Tuğçe Küçük

Tuğçe Küçük

AŞKIN EVRENSELLEŞMİŞ GÜNÜ “Valentine’s Day”

Aşk, hem hayata bağlayan olabilir hem de yaşama sevincini alıp götüren… Hem mutlulukların en büyüğüdür hem de acıların en derini…

Aşk yıkıcıdır. Bireyi hayatın rutininden koparır, olağan sorumlulukları bile göz ardı edecek duruma getirir.

Ve büyüselliği vardır aşkın. Dünya eskisinden bambaşka, yepyeni görünür. Muhtemelen aşkın dışında kalan diğer her şey artık eskisi kadar ilgi çekici görünmez.

“Aşk hem Malezyalı hem de Avrupalı olan için bir tutkudur. Zihne ve bedene oldukça acı çektirir; birçok insanı bir açmaza, skandala veya trajediye sürükler; daha nadir olaraksa hayatı aydınlatır, kalbi genişletir ve neşeyle doldurur.” / Anthony Giddens – Mahremiyetin Dönüşümü

Giddens’ın Mahremiyetin Dönüşümü kitabında tanımladığı üzere aşk, hem hayata bağlayan olabilir hem de yaşama sevincini alıp götüren… Hem mutlulukların en büyüğüdür hem de acıların en derini…

Aşk yıkıcıdır. Bireyi hayatın rutininden koparır, olağan sorumlulukları bile göz ardı edecek duruma getirir.  

Ve büyüselliği vardır aşkın. Dünya eskisinden bambaşka, yepyeni görünür. Muhtemelen aşkın dışında kalan diğer her şey artık eskisi kadar ilgi çekici görünmez.

İşte, tarih boyunca aşk üzerine yazılıp çizilmiş, aşkın cinsiyetlere göre nasıl vuku bulduğu anlaşılmaya çalışılmış, ‘Aşk biyolojik midir kültürel midir?’ sorusu üzerine tartışılmıştır.

Aşkın Kutlandığı Evrensel Gün

Hepimizin bildiği üzere yarın 14 Şubat Sevgililer Günü. Tartışmalı aşk kavramıyla özdeşleştirilen bu gün dünya üzerinde milyarlarca insan tarafından kutlanmakta…

Aşkın kutlandığı evrensel bir gün olarak gelenekselleşen 14 Şubat’ın günümüzde yadsınamaz bir ticari anlamı da var. Markaların bugüne itafen hazırladığı reklamlar, alışveriş dükkanlarının sevgililer günü konseptleri 14 Şubat yaklaşırken hızla ortaya çıkar. Kalpler, çiçekler, hediyeler her yerdedir. Kimilerince bugün aşkı hissettirmenin fırsatıdır. Kimileri ise bugüne dair olup bitene kapitalizmin kendi için bulduğu fırsat der. İşin bu boyutu başka bir yazının derin konusu olabilir ancak biz bugün 14 Şubat Sevgililer Günü nereden çıkmış tarafına bakalım.

14 Şubat’ın tarihi nereye uzanıyor?

Şubat ayı ortasının aşk ile anılması antik çağlara dayanır. Antik Yunan takvimlerinde Ocak ayı ortası ile Şubat ayı ortasının arasında kalan zaman Gamelyon ayı olarak adlandırılmış ve bu tarih aralığı Zeus ile Hera'nın kutsal evliliğine adanmıştı. Antik Roma'da ise 15 Şubat, bereket tanrısı Lupercus'un onuruna, Lupercalia günü olarak kutlanmaktaydı. Bu günde, Lupercus'un din adamları tanrıya keçi kurban ederlerdi. Daha sonra kafalarının üstüne koydukları bir parça keçi derisi ile Lupercus'u simgeleyerek, Roma sokaklarında koşturup, karşılaştıkları herkese dokunurlardı. Genç kızlar gönüllü olarak ileri atılır ve bereket tanrısının dokunuşundan paylarını almaya çabalarlardı. İnanışa göre bu dokunuş sayesinde doğurganlıkları kolaylaşacaktı. Lupercalia bayramının arifesi olan 14 Şubat'ta genç erkeklerin ve genç kızların katılımıyla kura çekerek bayram boyunca 'çift' olma alışkanlığı vardı. 469'da Papa bu gayri-Hristiyan bayramını yasaklayarak sadece kura çekilişine izin verdi. Ancak artık kuralarda kızların değil azizlerin isimlerini yazılıydı.

Valentine’s Day

“Valentine’s Day” Hristiyan olduğu için öldürülen Valentine ismindeki bir din adamının adına ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Romantik aşk ile Valentine arasındaki bağlantı ilk olarak 14. yüzyıla ait kaynaklarda görülmekle birlikte konuya dair anlatılan sayısız efsane bulunmakta. Anlatılar; günümüzdeki 14 Şubat ritüellerini, Romalı gençlerin Aziz Valentine’e adanan 14 Şubat gününde sevdikleri, beğendikleri kızlara kart gönderme geleneğine kadar uzatmakta. Hatta bahsettiğimiz üzere bu anlatılar bağlantıyı Antik Yunan, Antik Roma mitolojisi üzerinden kurmaya da olanak tanıyor.

Önce geleneksel iletişim kanallarının, günümüzde de yeni medyanın hayatımızdaki etkisiyle popülerleşen, efsaneleri yayılan bu gün; aşkın simgesi olarak kutlanmaya devam ediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Tuğçe Küçük Arşivi