SLOGANLAR VE GERÇEKLER!

İKTİDAR Partisi, Türkiye Yüzyılı vizyonunun içini doldurmaya çalışıyor. Görsel açıdan yeni, konuşma içeriği açısından eski bulunan vizyon belgesi toplantısının ardından, parti yönetimi seçim beyannamesi hazırlıkları için kolları sıvadı. Birkaç koldan yapılan çalışmaların son şekli sarayda verilecek.

Seçim beyannamesinin ‘Türkiye Yüzyılı için doğru adımlar’ sloganıyla sunulması planlanıyor. Bir yanda ‘katılımcı siyaset tarzını benimseyeceğiz’ açıklamaları yapılırken, diğer yanda tam tersi adımlar atılıyor. Sloganlar ve gerçekler!

AKP kulislerinden edindiğimiz bilgiye göre, seçim beyannamesi, kampanya sorumlusu Ertan Aydın’ın ekibi, genel merkez ekibi ve Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarını hazırlayan danışman ekibinin ortak çalışması olacak. Parti kurmayları, son sözü cumhurbaşkanlığı kadrosunun söyleyeceğini belirtmeyi ihmal etmiyorlar.

Plan şöyle; Türkiye Yüzyılı sloganın içini doldurmak için yeni vaatler oluşturulacak. Bakanlıklarla toplantılar başladı. Bakanlardan, geleceğe dönük projeleri istendi. Beyanname şubat sonu en geç mart başında açıklanacak. ‘Yarın değil şimdi’, ‘Türkiye Yüzyılı için doğru adımlar’ sloganları kullanılacak. Bakanların kendi çalışmalarının beyannamede daha çok yer alması için birbiriyle yarıştıklarını da söyleyelim.

Bu çalışmaları desteklemesi için parti örgütlerinde yeni bir faaliyet başlatılıyor. Türkiye Yüzyılı vizyonunun tanıtımı için illerde toplantılar yapılacak. Hatta Türkiye Yüzyılı çadırları kurulması, ‘hayalinizdeki projeleri bizimle paylaşın’ diye anket yapılması, bunun da seçim beyannamesine taşınması gibi fikirler tartışılıyor. Parti kurmayları, “Türkiye Yüzyılı’nı temel atma töreni gibi düşünüyoruz. 81 ilde, parti örgütümüz, odalar, borsalar, STK temsilcileriyle görüşmeler yapıyoruz. Sorunlar, eleştiriler, talepler toplanacak. Katkı isteyeceğiz. Kolektif aklı oluşturmaya çalışacağız. Katılımcı siyaset tarzının kapısını aralıyoruz” iddiasındalar.

TAM BU NOKTADA MÜLAKATLARA DEVAM KARARI
Tam parti yönetimi, seçim beyannamesi hazırlıklarında toplumun her kesiminin görüşünü alacağına, pozitif gündem oluşturacaklarına dair açıklamalar yaparken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan katıldığı milletvekili toplantısında, kendi tabanının bile çok eleştirdiği bir uygulamayı devam ettireceklerini söyledi. Bahsettiğimiz çelişki de burada.

Ayrıntılara geçmeden önce şunu belirtelim. Bırakın muhalif seçmeni, AKP tabanında kamuya alınacaklarda yapılan mülakatlara ciddi tepki var. Ekonomik kriz ve işsizliğin şikayetlerin yüzde 85’ini oluşturduğunu birkaç gün önce yazmıştık. Partide yapılan her toplantıda, “Mülakatların torpili olanları seçme aracı olarak kullanıldığı ve adalet duygusunu zedelediğine” ilişkin eleştiri yapıldığını biliyoruz.

Bu konu son milletvekili toplantısında da gündeme geldi ve basında buna ilişkin haberler yer aldı. Milletvekilleri, mülakatların ‘kayırmacılık’ için kullanıldığı algısının toplumda rahatsızlık yarattığını aktarırken, bekledikleri yanıtı alamadılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan beklentinin aksine, “Bu sistemin devam etmesi gerekiyor. Özellikle terörle mücadele konusunda gerekli. Yoksa devlete girişte PKK’lı ve FETÖ’cüyü ayıklamayız. Ama aksayan yönleri varsa gözden geçirilir. Mülakatlar için kurulan komisyonların sayısını artırılır. Gerekirse komisyonlar değerlendirmelerini 6 ayda tamamlansın” dediği biliniyor.

Tabii bu yanıt milletvekilleri tatmin etmedi. Ayrıca mülakat aşamasına gelene kadar sınava girmek için yasada yer alan tüm özellikleri taşıyan, yazılı sınavda başarılı olmuş, tüm GBT incelemesinden geçmiş birinin mülakatta PKK veya FETÖ bağlantısının nasıl ortaya çıkarılacağı kafaları karıştırdı. “Bu kadar önemli bir veri, mülakat aşamasına kadar ortaya çıkarılamadıysa, üç kişilik komisyonun, üç sorusuyla nasıl anlaşılacak?” diye sorular sorulmaya başlandı.

Seçim beyannamesi çalışmasını, “Kolektif aklı oluşturmaya çalışacağız. Katılımcı siyaset tarzının kapısını aralıyoruz” diye anlatan parti yöneticilerine sorarlar…

Hangisi doğru?

Önceki ve Sonraki Yazılar
Nuray Babacan Arşivi