100'ü aşkın doktora 'sezaryen doğum' cezası

Sezaryen yapan 100’ü aşkın doktora ceza kesildi. Doktorlar meslekten men edilerek eğitime zorlanırken TBB İkinci Başkanı Gültekingil ‘‘Yapısal sorunları cezalarla çözemezsiniz’’ dedi.

100'ü aşkın doktora 'sezaryen doğum' cezası

GAZETE PENCERE - Hükümet sezaryen doğumu kısıtlarken bu yöntemle doğum yapan doktorlara ceza vermeye başladı. "Aile yılı" kılıfıyla gerici politikaları dayatan, kadın ve çocuk sağlığını ilgilendiren konularda ani politika değişiklikleriyle yaşamı tehdit eden iktidar, şimdi de doktorlara "sezaryen" cezası kesmeye başladı. Tabip odalarının verdiği bilgiye göre yurt genelinde 100'ü aşkın doktora sezaryen yaptırdı cezası kesildi. Bu hekimler zorla eğitime tabi tutulacak.

Birgün'de yer alan habere göre, Antalya Tabip Odası, sezaryen oranlarının yüksekliği gerekçe gösterilerek Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı hekimlerin meslekten geçici men edildiğini ve zorlu eğitime tabi tutulduklarını açıkladı.

Oda açıklamasında, "Sezaryen oranlarının yüksekliği gerekçe gösterilerek Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı meslektaşlarımızın geçici olarak meslekten men edilmesi ve zorunlu eğitime tabi tutulmasına karşı dayanışmamızı göstermek için bir araya geliyoruz. Ortak sesimizi yükseltmek üzere tüm meslektaşlarımızı basın açıklamamıza davet ediyoruz" diyerek 16 Temmuz 2026 Perşembe saat 12.30'da Antalya Tabip Odası Toplantı Salonunda yapılacak basın açıklamasına çağrıda bulundu.

'CEZALAR KRİZİ ÇÖZMEZ'

Konuya ilişkin BirGün'e konuşan Türk Tabipleri Birliği (TTB) İkinci Başkanı Prof. Dr. Ayşe Gültekingil "Bu uygulamalar ve cezalar sorunları çözmez. Çünkü sorun yapısal" dedi. Ülkede sezaryen oranlarının yüksekliğinin sağlıktaki yapısal pek çok sorunla ilişkili olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gültekingil, "Türkiye'de sezaryen doğum oranı yüzde 60'larının üstüne çıkıyor. Ama Türkiye'de sağlık sisteminin çeşitli sorunları, doğum şekline de yansıyor. Bunların içinde en önemlilerinden biri, meslektaşlarımızın üstünde hem performans baskısı var. Hastaları hızlı değerlendirip tedavi etme yaklaşımı meslektaşlarımızı mecburen gözlenmesi uzun bir süreç olan vajinal doğum yerine daha tahmin edilebilir bir süreç olan sezaryene yönlendiriyor" dedi.

Doğum sürecinde birinci basamak sağlık hizmetlerinin önemine dikkati çeken Gültekingil, "Normal şartlarda gebe takibi birinci basamakta yapılan, ebelik sistemin de özellikle içinde olduğu bir sistemde olmalı. Tabii ki iyi bir gebelik takibi de sağlıklı bir doğuma götürür. Ama koruyucu sağlık hizmetlerinin bütçeden yeterince pay alamaması, bu hizmetlere yeterince önem verilmemesi, ebelik sisteminin de iyice işlevsiz hale getirilmesiyle, gebelik takiplerinde büyük aksaklıklar söz konusu. Sağlıksız gebelik takibi, riskli doğumlarla sonuçlanıyor. Riskli bir doğum söz konusu olduğu zaman da meslektaşlarımız haliyle daha güvenli bir seçenek olan sezaryene yönlenmek zorunda kalıyorlar" diye konuştu.

Hekimlerin malpraktis davalarında ağır cezalarla karşı karşıya bırakıldığını da hatırlatan Gültekingil, bunun da sezaryene yönlendirdiğini şöyle anlattı: "Bir diğeri malpraktis konusu, yine meslektaşlarımızı çok zorlayan bir mevzu. Doğumda herhangi bir sorun olduğunda bazen gerekenden çok daha büyük bir şekilde davalarla, cezalarla geri dönülüyor. Dolayısıyla risk almama yaklaşımı da meslektaşlarımızı sezaryene yönlendiren sebeplerden bir tanesi."

'KADIN DOSTU HASTANELERİN EKSİKLĞİ...'

Kadın dostu hastanelerin eksikliği ve doğuma dair bilinçsiz yönlendirmeler nedeniyle gebelerin de bu doğum biçimine yöneldiğini anlatan Gültekingil, "Kadınlar da sezaryene yönleniyorlar çünkü kadın dostu hastaneler yok. Sağlıklı ve güvenli bir doğum ortamı yok, biz devamlı bunların olması gerektiğini söylüyoruz. Ama hastanelerdeki yoğun hasta yükü de buna engel oluyor. Dolayısıyla böyle güvenli, sağlıklı bir doğum ortamı oluşamayınca gebeler de daha çok sezaryene yönleniyor."


Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar