Uzaktan çalışan sayısı 10 kat arttı!

Tam da aşı ile birlikte artık evlerden çıkacağımız günlerin geri sayımına geçmişken, Covid-19 varyantları (halk dilinde mutasyonları) yüzünden yeniden uzun bir süre evlere hapis olacağız gibi görünüyor. İnsanlığın belki de modern çağda ilk pandemi deneyiminde, ilaç değil aşının peşinde koşarak ne kadar büyük hata yaptığımızı öğrendiğimiz bir dönemdeyiz.

Tabii bize bu medeniyeti getiren insanlık zekası bunu not ederken, bir yandan da evde geçireceğimiz bu dönemde uzaktan çalışma ve devamında evlerde çalışma konusunda ne durumda olduğumuzu ve nereye gittiğimiiz açıklamaya devam ediyor.

Dünya Ekonomik Forumu (W.E.F.)– Değişimin Öncüleri Zirvesi’nde uzaktan çalışma konusunda açıklanan veriler oldukça ilginç. Pandemi öncesi, 2020’nin ilk aylarında, %5’i bile bulmayan uzaktan çalışan oranının artan vaka sayılarıyla bugün ABD’de ve Avrupa’da %50’yi, Türkiye’de ise %20’yi aştığını açıklandı.

W.E.F.’in verileri bize bir kırılımın yaşandığını gösteriyor. Bir grup tamamen kurumsal iş hayatından uzaklaşıp, müstakil evlerde, küçük işler kurarak ev ve ofisi birleştirirken, bunu yapamayan bir grup ise en azından kurumsal işyerlerinden uzaklaşıp, sanal ofislerde çalışmaya başlıyor.

Türkiye’de özellikle çok uluslu şirketlerin, büyük ofislerini kapatıp, sanal ofis organizatörleri ile daha küçük paylaşımlı ofisler kurduğunu, bu sayede de hem kira hem de diğer giderlerinden tasarruf ettiğini çokça duyuyoruz.

Uzaktan çalışanlar ofiste çalışanlara göre ayda 1,5 gün daha fazla çalışıyor

Dünya Ekonomik Forumu, pandemiyle birlikte çalışanların uzaktan çalışmanın kolaylığını keşfettiğine değiniyor. Öyle ki, uyku süreleri uzayan çalışanların fiziki ofislerine oranla %17 daha verimli oldukları belirtiliyor. Uzaktan çalışanların artan verimlilik sayesinde fiziki ofislerde çalışanlara göre ayda 1,5 gün yılda ise ortalama 17 gün daha fazla çalıştıkları aktarılıyor. Öte yandan evden çalışanların daha az hasta oldukları da belirtiliyor.

Pandemi döneminde sanal ofislere talep yüzde 60 arttı

Büyük şirketlerde hal böyleyken; küçük şirketler de sanal ofislerde çok makul fiyatlara ofis ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. Mesela Olmadık Ofis’in sanal ofislerinde ofis giderleri aylık 100TL’ye kadar düşüyor.

Öte yandan Olmadık Ofis kurucusu Seçkin Canan’ın hesabına göre fiziki ofisleri terk etme hareketinin kalıcı olması ve sanal ofis gibi alternatif modellere geçilmesi durumunda işverenlerin çalışan başına yılda 20-35 bin lira maliyet tasarrufu sağlayabileceğini hesaplıyor. Maliyet avantajı yalnızca işverenler için de değil, aynı zamanda çalışanlar için de geçerli. Giyim, ulaşım, yeme-içme gibi masraflardan yılda 17 bin liraya kadar tasarruf edebilen çalışanlar çocuk bakım giderlerini de eklediğiniz de 50 bin liraya varan maliyet avantajı yakaladığını söylüyor.

Asıl avantaj yetenekli insan kaynağına ulaşımda olacak

Bu durumdan her ne kadar ilk dönemde çalışanlar mutsuz olsa da asıl büyük avantaj yetenekli çalışanlar için olacak. Söz gelimi dil, sermaye veya herhangi bir sebepten silikon vadisine evini taşıyamayan bir bilgisayar programcısı artık yaşadığı şehirden, evinden bir silikon vadisi şirketi ile çalışma imkanını da bulabilecek. Üstelik GİG ekonomisinin en büyük parçası belki bu sayede bilgisayar sektörü olmayacak.

Yeni bir ev düzeni

Bu yeni çalışma dünyası bambaşka bir ev düzenini gerektiriyor. Geçen haftalarda görüşlerini aldığım mimarlar, özellikle yöneticilerin uzaktan çalışma ortamını düzenlemek adına evlerde revizyonlara gittiklerini söylediler.

En büyük fark kış bahçelerinde

Evinde kış bahçesi olmayanların yeni düzenle birlikte, en kısa zamanda bu revizyonu yaptırdıkları söyleniyor. Yapılan kış bahçeleri, çoğunlukla evin çalışmayan ahalisi dışarda eğlenirken hem onları görecek hem de seslerinden etkilenmeyecek yeni kış bahçeleri son derece moda.

Müstakil evlerde güvenlik de çok önemli

BriefID6604112

Müstakil evlerde yaşamaya başlayan yöneticilerin özellikle “Panic Room” olara anılan özel sığınaklar yaptırdıkları da özellikle mimarlar tarafından verilen bilgiler arasında. Anlık acil bir durumda bu odalarda bir süre dışarı ile bağlantısız şekilde yaşayabilmek mümkün.

Güvenliğin bir ikinci aşaması ise dijital bekçiler. Bahçeye kurulacak basit bir radar sistemi ile, bahçeye ve evlere girmeye çalışan davetsiz misafirlerin, bilgilerini alıp bunları ev sahibine haber veren, gerekirse kolluk güçleri ile paylaşan dron destekli dijital bekçiler de kullanılıyor. Bu bekçilerin en gelişmişlerinden birini

Evlerdeki havanın temizliği

Özellikle kış aylarında evlerdeki havanın temizliği de pandemi döneminde önemli hale geldi. Dyson’ın dikkat çektiği California Hava Kaynakları Kurulu araştırmasına göre mutfaklar ve özellikle de fırınlar evdeki en büyük hava kirliliğinin sebebi. Yiyecek atıkları fırın içerisinde yandıkça, potansiyel olarak zararlı partikül madde konsantrasyonları, Azot Dioksit (NO2), karbon monoksit ve formaldehit, mutfak havasına salınıyor.

Bu sorunun çözümü için, hava temizleyiciler sadece metropollerde değil aynı zamanda gazlı ocaklar ve kömür tüketimi olan kırsal kesimde de çokça kullanılmaya başlandı.

Dyson Pure Hot+Cool, yaptığım araştırmalarda, bu konuda çok etkili görünüyor. Havayı odanın her yerinde eşit şekilde ısıtıp, serinletme özelliği olan bu cihaz, youtube’daki çoğu incelemede bu alandaki en başarılı ürünler listesinde. HEPA filtresi de bulunan hava temizleyici bu özelliğiyle de Korona virüs döneminde tercih sebebi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
Atıf Ünaldı Arşivi