Barışcan İğrek
Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna mâl olan hatalar!
Trendyol Süper Lig’de sezonun son haftalarına girdiğimiz bu süreçte şampiyonluğun iki güçlü adayı Galatasaray ile Fenerbahçe, telafisi olmayan maçlar oynamaya devam ediyor.
Trendyol Süper Lig’in 29.haftasında, lider Galatasaray’ın kendi sahasında Kocaelispor ile 1-1 berabere kalmasının ardından Sarı Kırmızılılar ile puan farkını 2’ye indiren Fenerbahçe, 30.haftada Chobani Stadyumu’nda Çaykur Rizespor ile karşı karşıya geldi.
Mücadelenin ilk yarısında çok kötü bir performans sergileyen bir Fenerbahçe vardı sahada. 47.dakikada, santrafor Ali Sowe’un attığı golle 1-0 öne geçti Çaykur Rizespor. Bu golün ardından oyunu biraz daha rakip yarı alanda oynamaya çalışan Fenerbahçe, -hasbelkader- diye tabir edebileceğimiz bir şekilde penaltıdan Anderson Talisca ve Kerem Aktürkoğlu’nun attığı gollerle 2-1’lik üstünlüğü sağladı.
Ancak 90+8.dakikada, Fenerbahçe kalecisi Ederson’un çok büyük hatası sonucunda Modibo Sagnan’ın yaptığı kafa vuruşu ağlarla buluştu ve Çaykur Rizespor 2-2’lik beraberliği yakaladı. Karşılaşma da bu sonuçla sona erdi.
EDERSON'A AYRI PARANTEZ AÇIYORUM
Bu noktada, Çaykur Rizespor’un Modibo Sagnan ile bulduğu ikinci golde Fenerbahçe kalecisi Ederson’un yaptığı “inanılması güç” hataya ayrı bir parantez açmak istiyorum. Bu golün atıldığı sırada çayımı yudumluyordum. İnanın, Ederson’un yaptığı -akıllara durgunluk veren- hatayı görünce içtiğim çay boğazımda kaldı! Çay boğazda kalır mı? Kaldı. Tarafsız bir gözle izleyince bile böylesine fahiş bir hatayı anlamakta güçlük çekiyor insan!
Sevgili Ederson! Avrupa futbolunun en iyi kalecilerinden birisi olduğun için Fenerbahçe’ye transfer oldun. Fenerbahçe’den yıllık 11 milyon Euro maaş kazanıyorsun. Bonservisine de bir o kadar meblağ ödenmiş. Karşılaşmanın son saniyelerinde, rakibin 10 kişi kalmış iken kalenden nasıl “saçma” bir çıkış yapıyorsun öyle! Kontrolsüz, sorumsuz, gözü kara bir çıkış! Üstelik; yaptığın gereksiz hamle ile Çaykur Rizespor’un kullandığı o uzun serbest vuruşu karşılamaya odaklanmış olan önündeki takım arkadaşlarının da dengesini bozuyorsun! Kaleciliğin ilk kuralı, topa müdahale edecek bir takım arkadaşın varsa kaleni terk etmeyeceksin. Orada senin 10 arkadaşın topa müdahale için 18 çizgisi üzerine yığılmış, sen topa müdahale için onların arasına girmeye çalışıyorsun. Tabi ki giremiyorsun ve onların da dengelerini bozuyorsun. Yazık. Takım arkadaşların zar zor, amiyane tabirle “ite kaka” 2-1’lik üstünlüğü sağlamış, sen ise yaptığın bu son derece -keyfi ve gereksiz- hamleyle takım arkadaşlarının emeğini çöpe atıyorsun. Buna ne hakkın var? Ederson’un bu hamlesini, -nasıl olsa bu topu her halükarda karşılarım- düşüncesinden kaynaklanan ufak çaplı bir ego zehirlenmesi olarak değerlendiriyorum. Ancak, bu zehirlenmenin sonucu Fenerbahçe camiası için fazlasıyla ağır oldu!
Öte yandan; Çaykur Rizespor’un attığı ikinci golün başlangıcında, Çaykur Rizespor ceza sahası dışında, Fenerbahçe oyuncusu Oğuz Aydın’ın Çaykur Rizespor kalecisi Fofana’ya yaptığı hareketin asla ve asla faul olmadığını düşünüyorum. Bu hareketin neresi faul Allahaşkına! Ortada ciddi sertlikte bir hareket yok ama faul düdüğü çalınıyor! Bu tip pozisyonlara faul düdüğü çalınsa, sahada futbol oynanmaz.
SORUMLU BAŞKAN VE YÖNETİM KURULU
Fenerbahçe’nin bu sezon da şampiyonluk özlemine son verememesinde en büyük sorumlunun başkan Sadettin Saran ve yönetim kurulu olduğunu düşünüyorum. Benim nezdimde tartışmaya kapalı bir konu!
Sezonun ilk devresini lider Galatasaray’ın 3 puan gerisinde ikinci olarak tamamladılar. Taraflı-tarafsız bütün futbolseverler, Fenerbahçe’nin güzel bir form grafiği yakaladığını ve devre arası transfer döneminde eksik bölgelerine takviye yapması halinde şampiyonluk ipini göğüsleyebileceğini iddia ediyordu.
Bir de ne görelim! Sarı Lacivertliler, devre arası transfer döneminde mevcut kadrosundaki üç santrafor ile de yollarını ayırdı. Yetmezmiş gibi; takımdan ayrılan santraforların yerine de kalburüstü, takıma seviye atlatacak bir golcü takviyesi yapamadılar. 19 yaşındaki Sidiki Cherif’i transfer ettiler.
Devre arası transfer döneminin sona erdiği gün de çeşitli platformlarda dile getirdim. Alternatif bir santrafor transferini imza aşamasına getirmeden mevcut kadrodaki santraforlarla yolları ayırmak, kelimenin tam anlamıyla bir transfer başarısızlığıdır! Transfer gafletidir! Transferde iş bilmezliktir! Adını ne koyarsanız koyun! Hiç farketmez!
PUAN FARKI 4'E ÇIKTI
Şampiyonluğun bir diğer güçlü favorisi Galatasaray ise Trendyol Süper Lig’in 30.haftasında deplasmanda karşılaştığı Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etti. Sarı Kırmızılılar, bu galibiyetle birlikte en yakın takipçisi Fenerbahçe ile arasındaki puan farkını 4’e çıkarttı.
Önümüzdeki hafta oynanacak Galatasaray-Fenerbahçe derbisinin de RAMS Park’ta olduğunu düşündüğümüz zaman Galatasaray’ın, bu saatten sonra şampiyonluğu ezeli rakibi Fenerbahçe’ye kaptıracağını düşünmemiz hayalden de öte bir durumdur! Adeta bir ütopyadır!