Kulakta çınlama, vızıltı, uğultu varsa ihmal etmeyin!

Uzmanlar, uzun süren kulak çınlamasının basit bir şikâyet olarak görülmemesi gerektiği uyarısında bulundu. Kulak çınlamasının işitme kaybından yüksek tansiyona kadar birçok sağlık sorununun belirtisi olabileceği belirtiliyor.

Kulakta çınlama, vızıltı, uğultu varsa ihmal etmeyin!

GAZETE PENCERE - Kulak çınlamasının (tinnitus) tek başına bir hastalık olmadığı, birçok farklı sağlık sorununun belirtisi olabileceği bildirildi. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi K. Ali Rahimi, özellikle uzun süren kulak çınlamalarının mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, internetten edinilen bilimsel dayanağı olmayan yöntemler yerine tıbbi değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekti.

ALTINDA FARKLI HASTALIKLAR YATABİLİR

Dr. Rahimi, toplumda kulak çınlaması olarak bilinen tinnitusun yalnızca ince bir zil sesi olmadığını, uğultu, vızıltı ya da kalp atışı benzeri seslerin de bu kapsamda değerlendirildiğini söyledi.

Kulak çınlamasının nedenini belirlemek için yalnızca kulak muayenesinin yeterli olmayabileceğini ifade eden Rahimi, tanı sürecinde işitme testleri, orta kulak fonksiyonlarının değerlendirilmesi, MR görüntülemesi, kan tahlilleri ve tansiyon ölçümü gibi incelemelerin gerekebileceğini belirtti. Kulak kiri, kulak zarı sorunları, orta ve iç kulak hastalıkları, işitme kaybı, yüksek tansiyon ve bazı nörolojik rahatsızlıkların kulak çınlamasına yol açabileceğini kaydetti.

TEDAVİ NEDENE GÖRE BELİRLENİYOR

Kulak çınlamasının özellikle gürültüye bağlı işitme kaybının erken belirtilerinden biri olabileceğini belirten Rahimi, yüksek sese uzun süre maruz kalan kişilerde bu şikâyetin daha sık görüldüğünü ifade etti.

Tedavinin tamamen altta yatan nedene göre planlandığını söyleyen Rahimi, bazı durumlarda ilaç veya cerrahi tedavinin uygulanabildiğini, geri dönüşü olmayan işitme hasarlarında ise farklı yöntemlerle hastaların yaşam kalitesinin artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

SES TERAPİSİ VE YENİ NESİL YÖNTEMLER

Rahimi, tinnitus tedavisinde yalnızca çınlamayı azaltmanın değil, beynin bu sese alışmasını sağlamanın da amaçlandığını belirtti. Bu süreçte beyaz gürültü uygulamaları, ses terapileri ve gerektiğinde psikiyatrik desteğin fayda sağlayabileceğini ifade etti.

Son yıllarda bazı hastalarda transkraniyal manyetik uyarım (TMU/TMS) tedavisinin de uygulanabildiğini aktaran Rahimi, bu yöntemin uygun hastalarda iyileşme sürecini destekleyebildiğini ancak etkisinin zaman içinde ortaya çıktığını söyledi.

KULAK ÇUBUĞU UYARISI

Yaz aylarında dış kulak yolu enfeksiyonlarının arttığına dikkat çeken Rahimi, kulak çubuğu kullanımının sanılanın aksine kulağın doğal koruyucu tabakasına zarar verdiğini vurguladı.

Kulak kirinin koruyucu bir görev üstlendiğini belirten Rahimi, kulak çubuğunun kiri daha derine ittiğini ve deniz ya da havuz sonrası bakteri ile mantarların enfeksiyon oluşturmasını kolaylaştırdığını söyledi. Yaz boyunca kulak sağlığını korumak için kulak içine yabancı cisim sokulmaması, kulakların kurcalanmaması ve yüzme sonrası kulak hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar