Yaz sıcakları cildi vuruyor: Kurdeşen ataklarına dikkat

Yaz aylarında yükselen sıcaklık ve yoğun terleme, halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker ataklarını artırabiliyor. Uzmanlar, özellikle ağız çevresinde şişlik ve nefes darlığı gelişmesi halinde acil başvuru uyarısı yapıyor.

Yaz sıcakları cildi vuruyor: Kurdeşen ataklarına dikkat

GAZETE PENCERE- Yaz sıcaklarının etkisini artırması yalnızca güneş çarpması ve sıvı kaybı gibi sorunları beraberinde getirmiyor. Yüksek sıcaklık ve terleme, halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtikerin de daha sık ortaya çıkmasına yol açabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Ali Rıza Başaran, özellikle ağustos ayında artan sıcaklıklarla birlikte ürtiker ataklarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

SICAKLIK VE TERLEME ATAKLARI TETİKLİYOR

Kızarıklık, kabarıklık ve yoğun kaşıntıyla kendini gösteren ürtiker, özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde daha sık görülüyor. Yaz aylarında vücut ısısının yükselmesi ve aşırı terleme ise hastalığın önemli tetikleyicileri arasında bulunuyor.

Vücut sıcaklığının artmasıyla ortaya çıkan “kolinerjik ürtiker”, küçük noktasal kabarcıklar ve yoğun kaşıntıyla kendisini gösterebiliyor. Sıcak havanın yanı sıra yoğun egzersiz, sıcak duş ve baharatlı yiyecekler de atakları tetikleyebiliyor.

NEFES DARLIĞI VARSA VAKİT KAYBETMEYİN

Ürtikere bağlı döküntüler vücudun hemen her bölgesinde görülebiliyor. Ancak ağız içi ve solunum yollarının etkilenmesi ciddi bir tabloya dönüşebiliyor.

Ağız içinde, dudak çevresinde veya ağız mukozasında şişlik ve döküntü oluşması ya da nefes darlığı yaşanması halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

STRES DE KURDEŞENİ TETİKLEYEBİLİYOR

Ürtiker yalnızca alerjik bünyeye sahip kişilerde görülmüyor. Tiroid, mide-bağırsak sistemi ve kolajen doku hastalıkları gibi bazı sağlık sorunlarının ilk belirtilerinden biri olarak da ortaya çıkabiliyor.

Stres de ürtikeri tetikleyen faktörler arasında gösteriliyor. Kendiliğinden ortaya çıkan, kızaran, kabaran, kaşınan ve daha sonra kaybolan döküntüler yaşayan kişilerin hekime başvurması öneriliyor.

BELİRTİLER GEÇSE BİLE TEDAVİ BIRAKILMAMALI

Ürtikerin akut ve kronik olmak üzere iki tipi bulunuyor. Altı haftayı aşan vakalar kronik ürtiker olarak değerlendiriliyor. Tedavide ilk aşamada genellikle antihistaminik ilaçlarla belirtilerin kontrol altına alınması hedefleniyor.

Uzmanlar, döküntülerin ortadan kalkmasının tedavinin tamamlandığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. İlaçların kontrolsüz şekilde bırakılması, atakların daha şiddetli biçimde yeniden ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Tedavinin doktor kontrolünde ve kademeli şekilde düzenlenmesi gerekiyor.

SERİN ORTAM, PAMUKLU KIYAFET VE BOL SU

Ürtiker hastalarının sıcak günlerde serin ve iyi havalandırılan ortamlarda bulunması, pamuklu ve hafif kıyafetler tercih etmesi ve yeterli miktarda su tüketmesi öneriliyor.

Cildi sert kese veya lifle tahriş etmekten ve aşırı sıcak ortamlardan kaçınmak da alınabilecek önlemler arasında. Şikâyetleri artırdığı düşünülen sabun, şampuan ve cilt bakım ürünlerinin kullanımının da gözden geçirilmesi tavsiye ediliyor.

Kaynak:Haber Merkezi

Öne Çıkanlar