Barışcan İğrek
Türk futbolunun toparlanabilmesi zor bir ihtimal!
Trendyol Süper Lig’de heyecan bütün hızıyla devam ediyor. Sevinciyle, üzüntüsüyle, anlamsız gerginlikleriyle, akıl almaz hakem kararlarıyla 15.haftayı geride bırakıyoruz.
Trendyol Süper Lig’in 14.haftasında, ezeli rakibi Fenerbahçe ile 1-1 berabere kalarak hanesine bir puan yazdıran ve liderliğini sürdüren Galatasaray, 15.haftada ligin iyi futbol oynayan ekiplerinden biri olan Samsunspor’u RAMS Park Stadyumu’nda konuk etti.
Rakibini 8.dakikada Leroy Sane, 29.ve 90+3.dakikalarda Victor Osimhen’in attığı gollerle 3-2 mağlup ederek zorlu mücadeleden, duraklama dakikalarında atılan golle de olsa galibiyetle ayrılmayı başardı. Samsunspor’un golleri ise 57.dakikada Anthony Musaba ve 88.dakikada Emre Kılınç’tan geldi.
Karşılaşmanın ilk yarısında oyunun kontrolü Galatasaray’ın elindeydi. Topun kontrolünü ellerinde tuttular. Ancak ilk yarıda, organize atak geliştirme konusunda biraz etkisiz kaldıklarını düşünüyorum. Buna rağmen, bireysel beceriler ile geliştirilen ataklar sonucunda Sane ve Osimhen’in attığı gollerle 2-0 öne geçtiler. Özellikle Leroy Sane’nin attığı gol; akıl ve teknik becerinin karışımıyla gelen çok güzel bir gol idi.
Karşılaşmanın ikinci yarısında son derece kötü bir Galatasaray izledik. Akılları, Şampiyonlar Ligi’nde oynanacak Monaco maçında mıydı bilemiyorum! O kadar kötü bir performans ortaya koydular ki, ikinci yarının büyük bir bölümünde Galatasaray seyircisi takımını ıslık yağmuruna tuttu.
Buna karşılık; ilk yarıda çok kötü bir performans sergileyen Samsunspor, ikinci yarıda oyunun hakimiydi desek abartmış olmayız sanırım! Oldukça organize bir görüntü ortaya koydular. Nitekim; 57.dakikada Anthony Musaba ve 88.dakikada Emre Kılınç’ın attığı gollerle, karşılaşmanın bitimine çok kısa bir süre kala skoru 2-2’ye getirdi Samsunspor.
Emre Kılınç’ın skoru 2-2’ye getiren golünden sonra karşılaşmayı tribünden ya da ekran başında takip eden futbolseverlerin birçoğu, bu dakikadan sonra Samsunspor’un gol yemeyeceğini ve karşılaşmanın beraberlikle sona ereceğini düşünüyordu (ben de dahil). Ancak yanılıyorduk!
90+3.dakikada sahneye, Galatasaray’ın “her derde deva” santraforu Victor Osimhen çıktı. Hiç kimsenin düşünmediği, tahmin bile etmediği bir anda muhteşem bir “röveşata” golüyle Galatasaray’ı 3-2 öne geçiren golü kaydetti. Victor Osimhen müthiş bir golcü. Vuruş çeşitliliği olan bir santrafor. Süper Lig’e transfer olan gelmiş geçmiş en etkili ve en özel santraforlardan biri.
Gelelim, taraflı-tarafsız bütün futbolseverlerin üzerinde hemfikir olduğu ve Samsunspor’un bariz bir şekilde hakkının yendiğine dair görüş bildirdikleri o pozisyona...
Karşılaşmanın sona ermesine sayılı saniyeler kala gelişen Samsunspor atağında, Galatasaray ceza sahası sağ çaprazında topla buluşan Holse’nin çevirdiği top, Galatasaray’ın savunma oyuncusu Kazımcan Karataş’ın eline çarpıyor. Uzun süren VAR incelemesi sonucunda hakem Mehmet Türkmen, pozisyonu VAR monitöründe izleme gereği bile duymadı ve oyunu devam ettirdi.
Mehmet Türkmen’in kendisine nasıl bir dayanak noktası oluşturarak bu pozisyona penaltı düdüğü çalmadığını merak ediyorum. Kol net bir şekilde açık. Tartışmaya bile açılamayacak derecede net bir penaltı! Bu pozisyona penaltı vermek için ya futboldan hiç anlamamak ya da görme duyusunun büyük bir bölümünün kaybedilmesi gerekiyor!
Kalan saniyelerde başka gol olmayınca Galatasaray, Samsunspor’u 3-2 mağlup ederek puanını 36’ya yükseltti.
Galatasaray-Samsunspor maçının oynandığı 5 Aralık 2025 Cuma gününün sabahı, Türk futbolunu derinden sarsan futbolda bahis ve şike soruşturmasının ikinci dalgası düzenlendi. Futbolcu, menajer, yorumcu ve yöneticilerin aralarında bulunduğu birçok isim gözaltına alındı. Belki de bu yazının yayınlandığı dakikalarda bu isimlerin büyük bir bölümü tutuklanacak.
“Türk futbolunun hali ne olacak?” Son günlerde taraflı-tarafsız bütün futbolseverlerin birbirlerine en çok sorduğu soru... Gün geçmiyor, hafta şaşmıyor ki Türk futbolunda yeni bir skandal patlak vermesin! Soruşturmalar, akıl almaz hakem kararları, kulüpler arasındaki -alışılagelmiş!- şiddet yüklü demeç savaşları vs,vs,vs...
Açık bir şekilde ifade etmek istiyorum ki Türk futbolunun uzun bir süre toparlanma sürecine girebileceğini hiç ama hiç zannetmiyorum! Toparlanma sürecine girebilmemiz için futbolumuzun bütün paydaşlarının üstlerine düşen vazifeyi yapmaları gerekiyor. Benimsenen stratejiye bakacak olursak düzlüğe çıkabilmemiz çok zor. Herkes kendi paçasını kurtarmanın derdine düşmüş! Taraftarlarına hoş gözükmek adına popülizm dolu açıklamalar gırla gidiyor! Zor dostum zor!