Kalp sağlığında doğru bilinen 5 yanlış

Zeytinyağını sınırsız tüketmekten takviyeleri sağlıklı beslenmenin yerine koymaya kadar pek çok yaygın inanış bilimsel verilerle örtüşmüyor. Uzmanlar, kalp sağlığında tek bir “mucize” besin yerine dengeli ve sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekti

Kalp sağlığında doğru bilinen 5 yanlış

GAZETE PENCERE- Kalp ve damar sağlığını korumak için zaman zaman belirli besinler veya yeni beslenme trendleri öne çıkarılıyor. Ancak Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı, sosyal medyada sık paylaşılmasının bir bilgiyi bilimsel olarak doğru hale getirmediğine dikkat çekerek kalp sağlığı konusunda yaygın beş yanlış inanışı sıraladı.

Vakfa göre genetik faktörlerin yanı sıra beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları da kalp sağlığında önemli rol oynuyor. Bu nedenle tek bir besine “mucizevi” özellik yüklemek yerine beslenme düzeninin bütününe odaklanmak gerekiyor.

ZEYTİNYAĞI SAĞLIKLI AMA SINIRSIZ DEĞİL

“Zeytinyağı ne kadar çok tüketilirse o kadar iyidir” düşüncesi doğru değil. Tekli doymamış yağ asitleri ve antioksidan bileşenler içeren zeytinyağı dengeli beslenmenin parçası olabilir ancak fazla tüketilmesi günlük enerji alımını artırabiliyor. Bu nedenle miktar da önem taşıyor.

Bir başka yaygın inanış ise kolesterol içeren bütün gıdaların zararlı olduğu düşüncesi. Vakfın aktardığı bilimsel bilgilere göre kan kolesterolü üzerinde yalnızca gıdalardan alınan kolesterol değil, özellikle doymuş ve trans yağ tüketimi başta olmak üzere beslenme düzeninin tamamı etkili. Bu nedenle yumurta gibi gıdalar yeterli ve dengeli beslenmenin parçası olabiliyor.

KALP HASTALIKLARI GENÇ YAŞLARDA DA BAŞLAYABİLİR

Kalp ve damar hastalıklarının yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıktığı düşüncesi de doğru değil. Damar duvarlarında plak birikmesiyle ilerleyen ateroskleroz süreci genç yaşlarda başlayıp yıllar içinde gelişebiliyor. Bu nedenle sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam alışkanlıklarının erken yaşlarda kazanılması önem taşıyor.

Zayıf olmak da tek başına kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağlamıyor. Kişinin kilosu normal veya düşük olsa bile iç organların çevresinde yağlanma bulunabiliyor; kolesterol, kan şekeri veya tansiyon gibi risk göstergeleri yüksek olabiliyor.

1790585602-gorsel-2

TAKVİYELER BESLENMENİN YERİNİ TUTMUYOR

Vitamin, mineral veya omega-3 gibi takviyelerin sağlıklı beslenmenin alternatifi olduğu düşüncesi de yanlış inanışlar arasında gösteriliyor. Takviyelerin kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları doğrultusunda hekim veya diyetisyen önerisiyle kullanılması gerektiği belirtiliyor.

Sebze, meyve, tam tahıllar ve kurubaklagillerin lif, vitamin, mineral ve farklı biyoaktif bileşenleri birlikte sunduğuna dikkat çekiliyor. Kalp ve damar sağlığı açısından temel yaklaşımın tek bir besin, takviye veya dönemsel trend yerine yeterli, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni olması gerektiği vurgulanıyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar