Sadettin Saran'dan En-Nesyri açıklaması: İlk defa duyacaksınız...
En-Nesyri'nin Fenerbahçe'den ayrılması nedeniyle eleştirildiklerini söyleyen Sadettin Saran "İlk defa duyacaksınız. Kocaeli maçında hoca oyundan çıkardı. Duşunu aldı, vedalaşmadan gitti. Çünkü yuhalanmanın, sosyal medyada yazılanların etkisi oluyor" dedi.
GAZETE PENCERE - Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, görevi süresinin dolmasına kısa bir süre kala açıklamalarda bulundu.
6-7 Haziran'daki genel kurulda aday olmama kararı alan Saran, HT Spor Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Selim Kul'un sorularını yanıtladı.
Geçen yıl başkan seçildiği genel kurulu hatırlatan Sadettin Saran, "İlk günden beri seçim tarihinin yanlış olduğunu söylüyordum. Sayın Ali Bey'e de bunu söyledim, kamuoyuna da söyledim. Sanıyorum ki herkes benimle hemfikir. Her branşta sezonların başlamış olduğu, çok fazla müdahil olamayacağımız bir zamanda geldik" dedi.
"KARALAMA KAMPANYASI SPORCULARDA NEGATİF ETKİ YARATTI"
"Bir de seçim sürecinde kendini Fenerbahçeli diye adlandıran insanların başlattığı karalama kampanyası" diyen Saran, "Yok aday olamaz, aday olursa hak mahrumiyeti gelir. Hatta kazandıktan sonra aynı gün mazbatayı da vermeyecekler, mazbatayı alamayacak haberlerine rağmen buralara geldik. Bu süreç özellikle sporculara negatif yönde etki yarattı. Maaşları ödeyemez gibi söylemler orada çok büyük etki yarattı. Dolayısıyla bulduğumuz Fenerbahçe'de güveni sarsılmış, umudu kırılmış, morali yerlerde olan bir camia vardı" ifadelerini kullandı.
"FENERBAHÇE'NİN GELİR YARATMA SORUNU YOK"
Fenerbahçe'nin gelir sorunu olmadığını belirten Sadettin Saran, "Hep şunu söyledim; Fenerbahçe'nin gelir yaratma sorunu yok. Gider sorunu var. Bu maalesef senelerdir hiç değişmemişti. Hatta son zamanlarda daha da kötüye gitmişti. Kadroda olmayan, formayı giymeyen, oynamayan oyunculara çok maaş veriliyor ve böyle bir iki tane değil, çok oyuncu var; önceki yıllardan kalan. Sürekli sil baştan bir kadrolaşma var. Biz buna engel olmaya çalıştık" diye konuştu.
Saran'ın açıklamalarından başlıklar şöyle:
"TÜRKİYE'NİN GELMİŞ GEÇMİŞ EN İYİ ORTA SAHASI"
"Omurgasını tekrar her sene yapmak zorunda kalmayacağı, sürekli birden fazla hocaya maaş veya tazminat ödenmeyeceği bir Fenerbahçe yaratmaya çalıştık. Şu gün itibarıyla iki tane hocaya; bizim zamanımızda iki hocaya tazminat ödeniyordu, maaş ödeniyordu. Bunların olmayacağı bir Fenerbahçe yaratmaya çalıştık.
Gendouzi, Kante ve Sıddıki transferleri, her ne kadar eleştirilsek de, bu amaca hizmet için yapılan transferlerdi. Yani bugün Fenerbahçe'nin orta sahası sadece bugüne kadar gelmiş geçmiş Fenerbahçe'nin en iyi orta sahası değil, Türkiye'nin en iyi orta sahası ve 3-4 sene emanet edebileceğiniz bir orta saha. Bizim zamanımız yetseydi, vaktimiz yetseydi, bunu defans için de yapacaktık."
"ARA TRANSFER ÇOK ÇOK ZORDUR, BİZ YAZ TRANSFERİ YAŞAYAMADIK"
"Bu transferleri yaparken şunu unutuyor insanlar; ara transfer çok çok zordur. Biz bir yaz transferi yaşayamadık. Hiçbir takım oyuncusunu kolay kolay devre arasında bırakmak istemez. Bir oyuncu da ailesiyle vesaire kışın ortasında kalkıp bir takıma gitmek istemez. Ona rağmen biz 5 tane transfer yaptık.
Adaylardan bir tanesi de söylüyor: 'Bir iki tane takviyeyle gayet güzel olur bu takım' diye ki niyetimiz de zaten vardı. Bizim belirlediğimiz oyuncuların çoğuyla da konuşuluyor, iki taraf da konuşuyor. Bence biz, aldığımızdan daha iyi bir Fenerbahçe bıraktık"
"GÖREV SÜREMİZ BOYUNCA EN ÇOK KUPA KAZANAN YÖNETİM OLDUK"
"O gün o transferleri sadece günü kurtarmak için yapmadık, hiçbirini. En çok da bu Chérif konusunda eleştirildik ama bunların hepsi hem bir plan çerçevesindeydi, hem de teknik kadroyla konuşularak yapıldı. 'Yok o istenmiş, o istememiş' hepsi yalan. Beraber karar verildi ve günü kurtarmak için değil...
Ama tüm yaşananlara rağmen görev süremiz boyunca Fenerbahçe tarihinin en çok kupa kazanan yönetimi olduk. Bence bu da bizim ortaya koyduğumuz iradeyi, Fenerbahçe için nasıl çalıştığımızı gösteren bir sonuç diyelim."
TEDESCO'NUN GÖNDERİLMESİ: HOCAYLA OYUNCULAR ARASINDAKİ BAĞ KOPTU
"(Teknik direktör Domenico Tedesco'nun görevine son verilmesi) Çok eleştirildik. Hiç göndermeyebilirdik, hiç risk almayabilirdik. O kararı aldık, ertesi gün bana stadın içinde ilk defa hakaret edildi.
Kaybettiğimiz Galatasaray maçından sonra bana gelen teknik rapor; hocamızla oyuncularımız arasındaki bağın koptuğuydu. Ve böyle devam ederse bu saatten sonra puan almakta da çok zorlanacağımızdı. O yüzden öyle bir karar aldım.
Çünkü Şampiyonlar Ligi'ne katılmak çok önemli ve bizden sonraki ekibe Şampiyonlar Ligi'ne katılması için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerektiğini, Fenerbahçe için doğrusunun bu olduğunu düşünerek bu kararı aldık. Karar da doğru çıktı."
"EN-NESYRI TAKIMLA VEDALAŞMADAN GİTTİ"
"İlk defa duyacaksınız. En-Nesyri için bizi 'adamı sattılar' diye eleştiriyorlar ya... Kocaeli maçında hoca onu 65. dakika civarında oyundan çıkardı. Maç bittikten sonra oyuncular soyunma odasına geldiğinde, En-Nesyri duşunu almış ve vedalaşmadan gitmişti.
Çünkü yuhalanmanın, sosyal medyada yazılanların etkisi oluyor. Diğer oyuncunun karısı için yazılıyor... Bunlar gencecik insanlar; etkilenmiyorlar mı sanıyorsunuz? Biz transfer yaparken artık, 'Bu oyuncu böyle bir baskıyı kaldırabilir mi?' diye de bakıyoruz."
"YUHALANIRIM KORKUSUYLA OYNAMADILAR"
"Oyuncularımızın birçoğu, özellikle de Türk oyuncularımız, kendi sahamızda oynamak istemedi. 2-0 mağlupken kendi evimizde yuhalandılar. Ama ondan öncesi de var; bir sürü maçımızda çok kritik yerlerde, yuhalanırım korkusuyla oynamadılar.
Buna da mesela sosyal medyada tepki oluyor. Nasıl istemezler? Ama çok insani bir şey. Şimdi bunları unutmayalım. Kaç yaşında çocuklar bunlar? Koca koca insanlar etkileniyor; sosyal medyada şunu demişler, bunu demişler diye. Hele bir de eşine, çoluğuna, çocuğuna, nişanlısına... Adam oynayacağı varsa oynayamıyor, istemiyor.
Bu oyuncuların kaçıp gitmesinde vesile olanlar, bu ortamın oluşmasına müsaade eden bu insanların çoğu zamanında bu kulüpte yöneticilik yaptı. Çoğu da ileride yöneticilik yapmak için bunu yapıyor. İşte bahsettiğim Fenerbahçe düşmanları bunlar. Başka yerlerde aramayın düşmanları. Bu koltukta, bu yönetimde, buralarda bulunmuş insanlar, sosyal medya üzerinden bunu yapıyorlar. Bu mu Fenerbahçelilik?"
"8 AYLIK SÜREÇ 8 YIL GİBİ GELDİ"
"Bu 8 aylık süreç bize 8 sene gibi geldi. Arkadaşlar da 'Ne kadar yıprandın?' diyorlar. Tabii ki içimizde bazı şeyler kaldı. Geriye dönüp baktığımda, 'Keşke hazırlık kampını beraber geçirebilseydik, keşke bir yaz transferini, esas önemli olan bir yaz transferini beraber yapabilseydik' bunlar içimde kaldı.
Ama ben bu göreve bir makam sahibi olmak için gelmedim. Bu koltuğun her şeyi yapabileceğine inanan insanlar, bu koltuk için her şeyi yaparlar. Ben öyle biri olmadığımı gösterdim. Önemli olan benim geldiğim koltuğa bir şeyler katmamdı. Bu konuda bir şeyler yaptığımızı düşünüyorum."
"BAZI HİKAYELERİN GÖREVİ YARIM KALMAKTIR"
"Ama bazı görevlerin, bazı hikayelerin görevi de bazen yarım kalmaktır. Bu da yarım kaldı. Devam etmek kadar geri çekilmeyi bilmek de önemlidir. Ne kadar uzun süreyle yaptığın değildir, neler kattığındır bence esas fark. Ne niyetle yaptığındır esas bence fark. Bu konuda, ben ve arkadaşlarım, içimiz rahat."
"AL SANA HASHTAG"
"Fenerbahçe'deki iklimin değişmesi lazım. Biz buraya sevgi getirmeye çalıştık, umut getirmeye çalıştık. Şimdi adaylar birlik beraberlik diyor ya, seçim sürecinde bunu söylüyorlar. Biz seçildikten sonra bunu yaptık, yapmaya da çalıştık. Biz Fenerbahçeli gibi davrandık. Bundan sonra da böyle olmalı.
Tüketmek değil, büyütmeye Fenerbahçe'nin ihtiyacı var. Al sana hashtag: Tüketmek değil, büyütmek."
"BEN VE ARKADAŞLARIM FENERBAHÇE'NİN EMRİNDEYİZ"
"Ben rahmetli babamdan dolayı 5 yaşımdan beri Fenerbahçeliyim. Fenerbahçe sevgim tartışılamaz. Görevi bırakıyoruz ama söylememe de lüzum yok; Fenerbahçe'nin emrindeyim. Sadece ben değil, ben ve arkadaşlarım Fenerbahçe'nin emrindeyiz. Hafta sonu da güzel bir demokrasi şöleni olur inşallah."
Kaynak:Habertürk