlışlara devam edilir ve partinin kaybedeceği hissi yaygınlaşırsa, bize oy vermezler…”

SİNİRLER BOZULDU
Teşbihte hata olmaz. Panik atak derken, kulislerdeki bu ruh halini kastetmiştik. Erdoğan’ın da hatalar nedeniyle sık sık parti yöneticileri, bakanlar ve bürokratlarla sert konuşmalar yaptığı biliniyor. Son olay, sosyal medya kullanımı konusunda yaşanmış. Erdoğan, muhalefet partilerinin ve destekçilerinin sosyal medyayı çok iyi kullanması, sürekli iktidara yönelik eleştirilerin gündem oluşturmasına kızmış. Erdoğan’ın, “Siz ne yapıyorsunuz bunlarla ilgili, yeterince mücadele etmiyorsunuz” diye tepki gösterdiği aktarılıyor.

Bununla ilgili yapılan sosyolojik saptama ilginç. AKP seçmenin Twitter kullanıcısı olmadığı, Instagram’da görünmeye tercih ettiği, daha çok da artık pek etkisi kalmayan Facebook kullandığı saptanmış. Eğitim düzeyine bağlı olarak, kendini ‘pratik zeki ve hızlı’ şekilde ifade etme yeteneğinin azaldığı, muhalif grupların daha parlak ve pratik bir zekaya sahip olduğu kabul ediliyor… Eğitim şart…

Başka bir cephede ise Cumhur İttifakı ortaklarının milletvekili listeleriyle ilgili hazırlıklar ve hesaplar yapılıyor. ‘Ortak liste’ planları herkesi korkutuyor. Şimdi partide, 81 il tek tek masaya yatırılıyor. Bu çalışmayla, “Her parti ayrı liste çıkarırsa sonuç ne olur, bazı illerde ortak liste olursa nasıl bir sonuç çıkar” görülecek.

Uzun zamandan beri AKP ve MHP’nin 15 civarında ilde ortak liste çıkarabileceği konuşuluyor. Şimdi ona diğer partiler de dahil olacak. Ancak AKP’de her partinin ayrı liste ile seçime gitmesi gerektiğini savunanlar az değil. Bu görüşü savunanlar, “İki parti ayrı liste ile girse, bize kızan MHP’ye verirdi veya tam tersi olabilir. Ortak liste olursa, bu seçmen Millet İttifakı’na kaçabilir” tezini dile getiriyorlar.

Anlayacağız, kulislerdeki her masada farkı bir konu, farklı bir sancı konuşuluyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Nuray Babacan Arşivi