Gülerken ya da öksürürken idrar kaçırıyorsanız dikkat!
Her dört kadından birinde görülen ve kadınların günlük yaşamını etkileyen idrar kaçırma, çoğu zaman utanma duygusu veya yaşlanmanın doğal sonucu sanılması nedeniyle tedavisiz kalıyor.
GAZETE PENCERE- Gülerken, öksürürken, hapşırırken ya da spor yaparken ortaya çıkan idrar kaçırma, birçok kadının günlük hayatını kısıtlıyor. Sosyal ortamlardan uzaklaşmaya, egzersiz yapmaktan kaçınmaya ve sürekli tuvalet arama kaygısına neden olabilen bu sorun, çoğu zaman doktora başvurulmadan yaşanmaya devam ediyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Aylin Önder Dirican, kadınlarda sık görülen idrar kaçırmanın doğum yapmanın, menopozun veya yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Dirican, “İdrar kaçırma, kadınların günlük ve sosyal yaşamını önemli ölçüde etkileyebilen ancak çoğu zaman konuşulmayan sağlık sorunlarından biri. Bazı kadınlar bu durumu normal ya da katlanılması gereken bir sorun olarak görüp hekime başvurmayı geciktirebiliyor. Oysa doğru tanı ve kişiye uygun tedaviyle büyük ölçüde kontrol altına alınabiliyor” diyor.
HER DÖRT KADINDAN BİRİNİN SORUNU
Türkiye'de her dört kadından birinin karşılaştığı belirtilen idrar kaçırma, fiziksel etkilerinin yanı sıra sosyal ve psikolojik sorunlara da yol açabiliyor. Bazı kadınlar uzun süre dışarıda kalmaktan, spor yapmaktan veya kalabalık ortamlara girmekten kaçınabiliyor.
Gebelik ve doğum, yaşla birlikte pelvik taban kaslarında meydana gelen değişiklikler, menopoz, fazla kilo ve kronik öksürük, idrar kaçırma riskini artırabilen etkenler arasında yer alıyor.
Dirican, bu risk faktörlerinin varlığının idrar kaçırmanın kabullenilmesi gerektiği anlamına gelmediğini vurguluyor.
İDRAR KAÇIRMANIN ÜÇ FARKLI TÜRÜ VAR
Tedavinin doğru planlanabilmesi için öncelikle idrar kaçırmanın türünün belirlenmesi gerekiyor.
Stres tipi idrar kaçırma, öksürme, hapşırma, gülme, koşma veya ağırlık kaldırma gibi karın içi basıncını artıran hareketler sırasında ortaya çıkıyor. Birkaç damlalık idrar kaybı bile bu türün belirtisi olabiliyor.
Sıkışma tipi idrar kaçırma ise aniden ortaya çıkan ve ertelenmesi güç idrar yapma ihtiyacıyla kendini gösteriyor. Kişi tuvalete yetişemeden idrar kaçırabiliyor.
Bazı kadınlarda her iki durum birlikte görülebiliyor. Bu tablo, mikst tip idrar kaçırma olarak adlandırılıyor.
Uzmanlara göre tedavi yöntemi; idrar kaçırmanın türüne ve şiddetine, hastanın yaşına, yaşam tarzına, eşlik eden sağlık sorunlarına ve beklentilerine göre değişiyor.
TEDAVİDE İLK SEÇENEK HER ZAMAN AMELİYAT DEĞİL
İdrar kaçırma sorunu yaşayan kadınların ameliyat olmak zorunda kalacakları düşüncesiyle doktora başvurmayı ertelememeleri gerekiyor. Çünkü birçok hastada ilk aşamada cerrahi dışı yöntemler uygulanabiliyor.
Doç. Dr. Dirican, özellikle stres ve mikst tip idrar kaçırmada pelvik taban kas egzersizlerinin önemli bir ilk basamak tedavisi olduğunu belirtiyor. Ancak egzersizlerin doğru kaslar kullanılarak yapılması, gerektiğinde bu konuda eğitimli sağlık profesyonellerinden destek alınması gerekiyor.
Sıkışma tipi idrar kaçırmada ise mesane eğitimi, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun hastalarda ilaç tedavisi gündeme gelebiliyor.
Stres tipi idrar kaçırmada cerrahi müdahale de seçenekler arasında bulunuyor. Bununla birlikte ameliyat kararı, hastanın yakınmaları, muayene bulguları ve tedaviden beklentileri değerlendirilerek veriliyor.
Dirican, idrar kaçırma şikâyeti olan kadınların belirtilerini hekime ayrıntılı biçimde anlatmasının doğru tanı ve tedavi açısından önemli olduğunu hatırlatıyor.
Kaynak:Haber Merkezi