Mahmut Arıkan: İktidar üç transferi çok seviyor
Fon şirketleriyle ilgili iddialar ile milletvekili ve belediye başkanı transfeleri nedeniyle AK Parti'yi eleştiren Mahmut Arıkan, "İktidar üç transferi çok seviyor: Bir, milletvekili transferi. İki, belediye başkanı transferi. Üç, para transferi" dedi.
GAZETE PENCERE - Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Arıkan, konuşmasına başlamadan grup hakkının düşmemesi için Yeni Yol Grubu'na katılan Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel’i de tebrik etti.
Konuşmasında yeni yasama yılında Meclis kürsüsünü "milletin kürsüsü" yapacaklarını belirten Mahmut Arıkan, "Milletimizin hakkını savunmaya, kürsüyü milletimizin kürsüsü yapmaya devam edeceğiz. Anadolu’da bize ne anlatıldıysa gelip bu kürsüde onu konuşacağız. Hangi mesele çözüm bekliyorsa onun peşine düşeceğiz” ifadelerini kullandı.
"BİZİM HEYBEMİZDE MİLLETİN DERDİ, İKTİDARIN HEYBESİNDE FONLAR VAR"
Anadolu’da yaptıkları toplantılarda Türkiye’nin farklı kesimlerinin sorunlarını dinlediklerini dile getiren Arıkan, "Birden fazla Türkiye tablosu var, birden fazla Türkiye hikâyesi var. Bir tarafta iktidarın anlattığı bir Türkiye var, diğer tarafta milletimizin yaşadığı bir Türkiye var. Heybemiz dolu. Ama bizim heybemizde turpun ne küçüğü, ne büyüğü var. Bizim heybemizde milletimizin derdi var, bizim heybemizde çözüm var" şeklinde konuştu. Arıkan, iktidarın heybesinde ise "fonlar" olduğunu söyledi.
"Fon vurgunu bir ihmalin değil örgütlü, organize bir yapının eseridir" diyen Arıkan, "Öyle bir düzen kurmuşlar ki; tüm Türkiye’nin gözünün içine baka baka, uluslararası kurumların gözünün içine baka baka biri on, onu yüz yapmışlar. Çalınan sadece fondaki para değil. Bu milletin umudu, güveni, geleceği çalındı" ifadelerini kullandı.
"HER BİR KURUŞ TAZMİN EDİLMELİDİR"
Fondaki paranın geri alınabileceğini belirten Mahmut Arıkan, "Daha fazla çalışırız, çalandan geri alırız, göz yumandan tahsil eder tekrar yerine koyarız. Ancak birbirimize karşı kaybolan güveni nasıl yerine koyacağız, devlete karşı kaybolan güveni nasıl yerine koyacağız, kaybettiğimiz ahlaklı olma kararlılığını nasıl yerine koyacağız" dedi.
Arıkan, fondaki kayıpların vatandaşın cebinden karşılanmaması gerektiğini vurgulayarak, "Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz. Her bir kuruş işin başındakilerden, parayı götürenlerden, tüyoyu verenlerden, tüyoyu alanlardan tazmin edilmelidir" diye konuştu.
"KİM TUTTU, KİM KESTİ, KİM PİŞİRDİ, KİM YEDİ?"
Fon soruşturmasına ilişkin sorular yönelten Arıkan, "Bu hikâyede kimse ‘siyah-beyaz bir aşk hikâyesi’ aramasın. Bu hikâyede beyaz olan millettir. Siyah olan ise milletin alın terine göz dikenlerdir” ifadelerini kullandı.
Çocuklukta oynanan bir oyuna atıfta bulunan Arıkan, şöyle devam etti:
"Bu tutmuş, bu kesmiş, bu pişirmiş, bu yemiş, bu da hani bana, hani bana demiş. Şimdi milletimiz önünde cevaplanması gereken sorular bellidir; bu fon işinde kim tuttu, kim kesti, kim pişirdi, kim yedi, kim hani bana dedi? Bunların hepsi tek tek ortaya çıkarılmalıdır."
Arıkan, iktidar tarafından "Ucu nereye dokunursa dokunsun üzerine gidilecek” denildiğini hatırlatarak, "Ucu nereye dokundu ki; dün Meclis’te 5 muhalefet grubu da fon vurgununun konuşulması için önerge vermişken karar yeter sayısı istediniz; sonra yeter sayı sağlanamasın diye Meclis’i kapattırdınız?" sorularını yöneltti.
"PARAYI GERİ VERMEK HESABI KAPATMAZ"
"İstiklal Harbi’nde bile açık kalan Gazi Meclisi, fon vurgununuz konuşulmasın diye kapattınız" diyen Mahmut Arıkan, olayın "dış güçlere bağlanmaya başladığını" söyledi.
Arıkan, "Biz bu meselenin önünü, arkasını; altını, üstünü; sağını, solunu araştırmaya devam edeceğiz. Milletin parası nereye gitti diyoruz, cevap vermiyorsunuz. Meclis araştırsın diyoruz, yanaşmıyorsunuz. Konu milletin Meclis’ine geldiğinde Meclis’ten kaçıyorsunuz. Bu neyin korkusu, neyin çekincesi? Siz neden bu fon vurgununun aydınlatılmasını istemiyorsunuz?" dedi.
Fon soruşturmasındaki iddiaların ardından Fatma Betül Sayan Kaya'nın AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa ettiğini hatırlatan Arıkan, "Seçim meydanlarında ‘Kızım Fatıma’ hadisini anlatarak oy toplayanlar, söz konusu 'Bakan Fatıma', 'Bizim Fatıma' olunca kör oluyorlar, sağır oluyorlar, dilsiz oluyorlar. Kimse ‘Ayağım kaydı’, ‘Şeytana uydum’, ‘Affımı talep ediyorum’ diyerek yargıdan kaçamaz. Parayı geri vermek hesabı kapatmaz. İstifa etmek yargılamanın yerini tutmaz. Samimiyseniz, korkmuyorsanız; yapılacak iş WhatsApp grubundan çıkarmak değil, hâkim karşısına çıkarmaktır" şeklinde konuştu.
"İKTİDARIN DİNİ KULLANMASINA DA MUHALİFLERİN DİNE DÜŞMANLIK ÇIKARMASINA DA RAZI OLMAYIZ"
Mahmut Arıkan, fon krizi üzerinden dini değerlerin hedef alınmaması gerektiğini kaydederek, şunları söyledi:
"Hesap soracaksanız, paranın izini sürün. Denetimin neden işlemediğini araştırın. Siyasi ilişkileri sorgulayın. Ama başörtüsünü, namazı, orucu suçlama gerekçesi yapmayın. Dini değerleri kullanarak insanları aldatmak, İslam değil, İslam’ın istismarıdır. İktidarın dinimizi kendi yanlışlarına ortak etmesine de muhaliflerin iktidarın bu yanlışlardan dinimize düşmanlık çıkarmasına da biz razı olamayız."
"İKTİDAR ÜÇ TRANSFERİ ÇOK SEVİYOR"
Milletvekili ve belediye başkanı transferlerini de eleştirerek "İktidar üç transferi çok seviyor: Bir, milletvekili transferi. İki, belediye başkanı transferi. Üç, para transferi" diyen Arıkan, milli iradenin "kapalı kapılar arkasında kurulan bir siyaset borsasına" dönüştürüldüğünü söyledi.
"STAJ VE ÇIRAKLIK DÖNEMLERİ İÇİN BORÇLANMA HAKKI TANINSIN"
"Staj ve çıraklık sigortası mağdurları"na ilişkin de konuşan Arıkan, "Bu insanlar çalıştı mı? Çalıştı. Alın teri döktü mü? Döktü. Peki o zaman neden o günler emeklilik hesabında yok sayılıyor?" diye sordu. Arıkan, staj ve çıraklık dönemleri için borçlanma hakkı tanınması, eksik primlerin tamamlanması ve sigorta başlangıcının buna göre düzenlenmesi çağrısında bulundu.
"SAĞLIKLI HAYATA KATKI FONU" TEPKİSİ
Mahmut Arıkan sigara, şekerli içecekler ve atıştırmalıklara yeni vergiler getirilerek "Sağlıklı Hayata Katkı Fonu" oluşturulmasının gündemde olduğunu belirterek, "Bu millet zaten bunları alırken vergi ödemiyor mu?" diye sordu.
Deprem vergisi, işsizlik fonu ve iletişim vergisine ilişkin eleştirilerde bulunan Arıkan, "Sigara ile mücadele edilsin. Obeziteyle mücadele edilsin. Çocuklarımız sağlıklı beslensin. Ama bunun yolu her sorunun üzerine yeni bir vergi koymak değildir" dedi.
"AKFON: ADALET VE KALKINMA FONU KURACAĞIZ"
Arıkan, Saadet Partisi iktidarında "AKFON" adıyla "Adalet ve Kalkınma Fonu" kuracaklarını dile getirerek, "Haksız yere milletten çalınanları geri alarak adaleti sağlayacağız. Bu fonda biriken parayı emekliye ikramiye olarak dağıtacağız. Tüm dosyaları yeniden açacağız. Bu iktidar döneminde haksız yere elde edilen her bir kuruşun hesabını soracağız. İster borsadan, ister arsadan fark etmez! Bu milletin cebinden, yetimin hakkından çalınan her bir kuruşu geri alacağız" dedi.
"SİYASETİN KÖKLÜ BİR ARINMAYA İHTİYACI VAR"
Türkiye’de siyasetin “köklü bir arınmaya, topyekûn bir temizliğe” ihtiyacı olduğunu söyleyen Mahmut Arıkan, siyasetin parayla arasına mesafe koyması, nepotizmden, iltimas, kayırmacılık ve çifte standarttan arınması gerektiğini vurguladı.
Arıkan, “Bugün mesele, birkaç kötü örneği temizlemek değildir. Mesele, siyasetin ölçüsünü değiştirmektir” değerlendirmesinde bulundu.
Mekke Savunma İttifakı’na ilişkin de konuşan Arıkan, Türkiye’nin bölgesel bir cepheleşmenin askeri tarafına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Arıkan, “Bir masada arabulucu, öteki masada muharip taraf olunamaz” ifadelerini kullandı.
Arıkan, Mekke ittifakının bütün bölgeyi kapsayan bir barış ve ortak güvenlik mimarisine dönüştürülmesi gerektiğini kaydederek, “Bölgemizin ihtiyacı yeni cepheler değil. Yeni bir düzen inşa etmektir” ifadesini kullandı.
Konuşmasının sonunda siyasi partilere seslenen Arıkan, yolsuzluğa, adaletsizliğe ve yoksulluğa karşı birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Arıkan; yolsuzluğu kârlı, mümkün ve risksiz gösteren düzene son verilmesi, “gözü açık yargı sistemi”ne son verilmesi, liyakatın güçlendirilmesi, yoksulluğu bitirecek ekonomik program hazırlanması, siyasi ahlakın kanuna dönüştürülmesi, siyasetin dilinin toplumsal barışın dili yapılması ve devlet imkanlarının hiçbir partinin imkanına dönüştürülmemesi çağrısında bulundu.
Kaynak:ANKA